Proje Difüzyon tarafından tasarlanan ve “Dişil bakış açısıyla yola çıkan bir ütopya nasıl olur?” sorusuna yanıt arayan Tevatür; farklı ülkelerden 16 kadın sanatçının, kendi tespit ettikleri sorunlara yönelik çözüm üretmesi ve şimdiki zamanın ortaklaştırdığı bir gelecek ütopyası.

Kadın dilinin kurgusal bir hayal dünyasında somutlaştırıldığı, kadının bugünü ve geleceğini bir arada tutan Tevatür’ü oyunun yönetmeni Zinnure Töre ile konuştuk.

 Tevatür’ü bir tür “dişil ütopya” olarak tanımlıyorsunuz. Nasıl bir ütopya bu?

“Başka bir dünya hayal etsek nasıl olurdu?” diye düşündüğümüzde bugün yaşadığımız sıkıntılardan yola çıktık. Bugüne çözüm üretmek, başka bir yaşama biçimi tasarlamak, yaşam mekânı kurgulamak nasıl olur sorularına kafa yorduk. Karşımıza çıkan sorunların birçoğunun “erillik”ten kaynaklandığını farkettiğimizde çözüm olarak dişil ütopyalar oluşmaya başladı. Yani çözüm üreten, dönüştürebilen, paylaşan, dayanışan, dinleyen, organik, sürdürülebilir planlar yapan ve çoğaltan bir tasarımdan bahsediyoruz.


Oyun ütopik bir dünyayı tasvir ediyor fakat şimdiki zamanın içinde dolanıyor. Tevatür’ün zaman ve mekân ilişkisini nasıl kuruyorsunuz?

Bugünden vazgeçmeyi biz de istedik ama maalesef içinde yaşadığımız koşullarda pek olmuyor. Dönüp dolaşıp karşımıza çıktı “bugün.“ Biz de aldık yanıbaşımıza koyduk. Ütopyalarımıza bugünden de taşıdığımız çok şey var; keyif ve haz aldığımız, bu koşullar altında yaşamamızı sağlayan şeyleri düşündük ve ütopyalarımıza koyduk. Oyunda birçok şeyden ilham aldık, hem geçmiş hem de gelecekten, dolayısıyla hem zaman hem de mekân sürekli değişiyor. Doğrusal bir ilerleyiş söz konusu değil. 


Bir nevi kadınların zamanda yolculuğu yani...

Evet, tam da öyle; bir topluluğun parçası olarak ben, bugünü geride bırakıp zamanda ileri doğru gitmeyi düşünsem, kendimi yeteri kadar geliştirip, büyütüp, harmanlayıp başka bir dünyaya ulaşabilir miyim? Böyle bir soruyu soruyoruz aslında. Her şey bugünden başlıyor ve düş ve gerçek arasında yolculuk yapıyor...


Hayal dünyasını kurgulayıp somutlaştırmak, özellikle de sahne üzerinde nasıl bir süreç?

Hayal dünyasının sınırsızlığı içinde rahat rahat salınma şansınız var. Hayal ettiklerinizin gerçekleştiği hissiyatına da ulaşıyorsunuz ve bunun bir ilizyon olduğu gerçeğinden uzaklaşıyorsunuz. Gerçekleşme olasılığının yakınlığı ise çok daha heyecan verici. Birkaç saatliğine bile olsa  istediğimiz dünyaya kavuşma olasılığının keyfini çıkarıyorsunuz. Bizim isteğimiz de; seyircide bu olasılığın gerçekleşmesindeki heyecanı yaratmak.


Sahnede kadın bakış açısını dişil bir dille ele alırken nasıl bir yöntem izlediniz?

Kendimizden yola çıktık. Kadın bedeninden, düşünme ve algı biçiminden. Sadece kadınlardan kurulu bir ekiple beraber çalışmak süreci kolaylaştırdı. Özel olarak kadın bakışı katmak için ayrı bir şey yapmadık. Sadece bizim biraradalığımız sayesinde kendiliğinden buna dönüştü süreç diyebiliriz. Ekipteki herkesin hayatta durduğu yer ve birikimleri düşünüldüğünde başlangıçta zaten ortak bir zeminden yola çıkmış olduk. Provalarda, 16 farklı ülkeden kadın sanatçının bu oyun için ürettiği işleri, tartıştık ve paylaştık. Hepsi de çok ilham vericiydi. Dünyanın hemen her yerinden kadınlar benzer şeylerden bahsediyor ve benzer çözümler üretiyor, bu bir tesadüf olamaz. Dişillik, çabucak yayılabilen, anlaşılabilen güçlü bir dil. Birazcık tozunu alınca hızlıca meyve vermeye başlayabiliyor...


Tevatür sadece bir “hayal kurma” arzusu değil, içinde değişimi de taşıyor. Bu değişim senin açından nasıl bir yere oturuyor.

Eril düşünme biçiminden, patriyakadan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Bunu cinsiyetle bir alakası olmadan söylüyorum; “Erillik” dünyanın sonunu hazırlıyor. Bencil, yıkıcı ve çıkarcı bir yapısı var erilliğin ve kapitalizmi besleyen ana kaynak da tam olarak bu. Hem kadınların hem de erkeklerin dişil bakış açısını ve kendilerindeki dişil tarafı daha çok keşfetmeye ihtiyacı var. Bunu şimdilik hayal edebiliyoruz ama mümkün olabileceğine; buna en azından yaklaşabileceğimize dair inancımızı pekiştirmek niyetindeyiz… Bu yol bizim için de değişimin başlangıçlarından biri. Sadece üretim biçimiyle değil oyunu çıkarma sürecindeki tartışma biçimimiz, ekip olarak birbirimizle kurduğumuz yapı ve tüm bunlar yani güncelimiz de bu değişimin parçası olan bir yerde durmalı. Aksi halde koca koca laflar söyleyip altında eziliyoruz. Bu denge  arayışı bir süreç ve hiç bitmeden sorular sorulmaya ve cevaplar aranmaya devam edilmeli...

Suzan A. Demir

-------------------------------------------------------------------------------

Tevatür

Proje Tasarım/ Yönetmen: Zinnure Töre

Yönetmen Yardımcıları: Derya Uygurlar, Merve Ceylan

Işık Tasarım: Ayşe Ayter

Görsel Tasarım: Ceren Saner

Kostüm Tasarım: Berican Doğan

Akrobasi Çalıştırıcı: Zeynep Kuyumcu

Oyuncular: Ezgi Keskin, Derya Günaydın, Dilara Topuklular

-------------------------------------------------------------------------------