
EREM KANSOY / LONDRA
Kıbrıs görüşmeleri pazartesi günü Cenevre’de yeniden başlıyor. Türk lider Mustafa Akıncı’yla Rum lider Nikos Anastasiades zirvede Kıbrıs konusunda son kartlarını oynayacak. Erdoğan’ın zirveye katılma arzusu ise Kıbrıslı Türklerde ciddi rahatsızlık uyandırırken umutları da tüketiyor.
Kıbrıs barış görüşmeleri 2016 yılı içerisinde yoğun bir tempoyla sonlandırılmıştı. Gözler şimdi hafta başında İsviçre’nin Cenevre kentinde başlayacak yeni müzakerelere çevrildi.
Kıbrıs’ta, oldukça çalkantılı siyasi süreçler son 42 yılda hiç bir çözüm üretemese de ada üzerindeki barış yandaşları her görüşme sürecinde biraz daha ümitleniyor. Kıbrıs Türk lideri Mustafa Akıncı ve Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiades sürecin en önemli ayağı olan Mont Pelerin görüşmeleri öncesinde ayrı ayrı, İngiliz savunma Bakanı Borris Johnson, ABD Başkanı Obama, Türk Dışişleri Bakanı ve İsrailli iş insanlarıyla çeşitli görüşmeler yapmışlardı.
İngilizin kirli çıkarları
Kıbrıs’ta bir diğer gerçeği vurgulayan barış süreci görüşmelerinde ise, garantör ülkelerden birisi olan Yunanistan, Kıbrıs’taki tüm haklarından ada barışı için feragat ettiğini görüşmelerde belirtirken; Türkiye heyeti hala 'bir karış toprak vermeyiz' zihniyetinde. Kıbrıslı Türkler ise artık adada barış sağlanması için Kıbrıs Cumhuriyeti’ne güvenir oldu, fakat en büyük garantör İngiltere’den hiçbir açıklama yapılmadı ve parlamentoda Kıbrıs görüşülmüyor. Öyleki Brexit ile duvara toslayan İngiliz siyaseti ve otoritesi "Kıbrıs’tan ödün verecek mi ve ada barışını destekliyor mu" sorusu yanıtsız kalıyor. Unutmamak gerekiyor ki, Ortadoğu’nun çeşitli bölgelerinde yapılan hava saldırılarının hemen hemen tamamı Kıbrıs’taki İngiliz toprakları olan hava üslerinden havalanmaya devam ediyor.
AB işgale ‘dur’ diyemiyor
Kıbrıs, 2003’ten bu yana Avrupa Birliği (AB) üyesi. Bu nedenle de Kıbrıs, özellikle barış görüşmeleri ile Avrupa gündeminden düşmedi. Başta Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecindeki müzakerelerinin dondurulması kararı sürecinde, Türk devletine Kıbrıs sorununu da çözmeden bu kapıdan içeri giremezsin mesajı açık ve net verildi. Kıbrıs’ta işgalci konumunda olup yapılan garantörlük anlaşmalarında müdahale hakkını kötüye kullanarak adada meşru olmayan bir yönetim yaratmasıyla ihlal eden Türk devleti 2003’ten bu yana AB karşısında Kıbrıs sorunu ile hep boynu bükük olmuştur. Ancak demokratik normlarıyla övünen AB, ada üzerindeki Türk işgaline "dur" diyemiyor.
Adım adım müzakereler
Kıbrıs meselesinin çözümü için 2015 Kasım ayından itibaren müzakereler yoğunlaştırılmış, bu çerçevede, liderler seviyesinde Kasım ayında 6 görüşme, Aralık ve Ocak aylarında 3’er, Şubat ve Mart aylarında da 2’şer görüşme gerçekleştirilmişti. Ocak ayında liderler Davos’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’la üçlü zirvede bir araya gelmiş, Genel Sekreter Ban zirvenin sonunda "Liderleri mevcut olumlu ivmeden yararlanmaları hususunda cesaretlendirdim" ifadelerini kullanmıştı. 2016 yılı Nisan ayı itibarıyla bulunulan aşamada, özlü müzakerelerde ele alınan ana konu başlıklarından "Yönetim ve Güç Paylaşımı", "AB" ve "Ekonomi" başlıklarında ilerlemeler kaydedildiği belirtilmişti.
