İngiltere Gündemi

Kürdistan’ın ve dünyanın her yerindeki Kürtlerin ulusal ve uluslararası mecrada Kobanê’ye destek amaçlı kamuoyunu oluşturma çabaları boşa gitmedi. Kürtlerin çabaları, Batı medyasının dikkatini çekebilmeyi  başardı. Siyasi arenada şimdilik pek bir değişiklik yok belki tüm dünya NATO ülkelerinin ve özellikle Türkiye’nin Kobanê konusunda ikircikli tavırlarına tanık oldu. ABD yeteri kadar bir şey yapmıyor, Türkiye ise hiçbir şey. DAİŞ Kobanê’de ilerlemeye devam ediyor. Erdoğan’ın maskesi İngiliz basınında da düşmüş durumda. Kürtlerin otonomi elde etmesini engellemek için Erdoğan’ın DAİŞ’e karşı harekete geçmediğini ve aksine örgütü desteklediğine dair görüşlerin olduğu yüzlerce haber yayınlandı son bir hafta içinde.
Herkes Erdoğan’ın değil Kürtlerin güvenliğini ve genel anlamda Suriye’nin refahını düşünmek tek derdinin Esad’ı düşürmek olduğunu biliyor. Örneğin, Independent gazetesi ve Economist dergisi Erdoğan’ın Kuzey Kürdistan’daki barış sürecisin kendi elleriyle bitirdiğini yazdı. The Guardian ve The Times gazeteleri ise teslim alınan 49 rehine karşılığında Erdoğan’ın DAİŞ’le bir anlaşma yapmış olabileceğini yazdı.
DAİŞ’de Batı kökenli ve sayıları binleri bulan yabancı militanlar bulunması hükümetlerin örgüte karşı mücadelelerine ana argüman olmaya devam ederken, okul çağındaki Yusra Hüseyin’in, üniversiteye giden Aksa Mahmud’un ve ikiz kardeşler Selma ve Zehra Halane’nin basında çıkan haberleri İngiltere’de Müslüman kadınların radikalleşmesi konusunu gündeme taşıdı. Cihat kadınları olarak da bilinen bu kadınlar, DAİŞ üyeleri ile evlenmek için Avrupa’daki evlerinden çıkıp gidiyorlar. Örgüte katılımların sebebi, kimine göre aidiyet sorunu kimine göre Batı’nın İslam karşıtlığı. Kimine göre hayatta tutunamamış başarısız hayatları vardır bu kadınların kimilerine göre ise tamamen saf bir romantizm uğruna hayatlarını heba ediyorlar. Realitede DAİŞ cihatçılarına göre kadın, sadece bir ‘bebek fabrikası’ ve erkeğine itaat etmesi gereken bir metadır. Kadınlar bunu biliyor. DAİŞ’in hakiki İslam’la alakası yoktur diyenimiz çoktur. Ama eleştirel de yaklaşmayı unutmamak gerekir.
Dini bütün Müslümanlar bu söyleyeceğime çokça sinirleneceklerini bilmeme rağmen söylemeden duramayacağım. Kuran-ı Kerim Diyanet Vakfı meali Bakara suresi 282. ayet açıklamasına göre tanımı yapılmış kadındır: 'İslam kadını, tabiat ve fıtratına uygun bir eğitim gördüğü, hayası ve duyguları güçlü olduğu için şahitlik gibi resmi ve ammeye açık konularda, hemcinsiyle takviye edilmesi uygun görülmüştür." Bu açıklamaya göre kadın, yani İslam kadını, zihinsel aktivitelerde erkeğe oranla yarı performans gösterdiğinden bir başka hemcinsi ile takviye edilmelidir. Sırtını İslam’a dayayan gerici, radikal ve köktenci gruplar oluşmaya devam edecektir. Hizbullah, El-Kaide, El-Nusra, DAİŞ, HÜDA-PAR. Fark ederler mi? Kürdistan’ın bu fundamentalist zihinlerden tamamen kurtulması lazım.