İngiliz takımlarında top koşturan Alman Milli Takımı futbolcuları Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın, İngiltere’yi ziyaret eden AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile poz vermesi Almanya’da tepkiyle karşılandı. Almanya Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Reinhard Grindel Twitter hesabında şu tepkiyi gösterdi: “DFB göçmen kökenli futbolcularımızın özel durumuna saygı gösterir ve dikkate alır. Ancak futbol ve DFB, Sayın Erdoğan tarafından yeterince dikkate alınmayan değerleri savunur. Bu nedenle milli futbolcularımızın (Erdoğan’ın) seçim kampanyası için istismar edilmesi iyi değil. İki oyuncumuzun bu eylemi DFB’nin uyum konusundaki çalışmalarına yardımcı olmadı.” Almanya Milli Takım Menajeri Oliver Bierhoff bu buluşmayı ele almak üzere Özil ve Gündoğan ile bir görüşme yapacaklarını söyledi. Bir otokratın kampanyasına alet oldular İktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi milletvekili Stefan Müller ise “Milli takım oyuncularımızın bir otokratın seçim kampanyasına alet olup olmama konusunda dikkatli bir şekilde düşünmeleri gerekir” ifadesini kullandı. Hrıstiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) Spor Politikaları Sözcüsü Ebehard Gienger de “Türkiye asıllı vatandaşlarımızın Federal Alman Cumhuriyeti’ni memleketleri olarak görmelerini isterken, iki harika kişilik kendilerini başka bir devletle tanımladı. Böyle şey olmaz” diye konuştu. Buluşma hoşgörünün tersi Almanya Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Annette Widmann-Mauz da Londra’daki buluşmayı “yanlış bir referans” olarak tanımlayarak bunun Alman Futbol Federasyonu’nun kampanyasında savunduğu saygı ve hoşgörü gibi değerlerin tam tersi olduğunu belirtti. İktidar ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) de eleştirilere dahil oldu. SPD Spor Politikaları Sözcüsü Detlev Pilger, Özil ve Gündoğan’ın Erdoğan ile birlikte poz vermesini, “basın özgürlüğünü ayaklar altına alan ve insan haklarını sınırlayan bir siyasetçiye bağlılık göstermek” olarak yorumladı. Dağdelen: Yaptıkları kaba bir faul Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen de Özil ve Özdoğan’ın Erdoğan ile buluşmasını eleştirerek, “Türkiye’de demokrat kişilerin takibata uğradığı bir dönemde Londra’daki lüks bir otelde despot Erdoğan ile buluşmanın ve onu ‘Cumhurbaşkanımız’ olarak tanımlamanın kaba bir faul” olduğu yorumunu yaptı. Sadece siyasiler değil, bir çok gazete de 3 futbolcunun Erdoğan ile aynı kadrajda yer almasını eleştiren haberlere yer verdi. Londra’da Pazar günü Erdoğan ile bir araya gelen Arsenal oyuncusu Özil ve Machester City futbolcusu Gündoğan’a ek olarak, sezon ortasında Beşiktaş’tan Everton’a transfer olan Cenk Tosun da söz konusu fotoğraflarda yer almıştı. HABER MERKEZİ

Diktatördür ama iş yapılabilir!

Pazar gününden bu yana İngiltere’de Kürtler ve demokrasi güçlerinin protestolarının gölgesinde temaslarını sürdüren AKP Genel Başkanı ve Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın gezisi, iktidar ve iktidarın çeperinde bulunanlar için karlı bir iş olarak görülüyor. Erdoğan’ın gezisi, Türkiye’de 24 Haziran seçimleri ve İngiltere’nin Ortadoğu’da yeniden açık bir rol kapma siyasetinin yürütüldüğü bugünlerde daha da önem taşıyor. Seçimlerde rakipleri karşısında zorlanan Erdoğan, geziyi bir sıçrama zemini olarak kullanıyor. Ülkenin önde gelen gazetesi Times, Erdoğan’ın Londra ziyaretini ele aldığı başyazısında “Ülkesindeki baskı konusundaki çok sayıda çekinceye karşın, Erdoğan’la iş yapma zamanı. Bu ilişki NATO’nun geleceğini belirleyebilir” denildi. Başyazıda “Hapsedilen gazeteciler, memurların tasfiyesi, binlerce yargıç ve akademisyenin görevden alınması, hem Türkiye’de hem de ülke dışında kaygı yaratıyor. İngiltere hükümeti, Erdoğan’ın üç günlük ziyareti sırasında Türkiye’nin insan hakları ihlalleri konusundaki çekincelerini kamuoyu önünde dile getirmedi ancak özel görüşmelerde buna değinilmesi beklenebilir” ifadeleri kullanıldı. İdeal evlilik değil ama evlen Türk lirasındaki düşüş ve 10,9 oranındaki enflasyonun Türk ekonomisini zayıflattığını ve bundan dolayı da Erdoğan savunmasız bir duruma geldiğini belirten Times’ın başyazısı devamla şöyle: “Türkiye, kendi çıkarları doğrultusunda İngiltere’yle daha yakın bir ilişki istiyor. Bu, ideal bir evlilik olmayabilir, ama karşılıklı eleştiriyi kabul edebilecek derecede birbirine güvenen, dinamik bir ilişkinin temelini oluşturabilir. Türkiye İngiltere’yle ticaret hacmini 15 milyar sterline çıkartmak istediğini söylüyor. Türk savaş uçağının geliştirilmesinde İngiltere’nin yardımını istiyor. Otokratlarla anlaşmalar yapmak daima iyi bir politika değildir. Ancak Türkiye’yle bu sorunlu dönemde ortak bir zemin bulmak anlamlı. İngiltere, Erdoğan’ın dün konuşmasında dile getirdiği ABD düşmanlığını paylaşmıyor, Kürtlere ve muhaliflere acımasız muamelesini de onaylamıyor. Ama yine de Erdoğan İngiltere’ye mantıklı bir teklifte bulundu. Batı ittifakının bekası ve karşılıklı refah adına, iki ülke birlikte çalışmanın daha üretken yollarını bulması gerekiyor.” Erdoğan’nın iki amacı Erdoğan’ın ziyaretinin hem iç politika seçimler, hem de dış politika ile doğrudan ilgisinin olduğunu İngiltere’deki siyasi ve ekonomi çevreleri dile getiriyor. Merkezi Londra’da bulunan BlueBay şirketinin stratejisti Timothy Ash, BBC’ye verdiği demeçte Erdoğan’ın ziyaret ile birlikte iki amacının olduğunu söyledi. Ash’e göre Erdoğan’nın birinci amacı yabancı yatırımcıyı Türkiye’nin halen yatırıma açık olduğu ve AKP’nin piyasa yanlısı bir ajanda izleyeceğine ikna etmek. İkinci amaç ve daha önemlisi ise Türkiye’ye AKP yönetimi altında hala Batı ile dost olunduğu ve Türkiye’nin izole olmadığı mesajını vermek. Ash, “Bence May (İngiltere Başbakanı Theresa May) hükümeti burada Erdoğan’a seçimler için büyük bir yardımda bulunuyor” yorumunda bulundu. HABER MERKEZİ