
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan, Tunus’ta yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın teskin edici açıklama ve girişimlerinin tümünü boşa çıkardı. Başbakan, meselenin çevre duyarlılığı olmadığını söyledi. Erdoğan, şunları belirtti: “Masum insanların ve kamu mallarının zarar görmesine neden oluyorlar. Otobüs ve caddelere zarar veriyorlar. Bir şeyi ısrarla söyledim, ‘aşırı uçlar’ dedim. Hatta bunlar içinde terör gruplarına karışanlar olduğunu söyledim. Nitekim daha önce ABD Büyükelçiliği’ni basan malum terör örgütü mensupları bu işin içinde. Gerek meydanlarda gerek sosyal medyada, bütün her şeyiyle yakalandılar.”
Taksim Dayanışması’nın talepleriyle ilgili olarak, “Şimdi bu tür şeyleri böyle bir yarışa sokmanın anlamı yok. İlla ‘şunu alırsam şunu veririm, şunu verirsen bunu isterim’ gibi bir mantıkla devlet yönetilmez” diyen Erdoğan, “Taksim projemiz tarihi çevreyi ve kültürü bir arada toplayan bir projedir. Ve bu proje İstanbul’a çok güzel bir ortam oluşturacaktır” diye devam etti.
Kendi medyasının yalanı
Olaylarda gözaltına alınan 7 yabancıdan 6’sı savcılıkta, biri de gözaltında. Hükümet medyası, gözaltındakilerin diplomatik pasaportlu ajanlar olduklarını iddia etmişti. Erdoğan, “Hiçbirinin diplomatik pasaportu yok” diyerek yalanladı ama imasını sürdürdü. Emniyet ise yabancıların erasmus programı dahilinde Türkiye’de olan öğrenciler olduklarını açıkladı.
Opera binası yapacak
AKM’nin yıkılacağını ve yerine daha güçlü ve güzel bir kültür merkezi yapacaklarını kaydeden Erdoğan, “Orada büyük bir opera binası yapacağız. Biz yıktığımız yerde daha güzel binalar yapacağız” dedi.
Arınç’ın çabaları
AKP’nin icraatlarına engel çıkarmaya çalışıldığını savunan Erdoğan, Taksim Dayanışması’nın Arınç ile görüşmesi ve istekleri konusunda ise “Vekilim gerekli olanları yapmıştır. Bizim söylediğimiz şeyler bellidir. Burada Toplu Kışlası var mı yok mu. Orada olmayan bir şeyin yapılmasını vaat etmedik. Orada olan bir uygulamayı aslına döndürüyoruz. Dünyanın neresine giderseniz gidin bu tür tarihi eserler aslına uygun olarak yapılır ve bunanla gurur duyulur. Onlar neden AK Parti böyle bir iş yapıyor diye karşı çıkıyorlar” diye konuştu.
Bülent Arınç’ın özür diler gibi açıklamasının sorulması üzerine Erdoğan, “Değerli arkadaşlar Bülent Arınç gerekli açıklamaları yaptı. Sizler bizleri takip edemiyorsunuz. Aşırı biber gazı kullanımıyla ilgili bu konuda gerekli açıklamaları yaptık. Kullanılan gazla alakalı üzüntümüzü dile getirdik
Dünyada göz yaşartıcı gaz kullanmayan hiçbir ülke yoktur.
‘İstediğim yerde gösteri yaparım’ derseniz olmaz
Tüm haklar hukuk içinde aranır. Gösterici yürüyüşü yapacaksanız gidersiniz orada yaparsınız. Ancak istediğim yerde yakarım, yıkarım, gösteri yaparım derseniz olmaz. Biz 21.5 milyon oy almamıza rağmen kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldık ancak tabanımızı sokağa dökmedik. Yargı kararını verdi ve bize hakkımızı verdi. Yapılanlar çoğunluğun hakkını korumak için” şeklinde yanıt verdi.
