- Evin Cezaevi'nde 70 gün tecritte tutulan Şabnam Madadzadeh: “İran’ın işkence zindanlarında akıl almaz dehşetler gördüm, çığlıklar duydum. Tecavüzle tehdit edildim. Kardeşimi gözümün önünde infaz etmekle tehdit ettiler.”
İran’da Mahmud Ahmedinejad’ın başkanlığı döneminde başlayan 2009 öğrenci protesto hareketine katılan bilgisayar bilimleri öğrencisi ve insan hakları aktivisti Şabnam Madadzadeh, Evin Cezaevi’nin 209. bölümünde 70 gün boyunca tecrit hücresinde tutuldu. Dayak, tecavüz tehdidi, kardeşinin gözü önünde işkence ve sahte itiraf baskısıyla geçen 5 yıllık hapis hayatının ardından İsviçre’ye kaçmayı başaran Şabnam Madadzadeh, Daily Mail’e verdiği röportajda İran hapishanelerindeki sistematik vahşeti anlattı.
70 gün boyunca tecritte
Tutuklandığı günün ardından doğrudan Evin Cezaevi’nin istihbarat servisi tarafından kontrol edilen 209. bölümüne götürülen Şabnam Madadzadeh, yaklaşık üç metreye iki metre boyutlarındaki dar bir hücreye konuldu. Hücrede üç battaniye, ince bir halı ve hiç sönmeyen göz kamaştırıcı bir floresan lambadan başka neredeyse hiçbir şey yoktu. Saati ve tüm kişisel eşyaları alındığı için gündüz ile geceyi ayırt edemez hale geldi. “İnsanların çığlıklarını, ağlamalarını, yalvarışlarını duyuyorsunuz. Bazen bu seslerin aile üyeleriniz olduğunu hayal ediyorsunuz. Belki de kardeşinizdir diye düşünüyorsunuz. Sizin duymanızı ve yıkılmanızı istiyorlar” diyen Şabnam, hücrede geçirdiği 70 gün boyunca kapının her an açılma korkusuyla yaşadı. Sorgucular onu döverken “Sana her şeyi yapabiliriz ve kimse sesini duymayacak” diyorlardı.
Her gece idam için gelmelerini bekledi
Gözleri bağlı şekilde duvara döndürülen genç kadın, sopalar, sandalyeler ve kırbaçlarla ağır işkenceye maruz kaldı. Gardiyanlar tecavüzle tehdit ediyor, çığlıklarının kimsenin kulağına ulaşmayacağını alay ederek söylüyorlardı. En ağır travmalardan biri ise erkek kardeşinin sorgusu sırasında yaşandı. Gardiyanlar Şabnam Madadzadeh’in göz bağını çözerek kardeşini gözleri önünde dövdüler ve ikisini de idam etmekle tehdit ettiler. O günden sonra uyumayı bıraktı; her gece idam için gelmelerini bekledi.
Defalarca tecavüze uğradı
Şabnam Madadzadeh, sürekli maruz kaldıkları psikolojik işkencenin dayaklardan daha kötü olduğunu, çünkü erkeklerin rutin olarak ailesinin diğer üyelerini tutuklamak ve işkence etmekle tehdit ettiklerini ifade etti. “Kimsenin nerede olduğumu bilmediğini ve kimsenin bana yardım etmeyeceğini söylediler” diyen Şabnam, diğer mahkumlardan, özellikle dışarıdan görünürlüğü veya siyasi desteği olmayan, sıradan suçlardan tutuklu bulunan kadınların, sorgulamalar sırasında tecavüze uğradıklarını anlatan tekrarlanan ifadeler duyduğunu dile getirdi. Şabnam Madadzadeh'in tanıştığı kadınlardan biri, itirafnameyi imzalayana kadar sorgulamalar sırasında defalarca tecavüze uğramıştı. Şabnam Madadzadeh, "İki çocuk annesiydi. Başlangıçta itiraf etmeyi reddetti, ancak defalarca tecavüze ve işkenceye maruz kaldıktan sonra sonunda itiraf etti”diye ekledi.
