
Kadın soykırıma dikkat çekmek ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilmesi amacıyla başlatılan iki ayrı kampanyaya ilişkin konuşan Gülcihan Şimşek ve Dilan Dirayet Taşdemir,, Eylül ayında sokağa inerek, OHAL koşullarında örgütlü mücadeleyi yükselteceklerini ifade etti.
Özgür Kadın Hareketi (TJA), 3 Ağustos’ta Êlîh’te “Kadın soykırımını durduracağız, yaşamı özgürleştireceğiz” kampanyasının ardından, 19 Ağustos’ta İstanbul’da, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için, "Tecrit kaybedecek, özgürlük kazanacak" kampanyasının startını verdi.
Direniş büyütülecek
TJA aktivisti Gülcihan Şimşek, Ortadoğu’da süren savaşın 3 Ağustos’ta bir kırıma dönüştüğünü söyleyerek, DAİŞ’in Şengal’de kaçırdığı ve katlettiği kadınları hatırlattı. Şimşek, kampanyaya Êlîh’te start vermelerinin nedeninin ise bu kentte kadına dönük ciddi saldırılar ve kırım olduğunu ifade etti.
Hayatın her alanında kadınları köleleştirmeye dönük saldırıların arttığına işaret eden Şimşek, kampanya ile kadın mücadelesi ve direnişini geliştireceklerini ifade etti.
Türkiye ve Kürdistan illerinde
Şimşek, kampanyaların Türkiye ve Kürdistan illerinde yürütüleceğini söyleyerek, Öcalan üzerindeki tecride, kadın iradesine yönelik saldırılara, OHAL’e ve KHK’lere karşı alanlarda olacaklarını dile getirdi. Yapacakları eylem ve etkinliklerin önümüzdeki günlerde başlayacağı bilgisini veren Şimşek, nöbet eylemleri, toplantılar, panel, seminer ve büyük mitingler gerçekleştireceklerini aktardı.
Hedef tecridin kaldırılması
Şimşek, Öcalan üzerindeki tecridin aynı zamanda kadınlara yönelik olduğunu dile getirerek, kampanyaların Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, özgürlüğüne kavuşmasını hedeflediğini aktardı. Kampanyaları sokaklarda kadınlarla örgütleyeceklerini söyleyen Şimşek, “Özgürlüklerimizin kısıtlandığı sokaklardan OHAL’i tanımadığımızı bir kez daha haykıracağız. Bütün kadınları kampanyalar etrafında kenetlenmeye, mücadeleyi yükseltmeye çağırıyorum” diye konuştu.
Takvimsel eylemler olacak
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir de "Taciz, tecavüz, çocuk istismarı ve kadın bedeni üzerinde geliştirilen politikaların teşhiri ve durdurulması için kampanya başlattık" diyerek, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü'ne kadar somut takvimsel eylem kararı aldıklarını aktardı.
Kadınlara ve kadın kazanımlarına karşı yürütülen politikaları durdurabilecek güçte olduklarını belirten Taşdemir, yeni dönemde etkin bir kampanya yürüteceklerini ifade etti. Taşdemir, "Bu kez daha özgün kadın sorunlarına, toplumsal sorunlara odaklanan, kadınların öncülüğünde, kadınların açığa çıkan itirazlarıyla şekillenen bir eylem hattı olacak. Bu kampanyamızın bir şiarı olacak ve bu şiar doğrultusunda somut takvimsel eylemler olacak" diye konuştu.
Faşizme karşı en iyi dinamizm gücü kadınlar
Kadınların şiddete karşı mücadelede, kendi özgürlüklerini koruma ve direnme sürecinin yeni olmadığının altını çizen Taşdemir, her dönemde kadınların mücadele ederek ve bedeller ödeyerek elde ettikleri kazanımlarına ve özgürlüklerine yönelik saldırılar karşısında, kadınların güçlü ses çıkarma ve bir refleks verme gerekliliğinin açığa çıktığını belirtti.
Savaşlarda, toplumsal ayaklanmalarda kadınların ezilen, gasp edilen, ganimet olarak sistematik eril yaklaşımlarla karşı karşıya kalmasının bugüne kadar alışılagelmiş bir algı olduğunu belirten Taşdemir, Rojava'da kadınlar öncülüğünde yürütülen mücadelenin bu algıyı kırdığını hatırlattı. Taşdemir, "Özellikle bugün Ortadoğu'da, Kürdistan'da ve Türkiye'de tüm bu faşizan politikalar karşısında en iyi dinamizmin gücü oluşturan kadınlardır. Örneğin Rojava Devrimi'ne dönüp baktığımızda en fazla öncülüğünü eden, yeniden toplumsal sözleşmeyi eşitlik temelinde kuran toplumun sadece kadın kimliğinin özgürleşmesi bağlamında değil, aslında bir bütünen toplumun değişmesi dönüşmesi ve tam eşitliğin sağlanması anlamında ciddi bir mücadele var" diyerek, hem coğrafya açısından hem de Türkiye kadın hareketi açısından böyle bir farkındalığın oluştuğunu belirtti.
DİHABER/AMED-ANKARA