
Tapulu arazileri 21 yıldır kullanılıyor
Tapulu arazilerinin hiçbir karşılık olmaksızın 21 yıl boyunca işlendiğini belirten Nedim Erkiş, "Beşiri ilçesine bağlı Kelhok köyümüzü ve bunun içinde tapulu ev ile arazilerimizi emanet olarak köyün ve bölgenin ileri gelenlerine teslim edip ayrıldık. Döndüğümüz zaman bize ev ile topraklarımız aynen verilecekti. Türkiye'de mevcut hükümetin iyi şartlar oluşturması ile birlikte Avrupa'da bulunan ailelerimizle geri dönmeye karar verdik. Onun için gelip köyümüzü emanet ettiğimiz kişilerle ve ileri gelenleriyle konuştuk. Önce bize gelebileceğimizi söylediler. Dönüş hazırlığı yaptığımız dönemde, verilen sözlerinden caydılar. Biz de haklarımızı hukuki boyutuyla arayacağımızı söyledik. Davamızın ilk duruşması 2013 yılının Şubat ayında gerçekleşti. 2. duruşma ise bugün görülecek. Biz işin hukuki boyutlara gitmesini istemezdik. Ancak emanetimiz bize geri verilmeyince, bize de başka çare bırakılmadı" diye konuştu.
'Dayatmaya rağmen korucu olmadık'
1992 yılında devletin koruculuk dayatması ile karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Erkiş, "Din hanemize bile X-0 ya da boş geçiliyordu. Hukuksal haklarımız ve can güvenliğimiz o dönemlerde hiçbir zaman olmadı. Halkın bizim üzerimizde ciddi anlamda psikolojik bir savaşı vardı. Devletin bize uygun gördüğü koruculuk sistemini ret ettiğimiz için köylerimizi boşaltmak zorunda kaldık. 80'li yıllarda Türkiye'de 50 bin civarında Êzîdî vatandaşı var iken, bu sayı şimdi 500'ün altında bulunuyor" dedi. Hiçbir zaman topraklarından kopmadıklarını ve yaşamını yitirenlerin cenazelerini yine köylerinde defnettiklerini dile getiren Erkiş, artık öldüklerinde değil, sağ iken topraklarına geri dönme imkanı yaratılması gerektiğini dile getirdi.
'Êzîdîlerle görüşülmelidir'
30 yıldan bu yana bu coğrafyada yaşanan çatışmalara ve yeni döneme dikkat çeken Erkiş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı çözüm müzakerelerine de destek verdiklerini belirterek, "Êzîdî halkı barış sürecinin ciddi bir parçasıdır. Sayın Abdullah Öcalan'ın başlattığı süreci destekliyoruz. Sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Barış sürecinin önemli bir parçasıyız. 'Güneydoğu Bölgesi' Akil İnsan Heyeti bizleri ziyaret etmelidirler. Köylerimizi ziyaret edip, sorunlarımızı çözmelidirler. Bizim haklarımızı korumalı ve bize sahip çıkmaları gerekir. BDP Mardin Milletvekili Ahmet Türk, Diyarbakır'da yapılan Êzîdî Konferansı'nda bizden özür dileyerek, erdemliğini gösterdi. Bu bizler için önemli bir adımdır. 'Güneydoğu' Akil İnsanlar Grubu Batman'da, Mardin ve ilçelerinde, Diyarbakır ve ilçelerinde, Urfa bölgesinde yaşayan Êzîdîlerle birebir görüşmelidir. Barış sürecinde rolümüz olmalıdır. Avrupa'daki Êzîdî toplumumuz topraklarına geri dönmek için sabırsızlıkla bekliyorlar" diye konuştu.
BİLAL GÜLDEM / DİHA/ÊLÎH