Erkeğe ceza indirimine yol tarifi

26 Mayıs 2022 Perşembe - 18:30

Züleyha Gülüm

Züleyha Gülüm

  • Türkiye’de torba kanunla yasal hale getirilen kadın ve sağlıkçılara yönelik şiddetle mücadele kanununu değerlendiren HDP Adalet Komisyonu Üyesi Züleyha Gülüm, AKP’nin yasalarla oynadığını kaydetti. Çıkan yasanın kadınlara yönelik bir saldırı olduğunu belirten Gülüm, yasayla ‘erkeklik indirimi’ için yol gösterildiğini ifade etti.

BERİVAN ALTAN / MA-ANKARA

Türkiye’de AKP-MHP iktidarının meclisten geçirdiği kadın ve sağlıkçılara yönelik şiddetle mücadele kanununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Adalet Komisyonu üyesi Züleyha Gülüm ‘torba’ kanunlarına dikkat çekti.

Gülüm, iktidarın yasal düzenleme yerine, kendine göre yasal düzenlemelere gittiğini belirterek, “Aleyhe de lehe de olan düzenlemeleri kanun teklifinin içerisine koyuyor. Karmaşık bir yasa haline getiriyor. Yasa yapma sistemi açısından bu uygulama kabul edilebilir değil” dedi. 

Yasalarla oynanıyor

İktidar’ın torba kanun teklifine bir tane olumlu yasa teklifi koyarak onun üzerinden propaganda yaptığını belirten Gülüm, iktidarın yasalarla oynadığını kaydetti. Gülüm, “Yasa, toplumda nasıl karşılık bulduğu, yargı kararlarında nasıl bir durum oluşturduğu bir gözlem sürecinden geçer, toplumun ihtiyaçları, talepleri üzerinden yapılır. AKP ise saraydan gelen paketleri olduğu gibi getiriyor, Meclis’teki AKP’li vekiller de sadece parmak ile oy işlemini yapıyor. Bu şekilde bir yasal düzenleme geçiyor” diye belirtti. 

Yasa kadına yönelik saldırıdır

Kadına yönelik şiddete dair yansıtılan düzenlemede de iktidarın aynı politikayı uyguladığını dile getiren Gülüm, kadın ve sağılıkçılara yönelik şiddetle mücadele yasasının, “iktidarın kadın kazanımlarına yönelik yürüttüğü düzenli saldırının bir parçası” olarak nitelendirdi.

Kadın kazanımlarına yönelik saldırılara karşı yükselen reflekse karşı yasanın geçirildiğini belirten Gülüm, “İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmeyle AKP ve MHP’ye de oy vermiş kadınların tepkilerinin olduğu bir süreçten geçtik. Çünkü kadınlar İstanbul Sözleşmesi ve ona bağlı 6284 Sayılı yasanın yaşamlarında çok önemli bir yerde durduğunu görüyor. İktidar tepkiyi susturmak için ‘Ben oradan geri çekildim ama yeni şeyler yapıyorum. Kadınları şiddetten korumaktan vazgeçmiş değilim, buna yönelikte benim iktidarımın yasal düzenlemesi var’ görüntüsü yaratmak için bu düzenlemeyi geçirdi” dedi.  

Kamuoyunun sesini susturma yasası

İktidarın gerçekte kadına yönelik şiddeti önleme niyeti olmadığını vurgulayan Gülüm,“Gerçekten öyle bir niyeti olsaydı; İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını geri çekmezdi. 6284 Sayılı yasayı etkin uygulardı. Burada kadınların ve kamuoyunun tepkisini susturmaya yönelik hamle yaptılar. Göz boyama yasasıdır” ifadelerini kullandı.

