Erdoğan, çetelerin rejimle anlaşmasından korkuyor
İdlib’teki El Kaide bağlantılı çete grupları, yıllardır kendilerini koruyup destekleyen Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda hareket ediyor. Bu arada Türkiye-Rusya arasındaki son İdlib mutabakatıyla Erdoğan’ın amaçlarını anlayan bazı grupların ise Erdoğan’ın kendilerini satabileceğinin farkında. Erdoğan ise bu grupların rejim ile anlaşmasından korkuyor.
Suriye krizinin başladığı andan itibaren Erdoğan, komşusuna yönelik müdahaleye terör listelerinde yer alan ‘Müslüman Kardeşler’i destekleyerek başladı. Devamla birçok çete grubunu topladı ve Suriye topraklarına geçişini sağladı. Her ne kadar bu çete gruplarıyla Suriye topraklarını işgal etmek istese de bunu başaramadı. Sonrasında yaşanan gelişmelerle Rusya ve İran’la ittifak haline geçti ve çeteler ile silahlı grupların elindeki Doğu Guta, Kalamun ve Suriye’nin güney bölgelerini rejime teslim etti.
Toplantılardan sonra çete grupları kuruldu
Rejimin Suriye’nin güneyini almasının ardından Türk devleti, çetelerini İdlib’e yönlendirdi. Burada bir parantez açarak teröristlerin İdlib’i nasıl aldığını hatırlayalım; Türkiye 2015 yılının Şubat ayında bölgeye geçti, MİT ve çete gruplarının başları burada toplantılar düzenledi. Bu toplantının ardından 24 Mart 2015’te ‘Ceyş El-Fetih’ adlı çete grubu kuruldu.
Oluşturulan bu çete yapılanması El Nusra, Ehrar El Şam, Cund El Eqsa, Feyleq El Şam ve Ecnad El Şam çete gruplarının toplamından oluşuyordu.
Bu gruplar, 28 Mayıs 2015’te İdlib’i ele geçirdi. Daha sonrasında Türk devleti, bölgede dinci terör çeteleriyle ilişkili olduğunu gizlemek amacıyla çok sayıda çete yapılanması oluşturdu. Onlardan bazıları Nureddin Zengi hareketi, Ehrar El-Şam, Cebha El-Şamiya, Furqet El-Hemza şeklinde. Sonrasında bunlara Özbekistan Semerkant Tugayları, Doğu Türkistanlı Türkistan İslam Partisi ve Din Nöbetçileri gibi çete yapılanmaları da eklendi.
Bu müdahalelerle Erdoğan’ın teröristlerin yöneticiliğini yaptığı ortada. Özellikle de İdlib’in yüzde 60’ını işgal eden El Nusra’nın.
Rusya’nın İdlib’e yönelik operasyonu gündeme getirmesiyle birlikte Türkiye’nin kente yönelik müdahalesi yoğunlaştı. Bu çerçevede Tahran’da gerçekleşen Türkiye, İran ve Rusya üçlü zirvesinde Erdoğan, çete sözcüsü görevi yürüterek El Nusra’nın ateşkes talebini zirvede sundu. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vlamidir Putin bu öneriyi, reddetti.
Çeteler muhalifmiş
19 Eylül’de de Erdoğan ile Putin, Rusya’nın Soçi kentinde bir araya geldi. Bu görüşmede iki taraf silahsız bölge oluşturulması ve teröristlerin bölgeden uzaklaştırılması konusunda anlaştı.
Türkiye, ‘İdlib’deki teröristler ve muhalifler’ diye bahsederken akla şu soru geliyor: Hangisi terörist, hangisi muhalif?
Erdoğan, İdlib’de bulunan tüm çete gruplarını ‘silahlı muhalif’ olarak adlandırıyor. Ancak çok iyi biliniyor ki, İdlib’deki grupların çoğu, Türk devletinin çeteleri ve çoğu da Türkiye tarafından kuruldu, eğitildi.
Bununla beraber Türkiye, tüm imkanlarıyla bu çetelere destek veriyor. Onlar da haliyle Erdoğan’a hizmet ediyor, talimatlarını yerine getiriyor.
Gündemdeki sorular
Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında teröristlerin silahsız bölgeden çekildiğini söylemişti. Acaba nasıl çekiliyorlar? El Nusra, Türkistan İslam Partisi, Din Nöbetçileri gibi başta anlaşmayı kabul etmeyenler, anlaşmayı kabul etti de mi çekildi? Yoksa Erdoğan’ın emri üzerine mi çekildiler? Eğer çekildilerse de nereye gittiler?
Erdoğan çetelerinin, Ruslarla yaptıkları ittifaka uyacağından emin. Öte yandan da Erdoğan, İdlib’de bulunan ve daha önce Halep, Doğu Guta, Kalamun ve Dera’da sattığı gruplardan da korkuyor.
Bu gruplar da, Erdoğan’ın kendilerine sahip çıkmayacağının ve her an bir anlaşma karşılığı satabileceğinin farkında. Satılma korkusu sadece bu gruplarla da sınırlı değil. Grupların bu ruh halini bilen Erdoğan da söz konusu grupların rejimle mutabakat sağlamasından korkuyor. Bu yüzden de Türkiye’de çeteleri davet edeceği bir toplantıyla silahlı grupların önünü kesmek istiyor.
Efrîn’e gönderdiği çeteleri Suriye’yi tehdit ediyor
Tüm bu anlaşmalar ve görüşme trafiğine rağmen İdlib, Türkiye’ye kalmayacak. Çünkü İdlib Suriye’nin bir parçası. Hatay’ın başına gelenler İdlib’in başına gelmeyecek.
Ayrıca Rusya ile Türkiye arasındaki anlaşma geçici. Bu anlaşmanın amacı kendi üzerlerindeki ve İran üzerindeki uluslararası baskıyı azaltmak. Ama yine Suriye’ye yönelik terör tehdidi devam ediyor. Çünkü Türk devleti teröristlerini Efrîn’e gönderdi ve Halep yakınlarında bir yerde topladı. Bu da Halep’i Osmanlı vilayeti olarak gören Türk devletinin, Halep’e yönelik saldırıları endişesini arttırıyor.
ANHA/HABER MERKEZİ