Mısır’da Hüsnü Mübarek sonrası kurulan geçici hükümetine ‘ılımlı İslam ideolojisini’ öneren Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefinde bu kez ‘kardeşim’ dediği Suriye Devlet Başkanı Esad vardı. İsrail ile ipleri gerginleştirdikten sonra Mısır’a giden ve burada Kahire yönetimi tarafından organize edilmiş bir grup tarafından sloganlarla karşılanan Türkiye Başbakanı Erdoğan, Suriye’de beklenen reformların bir türlü gerçekleşmediğini söyledi. Erdoğan, Suriye halkının yanı sıra artık kendisinin de Esad’a inanmadığını dile getirdi.

‘Aziz kardeş’ yok artık
Kahire’deki Opera binasında yaptığı konuşmasında Hüsnü Mübarek’i deviren halka teşekkür etmeyen ve Mısır’daki genç muhalefeti görmeyen Erdoğan, Suriye’nin ciddi bir gelişmelerin eşiğinde olduğunu söyledi. Erdoğan “Halkına kurşun sıkan, tanklarla şehirlere saldıran bir yönetimle kimse ne dost olabilir, ne de böyle bir yönetime güven duyabilir” dedi. Daha düne kadar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a ‘aziz kardeşim’ diyen Erdoğan konuşmasına “her fırsatı sunduk ama sivil ölümler artarken reformların bir türlü gerçekleşmediğini görüyoruz ve doğru konuşmadılar. Buna inanmak mümkün değil ve Suriye halkı Esad’a inanmıyor, ben de inanmıyorum, biz de inanmıyoruz” dedi.
Erdoğan, Suriye’nin bir mezhep çatışmasına doğru sürüklendiğini ileri sürmesi dikkat çekti. Suriye’de beş aydır devam eden gösterilerde bugüne kadar mezhep çatışmasına ilişkin hiçbir emare bulunmuyor. Türkiye’nin ağırladığı muhalifler arasında Sünni ve Alevi muhaliflerin çokluğu dikkat çekiyordu.
Erdoğan’ın Arap Birliği üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanları’nın toplantısında olduğu gibi burada da İsrail’i hedef alan açıklamalarda bulundu. Arap ülkelerine gitmeden önce Arap halkına şirin gözükmek için İsrail ile ilişkilerini geren açıklamalarda bulunan Erdoğan, Tel Aviv yönetimiyle ilişkilerin normalleştirilmesi için öne sürdükleri talepleri tekrarladı. Filistin sorunu üzerinden prim yapmayı da ihmal etmeyen Erdoğan, Filistin bayrağının Birleşmiş Milletler’de dalgalanmasını istediğini söylemekle yetindi. Erdoğan, Mısır ziyareti sırasında Gazze’ye gitmeyi planladığını ancak koşulların elvermediğini savundu. Koşulların ne olduğuna değinmeyen Erdoğan, Mısır ziyareti öncesi Ankara’da yaptığı açıklamada “Gazze’ye gitme gibi bir durumum yok” demişti.

‘Ilımlı İslam’ tepkisi
Erdoğan, konuşmasının sonunda yine Arap ülkelerine ‘ılımlı İslam’ modelini önerdi. Erdoğan, “Mısır, Bahreyn ve Libya’da verdiğimiz temel mesaj nettir; değişime direnmek yerine bu değişimin öncüsü olun, yön verin” dedi. Erdoğan önceki gün de Mısır için en iyi yönetim modelinin ‘ılımlı İslam’ olduğunu söylemişti. Bir Mısır televizyon kanalına konuşan Erdoğan, “Bu süreçte inanıyorum ki Mısır halkı, ülkede demokrasinin güçlenmesi için laik bir anayasayı benimseyecektir. Laik anayasa, ülkenin daha demokratik hale gelmesini sağlar ve bu sayede devlet, ülkedeki bütün dinlerin mensuplarına eşit mesafede yaklaşır” demişti.
Erdoğan’ın ‘ılımlı İslam’ önerisi Müslüman Kardeşler örgütünden tepki aldı. Mısır’daki askeri yönetimiyle uzlaşarak gerçek muhalif örgütlerden uzaklaşan Müslüman Kardeşler’in Sözcüsü Dr. Muhammed Gazlan “Diğer ülkelerin tecrübeleri bize uymaz. Türkiye halkı laik sistemi istiyor ve kabul ediyor; ancak diğer halklar bu sistemi istemiyor. Başbakan Erdoğan’ın Mısır’ın içişlerine karışma hakkı yoktur. Bu konuda söz sahibi olan Mısır halkıdır” dedi.

‘Erdoğan ateşle oynuyor’

Öte yandan Erdoğan, her konuşmasında İsrail’i ‘düşman’mış göstermesi Batı medyasında sıkça işleniyor. Birçok yorumcu, Erdoğan’ın İsrail karşıtlığını ateşle oynamaya benzetti. ABD dış politikasını yakından takip eden Foreign Policy dergisinde Daniel Wagner, “(Erdoğan) Bahislerinin daha fazla yükseltilemeyeceği bir dönemde çok riskli bir oyun oynuyor. Sorulması gereken, Arap sokağındaki sıradan adam için bir kahramana dönüşme arayışı, sonunda geri tepebilir mi ve neyin pahasına? Eğer ABD, Türkiye ile İsrail arasında bir tercih yapma durumunda kalırsa, tabii ki İsrail’i seçecek” yorumunda bulundu.

KAHİRE