Erdoğan’ın askerinden şehit olur mu?

Forum Haberleri —

15 Haziran 2022 Çarşamba - 08:00

Efrîn'de Türk devletinin etnik temizliği

Efrîn'de Türk devletinin etnik temizliği

  • Kendi toprağında özgürce ve kendi kimliğiyle yaşam mücadelesi verene “terörist” diyeceksin, başkasının topraklarını kendi sınırına zorla katmak için ölenlere de “şehit” diyeceksin. Asıl terörist Türk ordusudur.

ROBERT PEKÖZ
Şehitlik, çoğunlukla inanç motifleri ile birlikte anılan toplumda yüksek değer biçilen bir kavramdır. 

En bilindik şekli ile İslam’da “Allah'ın yolunda ölmek” olarak tanımlanan şehitlik, Bakara suresi 154. Ayet, Âl-i İmran 157-169-170-171. Ayetler ile Nisa ve Muhammed Sure’sinin de en açık şekli ile ‘yüce’ bir değer olarak tanımlanır. Ulvi bir makam olarak tanımlanan şehadet gerçek anlamda Allah yolunda canını veren kimse için kullanılır. İslamda şehitlik kavramı erişilmesi güç ve zor bir hedef olarak konmuştur.

Ayrıca İslam dinini kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de olduğu gibi bir çok inançta da “Şehadet”le ilgili neredeyse aynı tanımlamalar vardır. Üzerine onca ayet bulunan şehitlik kavramı Hz. Muhammed’in ardından iktidar olan ve hükümranlık sahibi kişiler tarafından kurnazca yayılmacılığın ve iktidarını sürdürmenin aracı haline getirilmiştir. Kişinin Tanrı’ya bağlılığı olarak tanımlanan bu özgün durum basit bir yayılmacılık politikasının malzemesi haline indirgenmiştir.

Konumuz açısında bu kısa bilginin verilmesini yazının ana motifinin anlaşılması açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Şehitlik kavramının Türkiye’de iktidarı elinde bulunduran Erdoğan tarafından nasıl yozlaştırıldığını, çarpıtıldığını anlatmaya çalışacağım. 

Kuran’da işlenilen ideolojik ve politik şehitlik perspektifinin tamamen bilinçli, bir amaç uğruna feda anlamına geldiğini bunun için yazıldığını görüyoruz. Başkalarının yurdunu istila için seferber edilenler, o zaman hangi tanıma oturtulacak. Bu noktada iktidarın istediği gibi kullandığı ve yozlaştırdığı şehitlik kavramı siyasette nereye konumlandırılıyor.  

Şehitlik denince ne anlamalıyız ?
Başka bir ulusun topraklarını kendi toprakları gibi gören bir ulusun verdiği savaş haklı olamaz. Bu savaş tamamen haksız bir savaştır. Asker adı altında ölen hiçbir kişi şehit değildir, şehit olamaz, şehit sayılmaz. Ancak “Şehit” kendi topraklarını korumak ve sahiplenmek için ölen insanlara denebilir. Bu uğurda ölenlere özgürlük savaşçısı demek daha doğru olur.

Erdoğan'ın ve diğer faşist Kürt düşmanı partilerin yaptığı 'şehit' manipülasyonu Kürt öldürmenin bir aracına dönüşüyor. Erdoğan 'şehit' tabutlarının üstüne elini koyarak, çocuğu ölen ailelere "gözünüz aydın" evladınız Tanrı’ya yakın gitti diyecek kadar cani ve vicdansız biri. Bu katil halkın dini duygularını rahat kullanarak, ölümleri meşru hale getirmeye çalışıyor. ‘Şehit’ kelimesine cazibe yüklüyor ama kendi oğlunu şehit olmaya göndermiyor. Askerlik yapmaması için çürük raporu alarak, oğlunu cennete gitmesine neden engel oluyor.

Başka bir ulusun topraklarını işgal etmek için ölen insanlar, egemen sınıfın çıkarları için ölüyorlar. Türk askeri kendisine ait olmayan bir başka ulusun topraklarını işgal ediyor. Kürtlerin kendi topraklarını korumak için ölen insanlarına şehit demesi doğru olandır. Şehitler üzerinde düşmanlık geliştirenler ve egemen ulusun halkını manipüle edenler egemen burjuva sınıftır. Erdoğan'ın, Bahçeli'nin, Perinçek'in ve benzeri kaşarlanmış faşistlerin ulusalcılığı insanların sorumsuzca öldürülmesi demektir.

Türk askeri Suriye topraklarını zorla işgal etmiş durumda. Suriye ordusuyla çatışmaya giren Türk işgalci ordusunda ölen askerler şehit sayılmaz. Bu acı gerçeği anlayın. Tersini düşünürseniz Hitlerin yayılmacı ve savaş politikasında ölen askerleri de şehit saymak zorunda kalırsınız. Ancak kendi topraklarını işgal etmiş bir askeri güce karşı savaşan gerilla şehit olabilir. Zorbacı bir askeri gücün çatışmalarda kaybettiği biri şehit görülmez. Türkiye'de şehit edebiyatı, Kürtlere karşı bir kin ve nefret üretiyor. "Kanları yerde kalmayacak" sloganı Kürtlere karşı bir savaş kışkırtıcılığına dönüşüyor.

Aklı selim düşünen biri gerçek durumun böyle olmadığını rahatlıkla görecektir. Kürt ulusunun topraklarında işgal, inkar ve savaş olmasa, gerilla da olmazdı. Kendi toprağında özgürce ve kendi kimliğiyle yaşam mücadelesi verene “terörist” diyeceksin, başkasının topraklarını kendi sınırına zorla katmak için ölenlere de “şehit” diyeceksin. Asıl terörist Türk ordusudur.

Bu istilayı ve saldırganlıktan kaynaklanan ölümü rasyonel ve mantıklı düşünen hiç kimse kabul etmez, edemez. Suriye'de ölen Türk ordusuna ait her bir birey teröristtir. TC fiili olarak bir terör devletidir. Ordu da bir terör örgütüdür. 'Şehit' duygusu üzerinden bir aldatma ve demagoji yapılarak halk manipüle etmek de hem siyaset hem de insani olarak ahlaksızcadır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.