
Federal İstatistik Bürosu (FSO), ikinci çeyrekte Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın ilk çeyreğe göre sadece yüzde 0,1 büyüdüğünü açıkladı. Açıklamada, olumsuz ticari denge, düşük tüketim ve zayıf inşaat yatırımı nedeniyle büyüme oranının düşük kaldığı kaydedildi. İkinci çeyrekte yüzde 0,5 oranında büyümesi beklenen Almanya ekonomisi 2009 yılının ilk çeyreğinden bu yana en zayıf büyümeyi sağladı.
Daha önce yüzde 1,5 olarak açıklanan ilk çeyrek büyümesi ise, yüzde 1,3’e revize edildi. Almanya ekonomisi ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,8 büyüme sağladı. Ekonomi ilk çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5 büyümüştü.
Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya, Avrupa’nın borç krizine rağmen şimdiye kadar güçlü büyüme kaydediyordu. Alman ekonomisindeki büyüme sorunu, başta Euro Bölgesi olmak üzere tüm Avrupa ekonomisi için olumsuz bir sinyal olarak görülüyor.
Hollanda da durgun!
Geçen hafta finans piyasalarında meydana gelen dalgalanma İtalya’yı bütçe açığını azaltıcı tedbirleri daha erken bir tarihe almak zorunda bırakmış, ayrıca Fransa’nın AAA kredi notunu kaybedeceği söylentileri Fransız bankalarının hisselerinde panik satışlarına neden olmuştu.
Bu arada, Hollanda’daki ekonomik büyümenin de gerileyerek, durgunluk dönemine girdiği bildirildi. Merkez İstatistikler Bürosu (CBS), yılın ikinci çeyreğine ilişkin yapmış olduğu açıklamada, ekonomik büyümenin yılın ilk çeyreğine göre sadece yüzde 0,1 olduğu belirtildi. Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğine oranla ise yüzde 1,5 büyüme kaydedilirken, yıllık bazda yatırımda yüzde 4,2 büyüme gerçekleşti.
Krizin etkileyeceği ülkeler
Öte yandan ABD ve Euro Bölgesi’ni sarsan ekonomik krizden en çok gelişmekte olan ülkelerin etkileneceği belirtiliyor. Pennsylvania Lauder Enstitüsü Direktörü Mauro Guillen, “AB’de yaşanacak bir kriz bu Birlik üyesi ülkelere mal ihraç eden yatırımcıları etkileyecek. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerdeki çok sayıda girişimci zarar görecek” iddasında bulundu. Dünyanın en büyük yatırım güçlerinden biri olan AB’de şirketlerin kriz ortamında birçok yatırım projesini ertelemeleri de sözkonusu olduğunu belirten Guillen, “AB ülkelerine coğrafi yakınlığı olan gelişmekte olan ülkeler bu durumda AB için cazip yatırım alanları olmaktan uzaklaşacak” dedi.
FRANKFURT