Toplumun yozlaşmasına neden olan, muhafazakarlık, kapalılık, ortaçağ değerleri, işsizlik, açlık ve kültürel yozlaşma hemen her gün başka başka şekillerde karşımıza çıkıveriyor. Bunlar; kadına şiddet, polis şiddeti, sokak hayvanlarına karşı uygulanan şiddet, kadın cinayetleri, aile içi cinnet, çocuk gelinler, çocuk cinayetleri ve tecavüzler olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman öldürmekle yetinmeyip etleri parçalanıp sokaklara atılıyor. En son Kars’ta dokuz yaşında bir çocuk tecavüz edildikten sonra boğularak öldürüldü. Nisan ayı içersinde on bir kadın cinayeti işlendi.

Bu tür olayları, çoğumuz gazetelerde okuyor, haber bültenlerinde birkaç saniyeliğine izleyip geçiyoruz. Üzerinde düşünmeden, sorgulamadan geçip gidiyoruz.

Onlar, kimimizin rüyalarına giriyor. Mayınlarla parçalanan çocuklar, taş atarken üzerine zehirle gaz fışkırtılan, hapishanelere, islahhanelere doldurulan çocuklar... Ve  kurşunlanan çocuklar... Toplu olarak katledilen çocuklar... Ellerimizden zorla alınanlar... Çocuklar, havuzda boğulanlar, tecavüze uğradıktan sonra öldürülen, öldürmekle yetinmeyip doğranıp sokaklara atılan çocuklar... Kaybolan çocuklar... Çalışırken traktörün altında kalan, inşaatlardan düşen, özensiz yapılan inşaatların altında kalan çocuklar... Babasının boğduğu çocuklar da var elbette. Kaçırılan, organ mafyasının eline düşen çocuklar... 

Hiçbiri geri dönmedi. Devletin kaybettiği yok ettiği çocuklar gibi. Anneleri her yerde onları aradı, her Cumartesi yollara düştüler ve bütün çabalara karşın dönmedi çocuklar.  Çoğunun ne dirisine ne de ölüsüne ulaşamadı anneler. Hep kendilerini suçlarlar. "Ah şöyle yapsaydım çocuğumun başına bunlar gelmezdi, ah böyle yapsaydım çocuğum yanımda kalırdı." Öğretilen fedakarlık cehenneminden bir türlü kurtulamaz anneler, kavrulurlar da kavrulurlar acıyla.

Kimse görmez bunları; devlet ilgilenmez, hükümet ilgilenmez. Ayrımcılığın her türlüsünü körükler. Toplumu ayrıştırmanın uğraşını verir her gün. Toplumu tekleştirmenin, bireyi kullaştırmanın hesabını yapar. Kutlu Doğum Haftaları düzenler laiklik adı altında. İnanç özgürlüğü diye diye, bu ülkenin yüzde doksan dokuzu Müslüman diye diye. Sosyal-hukuk ve laik devlet diye diye, ırkçı ve dinci devletin temellerini sağlamlaştırır. Kuran'dan ayetler okutur bir yandan, öte yandan çocukları öldürür, kalanları hapishanelere doldurur, toplu tecavüzler gerçekleştirir. Yine de ortaya çıkar eşitlikten adaletten, ileri demokrasiden, sosyal adaletten söz eder.  Devlet sosyal, demokratik ve hukuk devletidir. O çığırtkanlıkta, kadınlardan, eşitlikten, adaletten, çocukların geleceğinden söz edilir. Halkan geri yanlarını örgütleye örgütleye. Çocuklar eve dönmeseler de.