İsviçre Gündemi

İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan BM merkezi içinde Ermeni Anıtı dikilmesi için girişim başlatıldığı öğrenildi. BM Merkezi içindeki Ariana parkına yapılacak anıt, 1915 Ermeni soykırımında yaşamlarını yitirenleri yansıtacak. Cenevre yönetimi anıtın dikilmesine onay verdi. Girişimin Fedaral hükümet düzeyinde nasıl karşılanacağı, Türkiye’nin girişimlerinin nasıl sonuçlar doğuracağı belirsizliğini koruyor.
Ermeni sanatçı Melik Ohanyan’a ait olacak anıt, İsviçre-Türkiye ilişkilerini nasıl etkileyecek, bekleyip göreceğiz. Bu işin bir yanı. Diğer yandan ise Özerk kararlar alabilen Kantonlara Fedaral hükümetin çıkarlarını esas alarak anıtı engelleyip engellemeyeceği bulunuyor. Burada da sistemin omurgasızlığına ve kendine ihanetine tanık olacağız. Oysa hem Ermeni soykırımı, hem Asuri-Süryani soykırımı, hem Kürt soykırımı yıllardır Avrupa ülkelerinin çıkarları nedeniyle görmezlikten gelmesiyle büyüdü, budaklandı.
Türkiye’ye verilen cesaret ve destek bu ülkenin geçmişiyle hesaplaşmasını engelledi. Aynı şey Kürtler için de sözkonusu. Lozan’da parçalanan Kürdistan’ın her parçası dikta ve otoriter rejimlerin egemenliği altında katliamlar, sürgünler, savaşlar, büyük acılar yaşadı. Lozan hala yerinde duruyor. Oysa Kürtler Lozan’ı her parçada geçersiz ilan ettiler. Her parça Kürdistanlaşıyor. Her parça adı konmadan kültürel, kimliksel ve ortak gelecek için birleşiyor. Bu acılara neden olanlar, Kürtleri kimliklerini kazanmak için savaşmak zorunda bırakanlar hala ince ince hesaplar peşinde. PKK’yi terörist ilan ederek silah, enerji, ekonomik ihaleler kapanlar, kaynaklarının ellerinden kaymasının telaşıyla hala sorunun adını koyamıyorlar, hala barışı sahiplenemediler, hala Kürtleri terörist ilan etmenin mahçubiyetini hissedemiyorlar.
Kürt kozunu kaybedileceği endişesi, Ermeni kozunu önümüzdeki günlerde öne çıkarabilir. Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesini isteyenler, geçmişlerinde halkların kaderinde önemli rol oynayan kararlarıyla da yüzleşmelidirler. Kendi tarihi yanlışlıklarını göremeyerek, başka ülkelerin tarihi yanlışlarıyla  avunan ülkeler, elbet bir gün kaçtıkları sorunla yüzleşmek zorunda kalacaklardır.
Cenevre Lozan’ın burnunun dibindedir. Eğer Ermeni anıtı dikilirse (ki dikilmelidir) onun burnunun dibinde Kürtleri bölen Lozan’a (Antlaşma) sıra gelmelidir. İsviçre en azından evsahipliği için Kürt halkından özür dilemelidir ve Lozan’ın artık hiç bir tarihi hükmünün kalmadığını bilmelidir. Kürtleri katledenlerdi, Ermenileri katledenler….