Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği 2005'te "Köprüler Kuruyoruz" projesiyle birçok ilde binlerce kadının katılımıyla film gösterimleri ve söyleşiler ile kadınların taleplerini dinleyerek, kadınların yaşadığı eşitsizliği, şiddeti, küçük yaşta ve istemeden yapılan evlilikler üzerine çalışma yürüttü. Yürütülen çalışmalar sonucunda 2006'da alınan karar ile "Çocuk gelinler" projesi başlatan dernek, 2006'dan bu yana 54 ilde çalışma yürüttü. Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği "Çocuk gelinler" proje asistanı Nazlı Dülger, 2006'da başlayan proje ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Göç eden bir sorun haline geldi

Dülger, erken yaşta ve zorla evlilikler üzerine yürütülen çalışmalar kapsamında gezdikleri illerde karşılaştıkları en ciddi sorunlardan birinin, "Ama bu Doğu'nun sorunu, oralara gidin" söylemi olduğunu belirterek, "Oysa, hem Türkiye'yi hem de medyayı didik didik ettiğimiz çalışmalardan biliyorduk ki bu bir sosyal sorundu ve ülkenin dört bir bucağında görülüyordu" dedi.
Dülger, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiyelilerin göçle birlikte bu yıkıcı geleneği de beraberlerinde götürdüklerini ve yaz tatillerinde memleketlerine gelip oğullarına "kız bakıyor" denilerek, evlilik pazarındaki bu alışverişle genç kadınların "ithal gelin" olarak yurt dışına götürülmesiyle sonuçlandığını söyledi. Erken yaşta ve zorla evliliğin aynı zamanda göç eden kültürel bir sorun olduğunu kaydeden Dülger, göçün rotalarından birinin de çok sayıda Türkiyelinin yaşadığı Almanya olduğunu aktardı.

Yüzyüze görüşmeler yapıldı

Dülger, mahallelerde kadınlarla anket ve yüz yüze görüşmeler yapıldığını ve her yıl yapılan çalışmaların sonuçlarını değerlendirme amaçlı toplumdaki tüm yönetici ve örgütlerle erken ve zorla evlilikleri önlemek için ulusal ve yerel eylemlerin hazırlanması, zorunlu ilköğretimin 12 yıla çıkması gibi somut önerileri hedeflediklerini söyledi. Dülger, yapılan somut önerilerden birinin Meclis'te komisyon kurularak konunun derinlemesine araştırılması olduğunu söyledi. Dülger, önerinin 3 yıl sonra Meclis'te kurulan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesindeki alt komisyonla hayata geçtiğini aktardı.

Sanat dili etkili bir yöntem

Film gösterimleri, seminerler ve başka etkinliklerle erken ve zorla evliliklere karşı yerelin gündeminde bir yer açmak için yeni fikirler ve çalışmalar ile projelerini sürdürdüklerini aktaran Dülger, sinemanın ve sanatın dilini kullanmanın etkili bir yöntem olduğunu kaydetti. Dülger, "Filmler yaşamdan kareler anlatıyor ve hepimizi farklı biçimlerde etkiliyorsa, bir toplumsal sorunun beyazperdeye yansıması da dünyanın her yerinde binlerce kişiyi erken evliliklerin olumsuz sonuçları konusunda en azından düşündürdüğünü" söyledi.

Adım adım hedefe ulaşılıyor
Dülger, Uçan Süpürge'nin bu alanda çalışanların koordinasyonuna duyduğu ihtiyaçla başlangıcını yaptığı "Çocuk Gelinler" projesi ile Mart 2014 itibariyle 15 ilden 65 üyesi bulunan platform; kadın, gençlik, çocuk, engelli, LGBTİ, etnik, sağlık, eğitim gibi alanlardan temsilcilerin gönüllü katılımıyla faaliyetini sürdüğünü bildirdi. Başlatılan bu projeyle "çocuk gelin" sorununu ülke gündemine sokmayı hedeflediklerini belirten Dülger, yaklaşık 7 yıldır devam eden projenin adım adım hedefine ulaştığını söyledi.

Kamu kurumları durumu normal karşılıyor

Dülger, projede saha çalışmalarında en çok çektikleri sıkıntı ve sorunların yıkıcı gelenekleri, toplumsal normları ve ön yargıları olduğunu ve hedeflerinde öncelikle bunları değiştirmek olduğunu söyledi. Aynı şekilde kamu kurumlarının da konuyu normal karşılamakta ısrarcı olduğunu söyleyen Dülger, "Her ne kadar ismine proje dense de 'Çocuk Gelinler' Uçan Süpürge için bir çalışma alanıdır. Dolayısıyla bundan sonra hem farklı kurumların fonladığı projeleri yürütmeye, hem de savunuculuk ve lobicilik faaliyetlerine devam ederek, bu toplumsal sorunun çözümü için çalışacağız"dedi. Dülger, Türkiye'de çocuk evlilikleri sorununun çözümünde en önemli eksikliklerden birinin de sağlıklı verilerin toplanmaması olduğunu ve bir an önce kapsamlı ve özgün bir araştırma yapılması için sağlıklı verilerin toplanmasını istediklerini ifade etti.

Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin çok gerisinde

Kız çocukların erken evlendirilmesinin arkasında birden fazla ve çeşitli neden olduğunu dile getiren Dülger, çok farklı gerekçelerle ailelerin veya kız çocuklarının evliliğe başvurduğunu açıkladı. Dülger, bunlar arasında, yoksulluk, "namus" kaygısı, kız çocuğun aileye yük olarak algılanması gibi birçok nedenin olduğunu kaydetti. "Türkiye'de kadınlar gibi çocuklar da dezavantajlı gruplar arasında sayılabilir" diyen Dülger, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye imzacı olsa da bütün göstergelerin toplumun çocuk gerçeğinin Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin bile oldukça gerisinde kaldığını aktardı. Dülger, Türkiye'nin çok yol kat etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.


 DİHA/ANKARA