Aklını kaybetmemek için
Hücrede kaldığı süre boyunca, kitap, kalem ve kağıttan mahrum bırakıldığı için akıl sağlığını korumak amacıyla egzersiz yapmak, üniversite derslerini zihninde tekrar etmek ve kendi kendine şarkılar söylemek gibi rutinler geliştirdi. Şabnam,
"Zihnimi aktif tutmaya çalıştım. Çünkü eğer orada aklınızı kaybederseniz, her şeyi kaybedersiniz" ifadelerini kullandı. Hücrede daha önce kalan siyasi tutuklu Saeed Masouri’nin adını görünce moral buldu. Kendisi de Fars şairi Hafız’ın bir dizesini duvara kazıdı: “Yeryüzü ve gökyüzü zamanın bu emanetini yerine getiremedi. Oysa ben, yoksul ve huzursuz, böyle bir kaderle yükümlüydüm.”
İşkenceci doktorlar
Beş yıllık cezasının bir bölümünü Karaj’daki Gohardasht ve Varamin’deki Karçak Cezaevi'nde geçiren Şabnam Madadzadeh, buradaki koşulların Evin’den bile daha kötü olduğunu vurguladı. İçilemez su, çürümüş ve yenmez yemekler, ağır yetersiz beslenme ve tıbbi ihmal burada rutin hale gelmişti. “Sizi buraya şımartmak için getirmedik. Sizi buraya işkence etmek için getirdik” diyen doktorlar, mahkumların tedavi taleplerini sistematik olarak reddediyordu. Birçok mahkum bu nedenle hayatını kaybetti.
Şirin Elemhuli ile özgürlük hayali
Hapishanede tanıştığı kadınlar arasında, aynı hücrede kaldıkları süre boyunca en yakın arkadaşlarından biri haline gelen Kürt siyasi tutuklu Şirin Elemhuli de vardı. Şirin Elemhuli hapse girmeden önce eğitimini tamamlayamamıştı, bu yüzden diğer mahkumlar bir araya gelip ona tarih, coğrafya ve diğer dersleri öğretiyorlardı. Şirin Elemhuli, gelecekte sınavlarını geçmeyi umuyordu, ancak idam cezasına çarptırıldığını öğrendi. Şabnam Madadzadeh, "Ona bunun olmayacağını söyledim. Dışarıdaki insanların onun idamını durdurmak için çalışacaklarını söyledim. Gelecek için planlar yaptık, serbest bırakıldıktan sonra seyahat edeceğimizi, Tebriz yakınlarındaki dağlara gideceğimizi ve özgürce yaşayacağımızı hayal ettik. Ayrıca ana dilim olan Türkçe'yi de konuşuyordu, bu yüzden birlikte şarkılar söylerdik” dedi. Bir gece, Şirin Elemhuli için gelen gardiyanlar, dosya evraklarında bir sorun olduğunu iddia ettiler. Şabnam, "Onu aldıktan sonra hapishanenin tüm kapılarını kapattılar. Bir şeylerin ters gittiğini anladık" diye anlattı. O sabah, 9 Mayıs 2010'da, Şirin Elemhuli dört arkadaşıyla birlikte idam edildi.
Değişim İran’ın içinde gelir
Beş yılın sonunda serbest bırakılan Şabnam Madadzadeh, dışarıdaki hayatın da yeni bir hapishane olduğunu fark etti. Sürekli gözetim altında tutuldu. Sonunda İran’dan ayrılarak İsviçre’ye yerleşti. Artık Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası platformlarda İran’daki insan hakları ihlalleri için mücadele veriyor. Şabnam Madadzadeh, İran’daki mevcut gerginlik ortamında iç devrimin hâlâ mümkün olduğunu, halkın örgütlü direnişinin önemini vurguladı. Kimsenin ülkesinin bombalanmasını istemediğini belirtti. Uluslararası topluma ise sadece kınama açıklaması yapmakla yetinmemeleri, ekonomik ve diplomatik somut yaptırımlar uygulamaları çağrısında bulundu “Hükümetler çok daha fazlasını yapabilirler. Büyükelçilikleri kapatabilir ve rejimle olan anlaşmalarını feshedebilirler. Müzakerelere insan hakları konularını da dahil etmeliler. Şu anda idam cezası riski altında olan çok sayıda siyasi tutuklu var. Bazıları çok genç. İsimlerini bile bilmiyoruz. İnsanlardan bu konular hakkında konuşmalarını ve farkındalık yaratmalarını rica ediyorum, çünkü bu hayat kurtarmaya yardımcı olabilir.” HABER MERKEZİ