Tarsus 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan Fesih Tekin, 89 gündür, Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde olan kardeşi Zahit Tekin ise 35 gündür tecride karşı açlık grevinde. Zahit Tekin, “Omuz omuza Güneş’in doğması için direniyoruz” dedi.

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in cezaevinde 79. günden sonra Amed’deki evinde sürdürdüğü ve 148. gününde olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan ve 36 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 110, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 109, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 100. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 93, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağın eylemi 90. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski Milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 79. gününe girdi. Son olarak 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak; 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak; 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak; 29 Ocak’ta, bir cezaevinde 3 tutsak; 15 Şubat’ta da 8 tutsak daha eyleme katıldı. 1 Mart’tan itibaren tüm cezaevleri eyleme dahil oldu. HDP Milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç da Amed’de eylemdeler. Ayrıca Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde HDP’li Nasır Yağız 135 gündür; Mexmûr’da İştar Kadın Meclisi Üyesi Fadile Tok, 75 gündür; Germiyan’da Herêm Mehmûd, 40 gündür eylemde. Açlık grevi eylemcilerinin tek talebi var; Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.

       Zahit Tekin

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride son verilmesi talebiyle açlık grevinde olan binlerce kişiden Fesih Tekin, Tarsus 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde; kardeşi Zahit Tekin de Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunuyor. Hakkarili olan kardeşlerden Fesih Tekin 89 gündür, Zahit Tekin ise 35 gündür açlık grevinde. Fesih Tekin, 7 yıllık tutukluluk süresi boyunca Kürkçüler, Hatay, Amasya ve Konya cezaevlerinden sonra Tarsus Cezaevi’ne getirilmiş. Zahit Tekin ise 7 Temmuz 2016’dan beri Van’da tutuluyor.

Mesajı aldık, kararlıyız

Gönderdiği mektupta açlık grevi eylemcilerinin yaşadığı sağlık sorunlarına değinen Zahit Tekin, Fesih Tekin’in de ciddi kilo kaybı yaşadığını dile getirdi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in açlık grevinin, kendilerine toplumsal bir mesaj olduğunu belirten Tekin, kararlı olduklarına vurgu yaptı. Tekin’in mektubu şöyle: “Eylemimiz tecrit kırılana kadar ve Sayın Öcalan’ın hakları tanınana kadar kararlılıkla sürecek. Bu tecrit sadece kendisine ve Kürdistan halklarına değil, tüm Türkiye toplumuna uygulanmaktadır. Tecrit barışın, özgürlüğün, demokrasi ve kardeşliğin dumura uğratılmasıdır. Bu tecridi kırdığımız zaman ülke üzerindeki karanlık hava dağılacaktır. Kemal ve Mazlumlar’ın yol göstericiliği ve öncülüğünde bu amacımıza ulaşıncaya kadar yürüyeceğiz.

Eriyen bedenlere direnç olun

 Bugün zulme ve tecride sessiz kalmak ona ortak olmaktır. Bu yüzden tüm halkımız bu görkemli direnişle bütünleşmeli, bu uğurda erimekte olan bedenlere direnç verilmelidir. Başarıya olan inancımız tamdır ve elbette umutluyuz. Newroz ruhuyla karşıladığımız baharı, hep birlikte Türkiye halklarının özgürlük ve demokrasi baharına dönüştürmek için önümüzde bir fırsat bulunmaktadır.

Omuz omuza direniyoruz 

 Bu da tecridin kırılmasıyla mümkündür. Gün ses verme günüdür. Biz iki kardeş de bu felsefeyle birbirimizi gerçek anlamda tanıdık. Gerçek bağlılığın, hakiki sevginin sırrına bu yolda ulaştık. Bugün omuz omuza Güneş’in doğması için direniyoruz. Bu direniş birbirimize olan bağlılığımızı daha derin ve anlamlı kılmıştır. Mutlaka kazanacağımıza inanıyorum.”

 
 

Eylemdeki gazeteci Ataman: Sessizliği kabul etmiyoruz

   

Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 35 gündür açlık grevinde olan gazeteci Ziya Ataman, tecride karşı sürdürülen eylemin sessizlikle karşılanmasının kabul edilebilir olmadığına dikkat çekti.

