Güne, Kobanê’ye yönelik DAİŞ saldırılarının şaşkınlığı, kaygıları ve sorularıyla başladık. Ancak, o vahşet çetesi onca savunmasız sivili, onca kadın ve çocuğu kurşun yağmuruna tutarak, bombalayarak öldürmüşken, yaralamışken hangi soru anlamını koruyabilir, bilmiyorum. 

Sorular malum; nasıl, nereden, kimin desteğiyle..? Ortada, ta şehir merkezine silahıyla, bombasıyla girmiş, halka zarar vermiş, üstelik de hemen etkisiz hale getirilememiş bir güç var. Bu durum öncelikle; kimin desteğiyle olursa olsun ki nasıl ve nereden girdikleri konusunda yapılan dikkate değer tespitlerin vardığı yerde yine ağırlıklı olarak Türkiye var, bu güvenlik zafiyetinin bir açıklaması olmalı, sorumluları olmalı, düşüncesini akla getiriyor. 

Zira tespitlerin Türkiye’yi işaret etmesinde şaşılacak bir şey yok. Türkiye’nin, AKP Hükümeti’nin bugüne kadarki tavrı ortada. 'Kobanê düşsün', PYD ve şahsında 'Kürtler yenilsin' diye tüm dünyada yalnızlaşma pahasına DAİŞ gibi vahşi bir çeteyle iş birliği yaptı, tırlarla silah taşıdı, her türlü kirli yönteme başvurdu. Ama başarılı olamadı.

Bu kez gözünü içeriye çevirdi ve özellikle seçim öncesinde Kürtlerin sinir uçlarına vuran saldırılarla, provokasyonlarla, çatışmalı ortama dönüş ve bu sayede eski gücünü yakalama hesabı yaptı. Hatta başladığı işi Diyarbakır saldırısı ile bitirmeyi hedeflediğini inkar etse kim inanır? Ama başarılı olamadı.

Yerlerinden, yurtlarından olmalarına, can derdine düşmelerine vesile olduğu 2 milyon Suriyeli mülteciye bile seçimlerde oy kullandırtma hesabı yaptı, bel bağladı. Ama başarılı olamadı. 

Üstelik hem Kürtleri oyununa getiremedi hem de seçimlerde yenildi. Üstüne PYD, Til Ebyad’ı DAİŞ’ten temizledi ve Türkiye sınırında tartışmasız bir güç haline geldi. AKP, Kürtleri özellikle içerde çatışma ortamına çekerek zayıflatmayı hedeflerken, dışarıdan kuşatıldı bir anlamda. 

Sıkıştıkça saldırganlaştı, sıkıştıkça akla ziyan yöntemlere başvurmaya başladı. PYD’yi DAİŞ’ten daha kötü olmakla suçlamak akıllı insan işi mi mesela? Ama bunu bile yaptı. PYD ki DAİŞ’e karşı gösterdiği kararlılık, cesaret ve başarı ile tüm dünyanın takdirini toplamış, toplamaya devam eden bir örgütün terör listesine alınması çağrısında bulundu. PYD’ye karşı koyacak uluslararası güç için olur istedi. 

Kobanê önemli. Çünkü sadece DAİŞ’in ilk yenildiği yer değil, aynı zamanda topyekun yenilgisinin başladığı yer. Kobanê aynı zamanda dört parçadaki Kürtlerin kader çizgisi. O yüzden Kobanê özel olarak anlamlı ve önemli. Sadece bizim için değil, düşmanları için de. Bu yüzden Kobanê üzerinden oyunlar oynanacağını, Kobanê’nin ısrarla düşürülmeye çalışılacağını düşünmek paranoyaklık değil. Hele hele dışarıda savaşmak kadar, özgürleştirilen bölgelerde güvenliği sağlamanın da yaşamsal önemde olduğunu düşünmek ve buna göre önlem almak, sadece tedbirli olmak anlamına gelir. 

Elbet Kobanê özgür kalacak, elbet insanlık kazanacak, elbet DAİŞ vahşetine olanak sağlayarak, kolaylaştırarak ortaklık edenler bunun hesabını verecek. Bunu sağlamak için binlerce yürek teyakkuz halinde elbet. Ancak etraf düşmanla çevriliyken gevşeme lüksümüz yok.