Fransa Gündemi
Suriye’nin başkenti Şam’ın hemen yakınındaki Filistinli mültecilerin kaldığı Yermuk kampının yüzde 90’ının geçtiğimiz Çarşamba gününden bu yana DAİŞ’in eline geçtiği haberleri basına yansıdı. Ardından, El Kaide’nin uzantısı El Nusra ile DAİŞ’in birleştiği yönünde haberler geldi.
"DAİŞ ve El Nusra, bölgenin kuzeydoğu kısmına hakim olarak Şam’ın merkezine oldukça yaklaşmış oldu" denilirken, koalisyon güçleri Fransa ve ABD öncülüğünde Paris’te buluştu. Toplantının amacı kamuoyuna, "DAİŞ’e karşı mücadele konsepti oluşturulmaya çalışılıyor" şeklinde yansıtılırken, DAİŞ eliyle yok edilen kentlerin ve Suriye’deki iktidar yapılanmasının koalisyon güçleri tarafından yeniden reorganizasyonunun sağlanması temel gündemleriydi.
24 ülkenin katılımıyla Salı günü Paris’te düzenlenen zirvede, Irak yönetimine yer verilirken Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) toplantıya çağrılmadı. IKBY, hükümetinin yapmış olduğu açıklamada, "Irak Federal Hükümeti, konferansa tek başına katılmış ve Kürdistan yönetiminin taleplerini dikkate almamıştır" denilerek "Uluslararası koalisyonun Kürdistan yönetimi ve Iraklı diğer unsurlara olan davetini yok saymıştır" ifadeleri kullanıldı.
Diğer taraftan Irak Başbakanı Haydar El Abadi, Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius ve telekonferansla katılan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Türkiye Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanı sıra, Almanya, Suudi Arabistan, İtalya, Bahreyn, Norveç, Belçika, Kanada, Danimarka, İspanya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Avusturalya, Ürdün, Kuveyt, Yeni Zellanda, Hollanda, Katar ve İngiltere'nin dışişleri bakanları katıldı.
Toplantı sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Fabius, MİT TIR'ları ile ilgili Fransız basının sorularının muhatabı oldu. Fransa, Türkiye’yi Suriye konusunda stratejik ortak olarak gördüğünü her fırsatta yinelerken, Fabius’un sorulara yanıtı da bu yönlü oldu.
Türkiye'nin silah sevkiyatıyla ilgili Fabius "Düşmanımız olan DAİŞ'e silah gönderme gibi bir durum söz konusu olamaz. Kaldı ki bu terörist olduğu kabul edilmiş bir grup" ifadelerini kullandı. Fabius, Türkiye’nin DAİŞ’i "terörist bir grup" olarak gördüğünü de iddia etti.
John Kerry’i temsilen toplantıya katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Antony Blinken ise aynı soruya, "Türkiye'den Suriye'ye, Suriye'den Irak'a yabancı savaşçı ve silah geçişini engellemek için ortak mücadele ediyoruz" ifadesini kullandı. Basın toplantısında, Irak ve Suriye'deki son durumun ele alındığı belirtilirken, koalisyon güçlerinin operasyonu, mültecilerin güvenliği, savaş bölgesindeki kültürel mirasın korunmasının gündeme geldiği ifade edildi.
Koalisyon güçlerinin Irak ve Suriye politikası çok açık. İlk olarak, Irak’ta mevcut iktidarın değişimi ve yeni güç arayışlarının olduğu bir süreçte, DAİŞ Musul ve birçok kenti ele geçirmişti. İktidar, koalisyon güçlerinin isteği yönünde örgütlendirildikten hemen sonra bölgeye müdahale kararını aldığını artık deyim yerindeyse sağır sultan bile biliyor.
Diğer taraftan kimi havadan müdahaleler dışında Suriye konusunda şuana kadar DAİŞ’e karşı fiziki bir müdahalenin koalisyon güçleri tarafından gerçekleştirilmediğini biliyoruz. Gelinen aşamada Suriye’nin neredeyse temel kentlerini ele geçirmiş DAİŞ, yok etme ve talanla ilerlemeye devam ediyor. Bu ilerleyen gücün Esad’ı düşürmesini bekleyerek hareket etmeyi planlayan koalisyon güçleri, bir yandan da Esad’dan sonra Suriye’yi yeniden nasıl yapılandıracağını tartışıyor.
Bu konuda özellikle Fransa ve ABD arasında büyük bir dalaşın olduğunu biliyoruz. Fransa’da yaşanan iç güvenlik sorunlarının kaynağının da bu büyük dalaşın sonucu olduğu artık gizlenemeyecek kadar açık. Özetle, koalisyon Esad’ın düşmesi için DAİŞ’in ilerleyişini izliyor. Türkiye gibi bölge ülkeleri üzerinden yapılan destek ile MİT TIR'larıyla giden askeri sevkiyatların da mevcut güçlerden bağımsız olmadığı açık...