Amerika Birleşik Devletleri Kültür Ataşeliği işbirliği ile gerçekleşen etkinliğin konuğu, ödüllü yazar ve uzman Prof. Dr. Evan Stark idi. İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleşen söyleşide kadına yönelik şiddetle mücadeleye dair Türkiye ve ABD pratikleri ele alınarak değerlendirildi.
Devletin tüm kurumlarıyla eş güdümlü hareket ederek kadınların desteklemesi gerektiğini söyleyen Stark, Türkiye'de kadınları şiddete karşı koruma noktasında yasaların yetersiz uygulandığına dikkat çekti. Amerika’da da iç açıcı olmadığını belirten Stark, ülkelerinde anayasal düzlemde “kadınların eşit haklar yasası” için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlandığını ifade ederken, ABD’deki yasaların şiddeti önlemede yetersiz kaldığına değindi.
En büyük insan hakları ihlali
“Şiddet, kadının özgürlüğünün bir erkek tarafından elinden alınmasıyla, eşitsizliklere maruz kalmasıyla başlar” diyen Stark, kadına yönelik şiddetin en büyük insan hakkı ihlali olduğunu belirtti. Stark, şiddetin iki kişi arasında yaşanan bir olay değil, oldukça sistematik ve sürekli olduğunu vurgulayarak, şiddet gören kadınların üçte birinin haftada 3 defadan fazla şiddet gördüğüne dikkat çekti. Amerika’daki istatistiklerin Türkiye’den çok farklı olmadığını belirten Evan, her 3 kadından birinin hayatları boyunca partneri tarafından şiddete maruz kaldığını, her 10 kadından birinin ise şu an şiddet gördüğünü aktardı.
Kontrolün esası kural koymaktır
Kadın sığınaklarına başvuran kadınların her iki ülkedeki tipolojisinden bahseden Stark, çarpıcı örnekler verdi. Buna göre, Amerika’da sığınaklara başvuran kadınların yüzde 60’ı eşlerinden boşanırken, Türkiye’de (Bursa ilindeki istatistiklere göre) sığınaklara başvuran kadınların boşanma oranı yüzde 35. Amerika’da şiddete uğrayan kadınların yüzde 50’si polise bildirirken, Türkiye’de bu oran yüzde 5 ile 10 arasında seyrediyor. Sözlerini “Erkeklerin şiddet konusunda görünmez taktikleri var” diye sürdüren Stark, kadınların aile içinde kendilerini esir alınmış gibi hissettiklerini söyledi. Stark, 'baskıcı kontrol'den bahsederek, erkeklerin şiddeti rutin olarak baskıcı kontrol mekanizması ile disiplin sağlamaya yönelik kullandığının altını çizdi. “Kontrolün esası; kadının hayatının her anına kurallar koymaktır” diyen Stark, erkeklerin, sadece kadın oldukları için kadınlara kural koyduğuna dikkat çekti.
Yıldırmanın gizil işaretleri
“Kadınların yaşadıkları savaştan beter” diyen Stark, kadına yönelik şiddetin, cinsiyetler arası eşitsizliğin bir tezahürü olduğunu belirtti. Stark, kadını yıldırmanın gizli işaretleri olduğunu söyleyerek, bunlardan birinin kadının ekonomik özgürlüğünün elinden alınması olduğunu belirtti. Yıldırma ve korkutmanın da şiddetin bir türü olduğunu belirten Stark, “Evlerimizin en güvenli yer olduğunu düşünebiliriz, fakat burada güvenlik kalmıyor” diyerek, erkek tarafından kontrol altınan kadının dünyaya ait olma duygusunu yitirdiğini kaydetti.
JINHA/İZMİR