Baluken, Ergin’in cevaplaması istemi ile Meclis'e soru önergesi verdi. Baluken, önergede siyasi tutsaklara yönelik artan baskılara dikkat çekerek, "Mersin, Bursa, Tekirdağ, Erzurum ve son olarak da Midyat ve Van’da çok sayıda siyasi tutsağın başka cezaevlerine sürgün edildiği belirtilmektedir. En son Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi'nde 27, Van F Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 siyasi tutsak hiçbir gerekçe gösterilmeden başka cezaevlerine sürgün edilmiştir” diye kaydetti.  Baluken, Bakan Ergin’e şu soruları yöneltti:

-  2012 yılında toplam kaç siyasi tutuklu ve hükümlü kendi isteği dışında zorunlu bir şekilde başka cezaevlerine nakil-sürgün edilmiştir?
-  Bu rakamın aylara ve cezaevlerine göre dağılımı nedir?
- Zorunlu nakillerin, sürgünlerin yapılma nedeni nedir?
-  Zorunlu nakillerin/sürgünlerin tutsaklara hiçbir gerekçe bildirilmeden yapılmasının hukuki dayanağı nedir?
- Özellikle açlık grevlerinden sonra basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre siyasi tutsaklara yönelik baskının arttığı ve akabinde sürgünlerin yoğunlaştığı dikkat çekmektedir. Siyasi tutsaklara yönelik artan baskılar ve zorunlu nakiller/sürgünlerin nedeni geçtiğimiz aylarda gerçekleşen açlık grevleri midir?
- Çoğu henüz iddianamesi bile hazırlanmadan cezaevlerinde tutulan siyasi tutukluların ve diğer tutsakların evlerinden, ailelerinden kilometrelerce uzağa sürgün edilmesi bir hak ihlali olmasına rağmen hangi gerekçe ile zaten çoğunun suçu dahi sabit olmayan bu tutsakları ailelerinden ayırıyor, kendileri ile birlikte çoğu yoksul olan ailelerini de cezalandırıyorsunuz.

ANKARA




Şakran'da ihlaller bitmiyor

Şakran Kadın Cezaevi'nde bulunan siyasi kadın tutsaklar, cezaevi idaresinin keyfi uygulama ve hak ihlallerine ilişkin mektup gönderdi.
Hak ihlallerinin her gün daha da arttığını aktaran kadınlar, cezaevine yeni müdürün gelmesiyle ihlallerin üst seviyeye ulaştığına dikkat çekti. Kadın tutsaklar yaşanan hak ihlallerini şu şekilde sıraladı: "Kadın, erkek ve çocuk siyasilere, hastane ve sevkte çıplak arama dayatılıyor. Keyfi tutanak tutulması, disiplin cezaları ve sohbet hakkımızın elimizden alınması, kampus içinde siyasi arkadaşların cezaevindeki ortak sorunların çözülmesi için başlattıkları protesto nedeniyle, ifade alınmadan keyfi şekilde haklarında tutanak tutulup 12 günlük hücre cezası verilmesi. Personelin tahrik edici üslubu. Kürtçe mektupların bekletilmesi, kampus içinde arkadaşlarımıza gönderdiğimiz mektuplara el konulup soruşturma açılması. Arama adı altında eşyalara zarar verip tahrik edici yaklaşımlar. Gazetelerin geç verilmesi, bazen 'bayiye gelmedi' gerekçesiyle verilmemesi. Kargodan gelen kırtasiye eşyalarımıza kantinde var denilerek el konulması. Kalemlik kantinde olmadığından bu sefer ihtiyaç değildir denilip el konulması. Hastane sevklerimiz geç yapılmasının gerekçesi olarak ring aracının yetersiz olması gösteriliyor. Spor etkinliklerimiz kısıtlanıyor. Yemeğin kötü gelmesi. İdare tüzüğü keyfi olarak yorumlayıp uyguluyor. Haftada bir telefon hakkı olmasına rağmen 4 defa çıkmıyorsa o haftadaki telefon hakkı tutsakların elinden alınıyor. Hüseyin Aykol'a gönderilen mektuplara tutanak tutulup el konulmasına gerekçe olarak cezaevini tehlikeye atmak (ceza alan arkadaşın dosyası ile ilgili yazmıştı). Revirdeki hemşirenin siyasi kadınlara 'terörist' diyerek tahrik etmesi, diş tedavisi yapılmıyor. Hastaneler kelepçe gerekçesini getirip keyfi olarak tedavilerimiz yapılmıyor. Bu konuda doktorların tutumları çok katı ve onur kırıcıdır."

7 aydır hücrede

Mektupta, Şakran Çocuk ve Gençlik Cezaevi'nde kalan çocuk tutsaklara yönelik kötü muamelelerin olduğu da kaydedilerek, "H.D. adlı çocuk tutsak hakkında sayımlarda ayağa kalkmıyor denilerek tutanak tutulmuştur. Ayrıca arkadaşımıza bir haftalığına kantinden yiyecek almama cezası verilmiş. Arkadaşımız açlık grevine girdi diye tek kişilik hücreye alınmıştı. 7 aydır tek başına hücrededir" denildi.

İZMİR