Mülkiyet başlığında uzlaşı yok
"Mülkiyet" başlığında kısmi ilerlemeler sağlansa da, mülkiyet meselesinde başvurulacak çözüm yolları bakımından belirleyici olacak tanımlar ve kriterler bağlamındaki görüş farklılıklarıysa devam ediyor.
Anastasiades ödün vermez!
2016 Mayıs’ında liderler bir kez bir araya gelse de İstanbul’da yaşanan "yemek" krizi aynı ay içerisinde planlanan ikinci görüşmeyi engelledi. "BM Dünya İnsani Zirvesi" adlı organizasyona katılan Nikos Anastasiades, Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Mustafa Akıncı’nın da zirveye katılacağını öğrenince yemeğe katılmamaya karar verdi. Anastasiades tavrı ile Erdoğan ve dayatmalarına karşı bir duruş sergilemiş ve ikinci tur görüşmelerine mani olarak mantıksızca, Türk devleti ve Akıncı’ya dayatılan taleplerin görüşülmemesini sağlamıştı. Bunu, barış için kaybedecek zamanımız yok sözleri ile ifade etmeye çalışmıştı.
New York’ta üçlü görüşme
Liderler, Eylül ayının son günlerinde New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’la üçlü görüşme gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon görüşme sonrasında, Kıbrıs’ta 2016 yılı içinde kapsamlı bir çözüme varılması amacıyla gösterilen çabadan dolayı liderleri kutlamış, konunun uluslararası boyutu da dâhil ihtiyaç duyulacak her konuda destek vermeye hazır olduğunu söylemişti. Akıncı, varılacak anlaşmayla ilgili bazı teknik unsurların 2017’ye sarkmasının çok sıkıntı yaratmayacağını ama ana konular açıktayken yeni yıla girilmesi halinde arzu etmedikleri çözümsüzlük durumuyla yüzleşeceklerini açıklamalarında sürekli vurgulamıştı.
Hiç bu kadar 'ağır misafir' gelmedi
2016 yılı içerisinde Akıncı’yı ziyaret açısından ciddi bir hareketlilik yaşandı. Sırasıyla Fransa’nın AB Bakanı Harlem Desir, Almanya’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Michael Roth, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Victoria Nuland, Norveç Dışişleri Bakanı Borge Brende, İtalya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Paolo Gentiloni ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksel Temsilcisi Federica Mogherini Kıbrıs Türk lideri Akıncı ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Mont Pelerin’den Cenevre’ye
İki taraf Mont Pelerin’de Le Mirador Otel’de 20 Kasım 2016’da toprak düzenlemesiyle ilgili kriterleri görüşmek için İsviçre’de bir araya geldi. Amaç, kriterler üzerinde uzlaşıya varıp, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılacağı "Güvenlik ve Garantiler" başlığının ele alınacağı beşli zirvenin tarihinin belirlenmesi ve bu kriterlere bağlı kalınarak haritanın eş zamanlı görüşülmesiydi. Fakat Mont Pelerin’deki ikinci turda da beklenen olmadı. Müzakerelerin yoğun olarak sürdüğü iki gün sonunda Rum tarafının kriterler konusunda sürdürdüğü katı tutum ve Türkiye’nin Akıncı’ya "Bir karış toprak veremezsin" baskısı müzakerelerin sonuçsuz kalmasına sebep oldu.
Zirvede son kartlar oynanacak
Akıncı ve Anastasiades, 9-10 ve 11 Ocak’ta ilk önce kendi aralarında yapacakları görüşmelerde, ardından da garantörlerin de katılacağı beşli zirvede Kıbrıs konusunda son kartlarını oynayacak.
Erdoğan rahatsızlık yaratıyor
Tayyip Erdoğan da, Cenevre’deki zirveye katılacağını açıklarken, bu tipte bir toplantı formatı Akıncı ve Anastasiadis için bir ilk olacak. Kıbrıs’ta barış sürecinde ikili görüşmeler ve beşli görüşmeler düzleminde Yunanistan, İngiltere ve Türkiye cumhurbaşkanları katılmıyor. Erdoğan’ın Cenevre’ye gitme arzusu Kıbrıslı Türklerde ciddi rahatsızlık uyandırırken umutları da tüketiyor.