Almanya’nın başkenti Berlin’de, “Cezaevindeki Türkiye ve Kürdistanlı tutuklular” adıyla düzenlenen panelde başta Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Türk devletinin Alman yargısı üzerindeki etkisi tartışıldı. 

Panelde konuşmacıların ortaklaştığı nokta ise “Almanya’daki PKK ve TKP/ML davalarının hukuki değil siyasidir.”

Almanya Sol Parti Federal Milletvekili Andrej Hunko, Azadî Temsilcisi Elmar Millich, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) Temsilcisi ve tutukluların avukatları Antonia von der Berenes ile Lukas Theune panelist olarak katıldı. 

Andrej Hunko, “Erdoğan’ın elleri Alman yargısına kadar uzanıyor. Burada Kürtlere ve sola karşı yapılan operasyonlar ve yargılamalar bunu gösteriyor. Alman hükümeti bütün kamuoyu baskısına rağmen halen Erdoğan hükümeti ile tam ittifak içinde çalışıyor” dedi. Hunko, Avrupa’nın artık Türkiye’ye karşı “Endişeliyiz” söyleminden daha fazla bir tavır ortaya koyması gerektiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu’nun önceki gün Türkiye’ye hakkında müzakerelerin geçici olarak dondurulması yönündeki kararının bu anlamda önemli olduğunu söyledi. Aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olan Hunko “Almanya Parlementosu’nda daha net bir tavrın çıkması için çaba sarfediyoruz. Biz özelikle bugün HDP parlementerleri için dayanışmayı artırmaya çalışıyoruz” dedi. 

‘Almanya’da tekrar cezaevi’ 

1990’larda Kürdistan’da köy yakmalar ve Türk devletinin artan katliamlara karşısında Kürtlerin Avrupa’da sokağa çıktığını belirten Azadî Temsilcisi Elmar Millich da tam o zamanda Almanya’da PKK yasağının yürürlüğe konulduğunu hatırlattı. Alman Anti Terör Yasası’nın 129 a/b maddeleri çerçevesinde çok sayıda Kürt aktivistin cezaevine konulduğuna dikkat çeken Millich “Azadi olarak hiç olmadığı kadar siyasi tutuklular ile karşı karşıya olduğumuzu görmemiştim. Şu an itibarıyla Alman cezaevlerinde 12 Kürt aktivisti var. Türkiye’de uzun süre cezaevinde kalan, uzun süre Türkiye’de işkence gören insanlar burda tekrar cezaevlerine konuluyor” dedi. 

Mahkemelerde Google çevirisi 

129 a/b yasasından tutuklanların avukatlarından olan Lukas Theune, müvekkilerinin tamamen bir baskı ve izolasyon ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Bir müvekkilerinin, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye’den geldikten iki gün sonra tutuklandığını belirten Theune bununda bu davaların ne kadar siyasi olduğunu gösterdiğini söyledi. 

Theune, duruşmalardan birinde gelen kriminal dairelerinin  çalışanlarının, PKK’nin yaptıkları eylemleri takip etmek için HPG sayfasına girerek onların açıklamalarını Google çevirisi ile Almancaya çevirerek yaptığını söylemesini örnek verdi. 

ATİK Temsilcisi de Almanya’da tutuklu bulunan Müslüm Elma ve Mehmet Yeşilçalı’nın Amed Cezaevi’nde kaldığını hatırlattı. 

ATİK Temsilcisi davaların doğruda Almanya Adalet Bakanlığı tarafından açıldığını, TKP/ML üyesi 10 kişinin tutuklandığını ve yakında TKP/ML için de bir yasak gelebileciğini belirtti. 

Avukat Antonia Von Der Behrens de bu şekilde devam ederse bütün politik aktivistlerin kriminalize olabileceği, buna karşı kamuoyu oluşturulması gerektiğini söyledi. 

Skandal

Avukat Behrens karşılaştığı bir hukuk skandalını ise şu şekilde açıkladı: “Hakim, benim müvekkilim ile aramızdaki yazışmaları ucuza tercümana gönderiyor. Tercümanlık bürosu da bunu başka kişiye gönderiyor. O da mail ile Türkiye’ye gönderiyor ve böylece bu MİT’in eline geçiyor. Bu şekilde gizlilik hakkı ihlal ediliyor. Biz artık savunma yapamayacağımızı söyledik. Süreç halen devam ediyor.” 


FEHMİ KATAR / BERLİN