Gülen de topa girdi
ABD’de ikamet eden Fethullah Gülen ise konuyla ilgili açıklamasını yayınlattı. Türkiye’de iktidarın ortağı olarak değerlendirilen Fethullah Gülen, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin isim vermeden Erdoğan’ı eleştirdi. “‘Hafife almayın. Yangın küçükken onu söndürmeye bakın” diyen Gülen, nesillerin “ıslahı” ile işe başlamak ve “beyinlerini elden geçirmek” gerektiğini savundu.
Gülen, “Akıllı davranmak lazım, en küçük gaileleri, badireleri çok büyük görmek lazım; akıllıca üzerine yürümek lazım” diyerek direnişin büyümesinin önüne geçmek gerektiği mesajını verdi. Olayları “karınca istilasına” benzeten Gülen şöyle dedi: “Bir karınca istilasına maruz kalmışsanız, karınca deyip geçmeyin. Karınca istilasıdır bu; sizin yağ çanaklarınıza, bal çanaklarınıza kadar girerler, zehir taşır ve kirletirler oraları; hafife almayın. Olumsuzluğu hafife almak, zihnin hafifliğinden kaynaklanır, mantık hafifliğinden kaynaklanır, muhakeme hafifliğinden kaynaklanır. Her şeyi olduğu gibi görmek çok önemlidir. O zaman isabetli projeler, planlar ortaya koyma imkanı doğar.”
Gülen’in sistemi gözden geçirmekten bahsetmesi ise dikkat çekti. Yıllardır devlet sistemi içine geniş bir şekilde sızmakla eleştirilen Gülen, “Sistemi gözden geçiremedik” şeklinde özeleştiri verdi. Gülen şöyle konuştu: “Bizim bize bakmamız lazım. Biz aslında bize ettik yani. Sistemi gözden geçiremedik; ‘Nasıl yaparsak bu nesiller ciddi nefis muhasebesi içinde, bir nefis muhasebesi yapan nesil olarak yetişir, insan olarak yetişir; tahribatları tahribatla karşılamak değil de, tahribatları tamiratla gidermeye çalışan bir nesil yetişir?’”
Enkaz nesilmiş
Yaşanan eylemlere bakarak bu gençliğe “enkaz nesil” diyen Gülen, gençlerin “ıslah” edilmesi ve “beyinlerinin gözden geçirilmesi gerektiğini” savundu.
Gülen, şunları ifade etti: “Meselenin dipten ele alınmasına, çerik-çürük hale gelmiş, enkaz halindeki bir neslin yeniden elden geçirilmesine, restorasyona tabi tutulmasına ihtiyaç var. Sorumluluğumuzu çok iyi kavramamız lazım. Mesele dipten ele alınmazsa, nesillerin ıslahıyla işe başlanmazsa; o nesillere, o masum nesillere, ruh ve mana köklerinden akıp gelen şeyler tanıttırılmaz, duyurulmaz, ruhlarına içirilmezse; beyinleri onların elden geçirilmezse, nöronlarına onların yeni bir adab u erkan talim edilmezse, bu azgınlıklar devam eder.”
Daha da ileri giderek bu kuşağı “nesebi gayr-i sahih” şeklinde tanımlayan Gülen, “Başıboş nesiller yetişti; ne doğru ne yanlış onu bilmeyen nesiller yetişti. Biz umursamazlık içinde baktık. Çok defa onları hafife aldık. “Bir avuç’ dedik onlara... ve onlar da azgın, esirmiş insanlar gibi sağa sola saldırdılar” diye ekledi.
‘Kabadayılık yapma’
Tepki gösterenler için “azgın” ifadesini kullanan Gülen, Erdoğan’a da “kabadayılık yapma” mesajını verdi: “Biz de hep böyle plansız projesiz, azgınlara karşı azgınlıklara karşı tepki göstermek, reaksiyon göstermek suretiyle sadece karbondioksit atmış oluruz. Kabadayılık yapmış oluruz. Meselenin dipten ele alınmasına ihtiyaç var. Problemimiz nedir bizim? Bu nasıl giderilir, nasıl tamir edilir? Meselenin öyle ele alınması, peygamber yolunda yürünmesi lazım.’’
Gülen cemaati çözüm olarak gençleri “ıslah” etmeyi önerirken, talepleri konusunda ise herhangi bir ifade kullanmadı. n HABER MERKEZİ