
Bugün HDP’nin Hakkari Milletekili Leyla Güven ölüm orucunun 71. gününde.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir emirle Leyla Güven’in talebini yerine getirebilir. PKK Önderi Öcalan’ın üstündeki tecridi kaldırabilir. Bunu bir lütuf olarak yapmayacaktır. Tecrit Erdoğan’ın başında bulunduğu devletin hukukuna, Anayasasına, kanunlarına aykırıdır. Talep, sadece hukukun yerine getirilmesi, PKK Önderi’nin, her hükümlünün sahip olduğu haklara sahip olmasıdır.
Erdoğan tek bir sözle işte kendi hukukuna aykırı olan bu tecridi, bir dakika içinde kaldırabilir. Fakat kaldırmıyor. Kaldırmamasının anlamı artık çok açık: Tayyip Erdoğan Leyla Güven’i öldürmek istiyor.
Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu Erdoğan’ın işlemek üzere olduğu bu cinayeti önlemek zorundadır.
Çünkü onun temsil ettiği devlet, Rusya’nın da içinde yer aldığı Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği aday üyesidir. Avrupa devletleri ortakları olan Türkiye Cumhuriyeti’nin işlemek üzere olduğu cinayete ortak olmamalıdır.
NATO ülkeleri, başka ABD olmak üzere, bu cinayeti önlemek zorundadır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti NATO üyesidir. Leyla Güven’in hayatanı kaybetmesi durumunda Erdoğan’ın işlediği cinayetten tüm NATO üyesi devletler de sorumlu olacaktır.
Hiç kuşkusuz burada anılan bütün devletler, PKK Önderi’ne karşı yapılan uluslararası komploda yer almışlardır. Kürdistan halkına ve daha sonra ortaya çıktığı gibi, tüm ortadoğu halklarına ve DAİŞ saldırılarına uğrayan kendi devletlerinin halklarına karşı bu komploya katılarak suç işlemişlerdir. Şimdi bu devletlerin halkları başında Abdullah Öcalan’ın bulunduğu ve her bir Kürdistan parçasında bağımsız partiler tarafından temsil edilen Kürt Özgürlük Hareketinin insanlık için yaptığı muazzam fedakarlık ve kahramanlığın farkına varmıştır.
O nedenle Öcalan üstündeki tecridin kalkmasını talep eden ve artık ölümün eşiğinde direnen Leyla Güven’in bu talebine sahip çıkarak, dünya halkları, kendi devletlerinin işledikleri insanlık suçundan pişman olmasını sağlamalıdır.
Ey insanlık!
Sizin için DAİŞ canavarlarına karşı binlercesi toprağa düşmüş bir hareketin insanı, bu hareketin önderine karşı uygulanan tecridin kaldırılması için ölmek üzeredir.
Bu ölüme ortak olma!
Ve Türkiye Büyük Millet Mecilisi, bu mecliste temsil edilen bütün partiler... Seçtiğiniz Cumhurbaşkanı, tek bir kararname ya da emir ile Öcalan üstündeki hukuk dışı tecridi kaldırabilecekken, kaldırmıyor ve bu tecridin kaldırılması için ölüm orucuna yatan Leyla Güven’in ölümünü bekliyor.
Erdoğan cinayet işlemek üzeredir. Şimdi TBMM’nin tüm üyeleri, Türk devletinin başı tarafından işlenmek üzere olan bu cinayeti önlemek için harekete geçmelidir. CHP’liler, İyi Partililer, MHP’liler ve AKP’liler... Cumhurbaşkanınızı durdurun.
HDP’ye, PKK’ye, Öcalan’a karşı olsanız bile, cinayete ortak olamazsınız.
Herkes aklını başına almalıdır. Leyla Güven yaşamını kaybettiği gün, şu anda ölüm orucunda bulunan tüm insanlar da az sonra ölüm eşiğine gelecek ve peş peşe yaşanacak ölümleri önlemek mümkün olmayacaktır.
Şu anda tek bir insanın burnu kanamadan İmralı’daki tecridi kaldırmak, kitlesel ölümleri ve bu ölümlerin sonucunda ortaya çıkacak gelişmeleri önlemek için biricik yoldur.
Bu yola girilmelidir.
Çünkü şu anda uluslararası durum Türk devleti ve bizzat Erdoğan açısından da, az sonra PKK Önderi’ne ihtiyaç duyulacak bir süreci başlatmış bulunuyor.
Türk devleti Suriye’de yenilmiştir. Ücüncü Dünya Savaşı’nın biricik yenik ülkesi Türk devletidir. Ve bu yenilginin bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.
Erdoğan bunun farkında olduğu için, köpeğin önüne konsa onun bile yiyemeyeceği Trump’ın tweetleri karşısında zavallı bir korkak olarak sızlandı, TOKİ’yle Suriye’de bahçeli ev filan yaparım diye saçmalamaya başladı.
Türk halkı, çok ağır bir bedel ödeyeceği sancılı bir döneme giriyor. Bu dönemde Türk halkının biricik güveneceği güç Ortadoğu’da artık rolü önlenemeyecek olan Kürt halkıdır. Bu halkla kavga, herkesten çok Türk halkına zarar verecek.
PKK Önderi Öcalan, Türk halkının aşağılanmasını, savaşın bedeli olarak ağır yüklerin altına sokulmasını, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının, K.Kürdistan’ın demokratik özerkliği temelinde dokunulmazlığının korunmasını, ülkenin yeniden kalkınması ve halk refahının yeniden yükselmesinin sağlanmasını garanti altına alacak yeni bir çözüm sürecinin biricik anahtarıdır.
Eğer Leyla Güven’in yaşamını yitirmesi önlenemez ve ardından onunla aynı talebi paylaşan ölüm orucu eylemcilerinin kitlesel ölümleri gerçekleşirse, Türk halkı asıl o zaman “beka” sorunuyla yüz yüze gelecek.
Böyle bir durumda dünyanın her yerinde Kürtler ve onlarla her geçen gün daha geniş kitleler halinde dayanışma içine giren dünya halkları, kendi devletlerini bu ölümlerden dolayı suçlayacak, “Sarı Yelekliler”le başı dertte olanlar, yüzbinlerce “beyaz tülbentli”lerin öfkesiyle yüz yüze gelecek, “Sarı, Kırmızı ve Yeşil” renkler dünya devletlerinin bayraklarının renkleriyle bütün kıtalarda birleşecek...
Bu, “dünya çapında serhıldan”dır.