Erdoğan nerede gücünü kullanabiliyorsa, orada HDP’ye oy verilmesini engellemeye çalışacaktır. Güçlü bir örgütlülük ve kararlılıkla bu oyunları bozabiliriz, hileleri engelleyebiliriz. CANSU ÖZDEMİR* Önceki yazılarım da, Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın Avrupa’daki ‘tehlikeli ağı’nı ele almış; ulus ötesi milliyetçilikten söz ederek, Erdoğan’ın gücünü Türkiye ile sınırlı tutmayıp Türklerin yaşadığı her yere taşımak istediğini, bu amacın hiçbir sınır tanımadığını ifade etmiştim. “Türkiye artık Türklerin olduğu her yerde” mantığıyla hareket eden bir diktatörle karşı karşıyayız. Erdoğan, Avrupa devletlerinin anayasa ve egemenliğini gözetmeksizin kendi kurallarının geçerli olup, egemen güce sahip olduğunu düşünüyor ve böylece ölüm timlerini ve ajanlarını devreye koyuyor. Amaç, muhalifleri susturmak, korkutmak ve imha etmek. Geçmişte ortaya çıkarılan suikast planları Avrupa’da yaşayan muhaliflerin tehlikede olduğunun bir göstergesi. HDP oylarını engellemeye çalışacaklar! Erdoğan’ın devreye koyduğu bu tehlikeli, aşırı milliyetçi ve İslamcı dinamik, referandum seçimi sırasında Avrupa’daki çalışmalarında çete gruplarının sokağa dökülmesiyle görüldü ve hissedildi. 24 Haziran’da yapılacak seçimlerde de bu ağın ideolojik-siyasi, ideolojik dini ve silahlı kollarının Avrupa’da devreye girme ihtimali çok yüksek. Özellikle oy verme işlemlerinin yapıldığı Türk konsolosluklarında hileler ve engellemeler yaşanabilir. Kaydını yaptırmak isteyen bazı seçmenlerin Türk pasaportuna ve kimliklerine konsolosluk tarafından el konulduğunu son günlerde duyduk. Yani, Erdoğan nerede gücünü kullanabiliyorsa, orada HDP’ye oy verilmesini engellemeye çalışacaktır. Hileleri engelleyebiliriz Güçlü bir örgütlülük ve kararlılıkla bu oyunları bozabiliriz, hileleri engelleyebiliriz. Oy vermeye, mümkünse grup halinde gidilmesi önemli. Yine olası müdahalelerde kamuoyuyla paylaşmak daha da önemlidir. Güç delisi, son çırpınışlarını yapan bir diktatörün kirli oyunlarını deşifre etmek ve Efrîn sürecinde bozuk plak gibi “endişeliyiz” türküsünü söyleyen ve silah ihracatıyla katliamlara ve işgale ortak olan Avrupa devletlerinin yüzüne, hilelerle ayakta kalmaya çalışan bir diktatörü desteklediklerini vurmak gerekiyor. Hepimiz daha çok korkutabiliriz İşte bu yüzden de “Benim oyum olmasa da olur” mantığı yanlış. HDP’nin güçlü bir sekilde barajı aşması hem Erdoğan’a gereken cevap olacaktır hem de Erdoğan’a Avrupa’da meydanı boş bırakıp, Türkiye’de güçlenmesine de destek olan Avrupa hükümetlerine en iyi cevap olacaktır. Son olarak şunu hatırlatmak istiyorum: Hamburg’da deşifre edilen MİT ajanı Mustafa K.’nin ses kayıtları elimize geçtiğinde, kayıtta diğer MİT ajanıyla şunu konuşuyordu: “Korkuyorlar mı?” “Evet çok korkuyorlar.” Ancak korkan biz değil, korkan sizsiniz ki bu kadar panik içindesiniz, hileler hazırlıyorsunuz. Umutlu, cesaretli, değiştiren ve inanan biziz. Seninle birlikte, hepimiz onları daha çok korkutabiliriz! * Hamburg Parlamentosu Sol Parti Grup Eşbaşkanı