Akdeniz GÖÇ-DER, Wan'da yaşanan depremler nedeni ile Mersin'e göç etmek zorunda kalan yurttaşların yaşadığı sıkıntılara ilişkin rapor hazırladı. "Mersin'e gelen Vanlı Depremzedeler ile ilgili Akdeniz GÖÇ-DER Raporu" adı altında hazırlanan raporda, sorunlara ayrıntılı bir şekilde yer verildi. Raporda, sorunlar şu şekilde anlatılıyor: "Hükümetten barınma ile ilgili yardım vaatleri sözde kalmıştır. Depremzedeler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalarak toplu bir şekilde Van’ı terk etmişlerdir. Akdeniz Belediyesi bünyesinde pek çok sivil kuruluşun yer aldığı Afet Koordinasyon Kriz Masası'na 14-11-2011/ 09-12-2011 tarihleri arasında başvuran 2180 aile 13 bin 933 kişi yardım talebiyle başvurmuştur."

'Esir kampında yaşıyoruz'
Raporda ayrıca Mersin’e gelen depremzedelerin sorunları ve ayrımcılık uygulamalarına da yer verilirken, depremzedelerin en çok Akdeniz Belediyesi Afet Kriz Masası'na başvurarak, ihtiyaçlarını ve sorunlarını çözmeye çalıştıkları belirtildi. Yurttaşların görüşlerinin de yer verildiği raporda, bazı yurttaşların, “Biz Kürt olmasaydık devlet bize daha farklı yaklaşırdı” söyleminin, ayrımcılık algısının en önemli kanıtı olduğu vurgulandı. Aynı şekilde Silifke Kapızlı tesislerinde Valilikçe yerleştirilen ailelerin de birçok sorunla boğuştuğunun altının çizildiği raporda, bu durumun depremzedeler arasında “esir kampında yaşıyoruz” söylemine neden olduğu belirtilirken, depremzede öğrencilerin eğitimlerine devam etmekte güçlük çektikleri ve ırkçı yaklaşımlarla karşı karşıya kaldıkları ifade edildi. Öte yandan, Mersin İlçeleri'ne yerleşen ailelerin tamamının barınma sorununun çözüldüğünün aktarıldığı raporda, depremzede ailelerin tam anlamıyla yoksulluk sendromu yaşadığı kaydedildi. Raporda şu bilgilere yer verildi: "Akdeniz Belediyesi ve kısmen kaymakamlıkların dağıttığı gıdalar tükenmiş durumdadır. Depremzedelere verilmesi gereken kira, elektrik, su vb. yardımlar pek çok gerekçeyle verilmemektedir. Bir diğer sorun Mersin Valiliği ve Kaymakamlıklara başvuran ailelere ‘Van Valiliği’nin gönderdiği listelerde adınız yok. Size bir şey yapamayız’ diyerek geri çevirmesidir."

Öneriler
Raporda öneriler ise şu şekilde yer aldı: "Vanlı depremzedelerin en çok yerleştiği Mersin’de merkezi hükümetçe bir kaynak fon ayrılmalı, ayrımsız herkese kira, elektrik, su ve yakacak yardımı yapılmalı, ailelerin düzenli olarak 15 günlük ya da aylık gıda ihtiyaçları temin edilmelidir. Depremzede ailelerin psikolojik sorunlarını çözmek amacıyla geçici psikolojik danışma merkezleri oluşturulmalı. Özellikle kadın ve çocuklarla ilgili psikolojik destek hizmetleri verilmelidir.
Nisan 2012 tarihinden itibaren Van’a geri dönüşlerin başlayacağını düşünerek geri dönenlere yönelik Mersin Valiliği’nce dönüş yol giderleri karşılanması için ön hazırlıklar yapılmalı ve kaynak ayrılmalıdır. Mersin’de okuyan Vanlı depremzede öğrencilere dönem boyunca aylık okul harçlığı verilmeli, bu görev ve sorumluluk okulların yönetimine verilmelidir.

Güvenç: Kürt oldukları için yardım yapılmıyor
Raporun içeriği ile ilgili bilgi veren Akdeniz GÖÇ-DER Başkanı Selahattin Güvenç, yaklaşık 20 bin kişi ile en fazla göç alan ilin Mersin olduğunu belirterek, başta Mersin Valiliği olmak üzere, CHP'li Büyükşehir Belediyesi ile alt belediyelerin depremzede yurttaşların sorunlarıyla ilgilenmediğini ifade etti. Devlet ve kurumları tarafından verilen yardım vaadlerinin yerine getirilmediğini kaydeden Güvenç, yapılan kitlesel göçün sahiplenilmediğini ve açık bir şekilde ırkçılık yapıldığını söyledi. Tüm sorunların yoksul Kürt halkı ve Akdeniz Belediyesi'ne yüklendiğinin altını çizen Güvenç, belediyenin ve halkın olağanüstü performansıyla sorunların kısmen çözüme kavuşturulduğunu vurguladı. Kurumların yaşanan insalık trajedisine seyirci kaldıklarını söyleyen Güvenç, "Yurttaşlar Kürt oldukları için onlara yardım eli uzatılmadı. Bu ayrımcılık ve bölücüğün kendisidir" dedi.


ZEYNEP KURİŞ - DİHA/MERSİN