"Nasıl ceza indirimi alırım'a yol gösteriyor

Kabul edilen yasal değişiklikteki düzenlemelere dair de Gülüm, şunları söyledi: “Bir değişiklikte diyor ki; ‘kravat ve takım elbise giydiği için indirim olmayacak’ aslında bununla ilgili indirim yapıldığını itiraf etti. Gerçekten pişman olup, olmadığı bunun gerekçesi sorulacak, mahkemede gerekçe yazarken, gerekçesini yazacak. Mahkemenin verdiği her kararda gerekçe zaten yazılıyor. Bu, aslında erkeklik indiriminin ne kadar kolay yapıldığının da itirafı. Hiçbir gerekçeye dayanmadan mahkemelerin, karşısında erkeği görünce indirim yaptığını da aslında bu cümlelerle kabul ettiler. Şimdi ‘Siz pişmanım diyorsunuz ama gerekçelendirmiyorsunuz, gerekçelendirin de biz de hukuka uygun gibi gösterelim’ diyorlar. Bir tür yol gösterdiler. Lehte bir düzenlemeden bahsetmiyoruz. Pişmanlık denen bu madde bir erkeklik indirimidir.”

Kadından erkeğe ve devlete itaat isteniyor

İktidarın ‘makbul kadın’ yaratma politikasının olduğunun altını çizen Gülüm, “Erkek devletin uyguladığı her türlü politikayı kabul etsin, istiyorlar. Çünkü şiddet sadece erkeklerden gelmiyor. Devlete bağlı kolluk kuvvetinden, gardiyanından her türlü görevlisinden geliyor. Aynı zamanda onlara da itaat et, deniliyor. Böyle bir sistemi kurmaya çalışıyor” dedi.

Israrlı takibe takipsizlik

Kanun teklifinde iktidarın propagandasını yaptığı ısrarlı takip düzenlemesine ilişkin Gülüm, bu konunun hem İstanbul Sözleşmesi’nde hem de 6284 sayılı kanunda yer aldığını hatırlattı. Getirilen düzenlemenin dar olduğunu ifade eden Gülüm, “Cezai müeyyide de birinde 6 ay, birinde 1 yıldan başlıyor. Ertelenebilir, paraya çevrilebilir. Aslıda yatarı olmayan bir düzenleme. Ne olacak en fazla 6 ay ceza alacak, o da ertelenecek, yaptırımı olmayacak. Israrı takibi ortadan kaldıracak bir düzenleme getirmediler. İkincisi kişinin can güvenliği konusunda endişe oluşturması gibi bir madde koydular. Şimdi, biri zaten birini ısrarlı takip ediyorsa, bu zaten can güvenliğini tehlikeye sokar. Niye ekstradan ‘Can güvenliğini tehlikeye soktu mu’ diyerek, kadına bir külfet yüklüyorsunuz. Bu şu anlama geliyor; yargıya diyor ki ısrarlı takip olsa da sen bir bak; bunlar yoksa ki çoğu kez yoktur, erkek yargı böyle düşünür ‘Ceza vermezsin’ deniliyor. Bir daha bir madde konulması, ‘Şunu da ispat et’ demesi, cezasızlığa götüren bir süreç. Bir diğeri de ‘Nitelikli hal’ dediler. ‘Ayrılık kararı verilmiş ve boşanmış eş’ denildi. Neden medeni hal ayrımına gidildi? Boşanma aşamasında olan, ayrılma kararı alan ya da boşanan kadınlara ısrarlı takip uygulanıyor ama hiç tanımadığımız bir erkekte takip edebiliyor. Dolayısıyla böyle bir sınırlandırılmış hali koymakta kafalarındaki erkek aklın göstergesidir” ifadelerini kullandı. 

Şiddetin kaynağı erkek-devlet

Yapısal bir düzenlemenin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve erkek egemenliğinin kabul edilmesiyle yapılabileceğini vurgulayan Gülüm şunları kaydetti: “Israrla kaynağın yazılmadığını dile getirdik. Erkek egemenliğinden kaynaklı şiddet var, öznesi erkek ve erkek devlettir. Bu yazılmadığı sürece getirilen hiçbir düzenlemenin cezai müeyyidesi yoktur. Bir kadına yönelik suç diğer suçlardan farklı olarak, hepimize yönelik, bütün kadınların özgürlük alanlarını yok etmeye yönelik saldırıdır. Bu kaynağı yazmadığınız da yasa gerçek bir yasa olmaz. İktidar ısrarla bunu yazmıyor.” Züleyha Gülüm son alarak mücadelede ısrar edeceklerini belirterek, “Kazanımımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.