İmralı tecridine karşı başlatılan açlık grevi eylemlerine 1 Mart itibariyle dahil olan Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Ziya Ataman, daha fazla can kaybı yaşanmaması için sessizliğe son verilmesi çağrısı yaptı. 11 Nisan 2016’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Ataman’ın gönderdiği mektup şöyle: “En büyük yara en büyük silahın açtığı yara değildir. En büyük yara, yanında bir bir eriyip giderken, bir talep uğruna, dahası haklı bir talep uğruna, buna sağır, dilsiz ve kör olunmasıdır. Tecridin kaldırılması talebinin, iç ve dış kamuoyunda sessizlikle karşılanmasını kabul etmediğimizi ve vicdani olarak bu sessizliği bozmayı bir görev saydığımızı göstermek amacıyla bizler de ahlaki duruşumuzu sergiledik. Daha ciddi durumlar oluşmadan en kısa zamanda bu talebin karşılanması ile açlık grevlerinin son bulacağı aşikardır. Sadece kulak verilmesini ve sonrasında öngörülen tahribatlar gerçekleşmeden bu talebin karşılanacağını umuyorum.”

 
 

Faşizm panik halinde

   

Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Mazlum Teke, “En karanlık süreç, aydınlığa en yakın süreçtir. Direniş hamlesi şimdiden faşizmi korku ve paniğe sokmuştur” mesajı verdi.

Mazlum Teke, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde mesaj gönderdi. Eylemlerini kararlı bir şekilde sürdürdüklerini vurgulayan Teke, “İçinde bulunduğumuz süreç en karanlık dönemlerden biridir ama en karanlık süreç, aydınlığa en yakın süreçtir. Bizler de bu karanlık süreci fedaileşen yoldaşlarımızın öncülüğünde aydınlatmaya çalışıyoruz. Bu sürece zafer hamlesi olarak bakıyoruz. Zafere ulaşacağımız kesindir. Direniş hamlesi şimdiden faşizmi korku ve paniğe sokmuştur. Son muhteşem olacaktır” dedi.

Kürt halkına dayanışma çağrısında bulunan Teke, şunları ifade etti: “Halkımızı ‘Güneşe yolculuk’ olarak adlandırdığımız yolculuğa davet ediyorum. Eğer bir şeyler paylaşıldıkça güzelleşiyorsa, gelin bu onuru hep birlikte yaşayalım. Muhteşem sonda buluşalım. Bu yürüyüş özgürlük halayıdır. Bu halay öyle güzeldir ki, izlenerek anlaşılamaz. Sesimizi duyan herkese selamlarımızı gönderiyorum. Yaşam olacaksa ya özgür olacak ya da olmayacak. İnsanlık onuru kazanacaktır.”

 
 

Oğlu 100 gündür açlık grevinde

   

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 100 gündür açlık grevinde olan oğlu Sinan Çelik’in sağlık durumuna dikkat çeken anne Zübeyde Çelik, “Devletten bir şey istediğimiz yok. Kendi yasalarını uygulasın” dedi.

Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Sinan Çelik (28), 26 Aralık’tan bu yana açlık grevini sürdürüyor. Lice’de dünyaya gelen Çelik, 6-8 Ekim serhildanı sırasında gözaltına alındı; 11 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. 27 Mart’ta oğluyla görüşen anne Zübeyde Çelik, “Sadece elbiseler içerisinde bir ruh var” diye konuştu. Oğlunun 100 gündür açlık grevinde olduğu hatırlatan anne Çelik, “Sadece oğlum değil, binlerce ana evladı bu durumda. Hatta daha kritik aşamada olanlar var” dedi.

Tek taleplerinin Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması olduğunu hatırlatan Çelik, “Onların talebi bizim de talebimizdir. Devlet taleplere karşılık vermeli. Devlet kendi kanunu uygulasın. Devletten bir şey istediğimiz yok. Kendi yasalarını uygulamasını istiyoruz. Hapishanelerde 5 cenaze çıktı. Bütün çocuklarımızın ölmesini mi bekliyorlar?”

Gözyaşı bile dökemiyorum

 Çelik, şu çağrıda bulundu: “Her lokmada boğazım düğümleniyor. Çocuklarımdan dolayı artık gözyaşı bile dökemiyorum. Yüreğim parçalanıyor. Devleti biliyoruz. Halk neden sessiz? Artık bir çözüm üretmeliyiz. Ne yapmamız gerekiyorsa yapalım artık.”