Erdoğan, muhtarları Saray’a toplayıp nutuk atmanın 24’üncüsünü dün gerçekleştirdi. Önce demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik, en son çözüm süreci dediklerini ama olmadığını ileri süren Erdoğan, “Bunları bir kenara bıraktık, Çözüm sürecini buzdolabına kaldırdık. Şimdi operasyonlar dönemi. Ne olacak operasyonlar döneminde? Bu iş bitecek. Askerimizle polisimizle bu işi dayanışma içinde hal edeceğiz. Bunu başaracağız, bunu başarmazsak yazıklar olsun” diye konuştu.

Kürtlere karşı yürüttükleri savaşı kazandıklarını ileri süren Erdoğan, “Polisiyle, askeriyle, korucusuyla, tüm güvenlik güçlerimiz terör örgütünü bir kez daha yenmiştir. Kendi kendilerine özerklikçilik oynayanlar kaybetmiştir. Türkiye’nin bugünkü sınırları bizim son sınırlarımızdır” dedi. 


‘Sayın İnönü’ referansı

Erdoğan özellikle Kürt sorunu konusunda İsmet İnönü çizgisine geldiğini de “Pek görüşlerini paylaşmamakla birlikte, Sayın İnönü ve Ecevit’in de farklı görüşler içinde olduğunu sanmıyorum” sözleriyle dile getirdi. Erdoğan, “Osmanlı son döneminde yetişip cumhuriyeti kuran kadronun önemli bir hissiyatı vardı, bu Bulgaristan’ın Yunanistan’ın nasıl elimizden kayıp gittiğinin bilincindeydiler” diye konuştu.


Sonuna kadar savaş

Erdoğan, “sonuna kadar savaş” gerektiğini belirterek, çözümün de tasfiyede olduğunu şu sözlerle dile getirdi: “Çözüm arıyorsanız işte size çözüm. Terör örgütlerinin en küçük bir izi zerresi dahi kalmadan bu çözümü gerçekleştirmiş olacağız. Ne AB’nin rapor diye yayınladığı hezeyanlar, ne de Irak’ta Libya’da akbaba gibi dolaşanlar Türkiye’yi durdurabilir.”


‘Kurtuluş savaşı’ çizgisi

Erdoğan, HDP’lileri de hedef alarak şöyle konuştu: “Eninde sonunda dokunulursunuz, TBMM’de sağlanan uzlaşmayı taktirle karşılıyorum. Bu işin Meclis ayağı başlayacak, mevcut fezlekeler görüşülecek. HDP, bu ülkenin bütün halklarına ve değerlerine düşmanlık etmek üzere kurulmuş bir partidir. Bütün bunlar karşısında sabretme dönemini geride bıraktık. Artık harekete geçme dönemi. İnşallah dokunulmazlık bunun ilk adımı olacak. Ardından bu ihanet şebekelerini birer birer dağıtmak için gereken yapılacak. Bu mankurtları taşımak zorunda değiliz. Kurtuluş savaşını verirken nasıl ki çizgilerimiz net ise bu kez de öyle olacak.” 


 ANKARA