Ermeni Soykırımı 100’üncü yıl dönümüne girerken, 1915’te yaşanan Ermeni katliamları ve tehciri 20’nci yüzyılın en önemli trajedisi olarak kabul görüyor. Wan’da yaşayan Ermeniler devlet eliyle kırımdan geçirildikten sonra 1915 yılından sonra tehcir edildi. Ermeni kimliği nedeniyle tam bir asır önce ailesi ile birlikte Wan Gölü’nün kıyısından, inançlarından ve çocukluğundan koparılanlardan biri de Arshile Gorky. Asıl adı Vostanik (Gevaş anlamına geliyor) Manuk Adoyan olan Ermeni ressam Arshile Gorky, 1902 yılında Wan Gölü’nün kıyısında bulunan Horkom köyünde doğdu. 1915’te daha genç yaştayken, halkının Osmanlı askeri birlikleri tarafından sistematik bir temizlik kampanyasına maruz kaldığına şahit oldu. Bu durum Gorky ailesi gibi, binlerce ailenin Wan’dan göç etmelerine neden oldu. Bu travmatik olayın üstüne, annesinin Aralık 1919’da açlıktan ölümü ve Ermeni mültecilerin çetin geçen kış aylarında maruz kaldığı açlık eklendi. Gorky kız kardeşi Vartoosh ile beraber 1920’de ABD’ye göç etti. Burada adını ünlü Rus edebiyatçı ve yazar Maxim Gorky’e atfen Arshile Gorky olarak değiştirdi ve yeni bir hayata adım atmış oldu.


Wan’dan New York City’ye

New England eyaletinde bir süre akrabalarıyla beraber yaşadıktan sonra, 1924’te New York City’ye yerleşti ve burada ulusal bir sanat akademisinde eğitmenlik yaptı. Kısmen sanat eğitimi alsa da Gorky, çocukluğunda etkilendiği Ermeni kültürü, eğitiminin büyük çoğunluğunu ziyaret ettiği müzelerden ve sanat kitaplarından edindi. Bu şekilde Avrupa sanatıyla da tanışan Gorky, dünyaca ünlü Paul Cézanne, Pablo Picasso ve Joan Miró gibi ressamların çalışmaları üzerine yoğunlaştı. 


Wan resimlerinde hep vardı

1930’lu ve 1940’lı yıllarda şair André Breton’la olan sıkı arkadaşlığı sanatında derin ve kalıcı bir etki bıraktı. Şili doğumlu Roberto Matta sayesinde, sürrealist sanat anlayışı ile tanışan Gorky, alanında ustalaşmaya başladı. 1948’deki ölümüne dek Ermeni çocukluğu, bağ bahçeleri, tarım bahçeleri ve kırsal hayatı çizdi. Gorky hayatında karşılaştığı baskılar intihar etmesine sebep oldu. Hayatı çok trajik olsa da sanatındaki eşsizlik, Ermeni sanatı üzerinde büyük bir etki yaptı.


Fırça darbelerindeki izler

Gorky’i anlatan Türkçe kitaplara pek rastlanılmasa da Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Nouritza Matossian’ın kaleme aldığı Arshile Gorky’nin ‘Kara Melek’ kitabında, Gorky’in yaşamı en ince ayrıntısına kadar ele alınıyor. Yazar, kitabında “Resimleri Amerika ve Avrupa’daki büyük müzelerde asılıyken ve sanatını Ermeni kültürü besleyip zenginleştirmişken, Gorky paradoksal bir biçimde, Ermenilerin çoğu tarafından bile tanınmamaktadır. Şüphe yok ki, doğduğu ve on üç yaşına kadar yaşadığı ülkenin varisleri olan çağdaş Türkler de ondan tümüyle bihaberdi” diyerek Gorky’nin tanınmadığını belirtiyor. Gorky’nin resimlerinde bir daha görmediği Wan’ın renkleri, bahçeleri, Ahtamar’ın freskleri, khaçkarların (haç motifli oyma taşlar) şekilleri de var. 


Çizgilerin ardındaki baba 

Gorky’nin çiftçi olan babası Setrak Adoyan, 1908’de, Osmanlı’nın Ermenilerden aldığı ağır vergiler nedeniyle o dönem pek çok Ermeni erkeğin yaptığı gibi çalışmak için ABD’ye göç etmiş, bir daha Wan’a dönememiş. Gorky’nin resimlerinde, geri planda, kapı aralıklarında kaybolan, resimlerden çıkıp giden belli belirsiz bir erkek figürü kullanmasıysa, onları terk ettiğini düşündüğü babasına duyduğu öfke olarak yorumlanır. Diğer taraftan annesine duyduğu özlemi, 1926’da yapmaya başladığı ‘Sanatçı ve Annesi’ (The Artist and His Mother) adlı tablosunda resmetmiştir.


‘Hoşçakalın sevdiklerim’ 

Resimlerinde şiirsel bir tekniğin yanı sıra, lirik soyutlama öne çıkar. Gorky boya işleme, ifade, incelik ve resimlerindeki ince çizgilerin derinliği ile aynı çağdaki ressamlardan ayrılır. Gorky’nin sanatı Amerika’da modernizmin başını çekmiş ve onu 20’nci yüzyılın en önemli sanat akımına dönüştürmüştür. Gorky 40 yaşından sonra ağır hastalıklar ve trafik kazası geçirir. Ailevi sorunlarından dolayı ruhsal çöküntüye giren Gorky, 1948 yılında “Hoşçakalın sevdiklerim” başlıklı bir mektubun ardından intihar eder. 


100 yıl sonra Horkom

Horkom köyü Wan’ın Edremit ile Gevaş ilçelerinin arasında, göle kıyısı olan küçük bir köy. Köyün girişindeki tabelada Kürtçe “Hun bi xer hatin. Xorkom (Dilkaya)” yazıyor. Gorky’nin ve Ermenilerin köyden göç etmelerinin ardından geçen 100 yılda Ermenilere ait izler neredeyse kalmamış. Horkom köyünde Gorky’in ve Ermenilerin yaşantılarına dair sadece yıkık birkaç ev kalırken, virane olmuş yapıtlar ise köylülerce ahır veya kömürlük olarak kullanılıyor. Evlerin yıkılan damları, tarihin tek tanığı. Gorky’nin resimlerinde ilham aldığı ve konuk ettiği Wan Gölü kıyısı ve karşısında duran karla kaplı Artos Dağı ise geçmişte burada yaşayan Ermeniler için hatırlanacak en belirgin metafor. Yaşarken eserleri Modern Sanatlar Müzesi tarafından satın alınmış ve sergilenmiş Gorky, sanatıyla birçok kişiye ilham vermeye devam ediyor. 


 DİHA/WAN