İsviçre’nin Cenevre kentinde 1 Şubat’ta başlayan ‘Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü’ uzun yürüyüşünde eylemciler, dün Fransa topraklarına girdi. 310 kilometre yol katederek önceki gün İsviçre’nin Basel kentine ulaşan eylemciler, bu kentteki miting ve kendileri onuruna verilen şölenden sonra dün St.Louis sınır kapısından Fransa’ya geçti.
Yoğun güvenliğin alındığı sınır kapısında eylemciler kısa bir görüşmeden sonra kontrol edilmeden Fransız topraklarına geçti. Bu esnada bir grup Kürdistanlı eylemcileri karşıladı. 200 sanatçı, aydın, yazar, Kürt ve Türkiyeli kurum temsilcisinden oluşan eylemciler eksi 9 derecede St.Louis’ten Strasbourg istikametine doğru harekete geçti.
St.Louis’ten 20 kilometre uzaklıktaki Blotzheim köyünde öyle yemeği için ara veren yürüyüşçüler, bir saat moladan sonra 12 kilometre uzaklıktaki Sires kasabasına doğru harekete geçti. Geceyi Sires’te geçiren yürüyüşçüler bu sabah Mulhouse’a doğru yollarına devam edecek. Üç polis ve belediyeye ait bir aracın takip ettiği yürüyüşçülere güzergah boyunca ilgi oldukça fazlaydı.

Paris Komünü benzetmesi

Güzergahta eylemciler bir Fransız doktorun ilginç yorumu ile karşılaştı. Dr. Martin Francoius, yürüyüşün 141 yıl önceki Paris Komününe benzeterek „ancak siz yapabilirsiniz“ dedi. 
Öte yandan yürüyüşçüler için önceki akşam saatlerinde Basel kentinde bir şölen yapılmıştı. Mitingten sonra yapılan şölene çok sayıda Kürdistanlı katıldı. Basel Halk Meclisi ve İsviçre Kürt Dernekleri Federasyonu’nun (FEKAR) birlikte organize ettiği şölene bin 500 Kürdistanlı katıldı. Şenlikte, tertip komitesi adına İsmet Kem, uzun yürüyüş hakkında bilgi verdi. Şölenin kültür programında ise Koma Berxwedan Grubu’nun sanatçıları sahne aldı. Yine Ozan ve Amele’nin skeçleri ile hem yürüyüşçüler hem de şölene katılan Kürdistanlılar neşeli anlar geçirdi. Ardından sinevizyon gösterimi sırasında sık sık sloganlar atıldı.

Beni etkileyen annelerin iradesidir

Reşan Yıldırım - Duisburg: 10 gündür yollardayız ve daha devam edeceğiz. Bu yürüyüşte beni en çok etkileyen annelerimizin iradesidir. Annelerimizin yanında keşke sayımız kırk değil de yüz olsaydı. Ama tüm zorluklara rağmen kadın temsilini ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Şu an burada bu yürüyüşte olmayan veya katılamayan özellikle kadın arkadaşlarımızı Strasbourg’a çağırıyorum. Strasbourg bence bir kadın mitingine sahne olmalıdır. Çünkü özgürlük mücadelesinde en çok kadın kimlik sahibi oluyor. Bu kimliği ve iradeyi bize sağlayan Önder Apo’yu bu kara günde çekip almalıyız.


Genç kadınlar mutlaka Strasbourg’da olmalı


Zerin Van - Zürich: Yürüyüşümüzün siyasi irademizin kırılmak istendiği bir döneme rastlaması açısında çok önemli ve ben bu yürüyüşü direniş yürüyüşü olarak adlandırmak istiyorum. Özellikle kadınlarımızın yürüyüşte gösterdikleri irade  ve direniş bizim Önder Apo ile sözleştiğimizin somut bir ifadesidir. Bu mücadelede kadın olmak ve direnmek, gerçekten bir şanstır bizim için. Özellikle genç kadın arkadaşlarımın Strasbourg’ta olmasını bekliyorum. Kürdistanlılar bu çağrıları önemsemeli ve cevap olmalıdırlar.


Eylemimiz Strasbourg’da zirve yapmalı


Elif Demirtok - Basel Kadın Meclisi üyesi: Bizim hizmetlerimiz onların özgürlük yürüyüşünün yanında çok anlam ifade etmez olsa olsa bizi onurlandırır. Onlarla birlikte yürüyerek empati kurmaya çalıştım. Gerçekte çok zorlu ama bir o kadar onurlu bir duruş sergiliyorlar. Yürüyüşçülerimizin geçtiği her alanda insanlarımız tüm imkanlarını onlar için seferber etmelidirler. Onlara vereceğimiz en güzel hediye ise ayın 18’inde Strasbourg’ta olmamızdır. Bu yürüyüş, orada bir zirve yapmalıdır. Bunu gerçekleştireceğimize inanarak tüm yurtseverlerin Strasbourg’ta olmaları çağrısında bulunuyorum.


Özgürlük yürüyüşünü biz de destekliyoruz

Hüseyin Avgan - DİDF Genel Başkanı: 15 Şubat Uluslararası komplusunun yeniden derinleştirildiği bir dönemde, özgürlük yürüyüşçülerinin başlattığı  bu yürüyüşü bizler de destekliyoruz. Onlarla beraber olduğumuzu belirtmek istiyorum. Ayın 18’inde Strasbourg’ta yapılacak olan mitinge dayanışma amacıyla bizler de katılacağız. Başta Abdullah Öcalan olmak üzere bütün tutsakların serbest bırakılması talebiyle Kürt dostlarını, devrimci, demokrat ve sosyalist kesimleri Fransa’nın Strasbourg şehrine davet ediyoruz.


Özgürlüğe kavuşmak için yürüyoruz


Cemil Kılıç:
Ben Başkan Apo’nun özgürlüğü başta olmak üzere Kürtlerin onurlu mücadelesinin özgürlüğe kavuşması için yürüyorum. Bunda da güç alıyorum. Dünyanın hiçbir halkına ve önderliğine karşı bu kadar orantısız ve çirkin bir savaş yürütülmemiştir. Onlar çirkinleştikçe, onlar zulümde medet bekledikçe inanın ki biz Kürtler bir o kadar öfkeleniyor ve mücadelemize sarılıyoruz. Onurlu bir bireyin bunun dışında başka bir çıkışı yok. Strasbourg yürüyüşü için halkımız seferber olmalıdır. Yediden yetmişine kadar herkes Strasbourg’da  olmalıdır. 


ALİ ONGAN- ST.LOUIS