
Êzîdî akademisyenler, Almanya’nın Bielefeld Belediyesi’nin toplantı salonunda sorunlarını tartışmak için biraraya geldi. Konferansa, Avrupa’nın değişik ülkeleri, Kürdistan ve Kafkasya’dan akademisyenler katıldı. Açılış konuşmasını yapan gazeteci Aysel Avesta, „Burada Êzîdîlerin sorunlarını tartışmak ve analiz etmek amacıyla bir araya geldik. Bu konferans hiçbir siyasi harekete veya kuruma bağlı olmadan yapılıyor. Dünyada bulunan tüm Êzîdî akademisyenlere ulaşmaya çalıştık“ dedi. Cumartesi ve pazar günü yapılan konferans bünyesinde, Êzîdîlerin tarihi, inançları, Êzîdî dininde reform, entegrasyon, evlilikler ve anadilde eğitim gibi konuların ele alındığı sempozyum ve panel düzenlendi.
Konferansa damgasını vuran konular arasında anadilde eğitimi vardı. Konuşmalarda, Almanya’da entegrasyon adı altında yapılan asimilasyon politikasına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Almanya’da Êzîdî dininin resmi olarak tanınması, okullarda Êzîdî inancı dersinin verilmesi ve Avrupa’da Êzîdîlerin demokratik bir çatıda buluşması konuları yer aldı.
Entegrasyon için anadil eğitiminin şart olduğuna vurgu yapılan oturumda, Alman RTL kanalında çalışan gazeteci Düzen Tekkal, „Ailelerimiz özellikle babalarımız, kız çocuklarına namus çerçevesinde güvenmiyor. Halen o eski anlayış var. Kız çocuğu tek başına uzaklara gidemez, yapamaz, edemez, okuyamaz“ şeklinde eleştiri yaptı. Tekkal’ın konuşması uzun süre alkış aldı.
Değerlendirmelerde, Êzîdî toplumunda kadının rolünü oynaması gerektiğine vurgu yapıldı.
‘Êzîdîler Kürt değil’ tartışma yarattı
En hararetli tartışmalar, ‘Bağdat ve Hewlêr Arasında Êzîdîler’ adlı pazar günü yapılan sempozyumda oldu. Panelin moderatörlüğünü sosyolog Hosheng Broka yaptı. Sempozyumda Irak ve Güney Kürdistan Hükümeti’nin Êzîdîlerin haklarını koruyacak yasaları olmadığına dair vurgular yapıldı. Şengal’den katılan siyasetçi Waad Hamad Matto’nun „Êzîdîlerin Kürt olmadığı„ yönündeki tezi bir anda salonda tansiyonu yükseltti. Matto’nun Êzîdîlerin kendine ait alfabesi, dili, vatanları olduğunu, Kürt olduklarına ilişkin bilimsel kanıtların olmadığını iddia etmesi üzerine platform Matto’ dan bunu ispat etmesini istedi. Konuşmacılar, „Böylesi konferanslarda farklı düşüncelerin ortaya çıkmasına saygı duyuyoruz. Biz Êzîdîler Kürt kimliğimizle büyüdük. Dilimiz, kültürümüzle Kürt’üz ve Êzîdîler de sadece Şengal’de yaşamıyor“ dedi.
Konferansta Êzîdî dininin de kendini reforma tabi tutması, aksi halde deforme olacağı yönünde görüşler belirtildi.
Konferans kararları
- Kürtçe eğitim ve öğretime önem verilmesi,
- Kadının toplum içindeki rolünün yeniden tarif edilmesi,
- Gençliğin kendi kültürü, tarihi ve toplumuyla ilgili bilgilenmesi,
- Almanya’da Êzîdî inancının tanınması ve okullarda din ders olarak okutulması için çalışmaların yapıması,
- Almanya’da tüm Êzîdîler için bir inanç merkezinin açılması,
- Dünyadaki Êzîdî akademisyenlere ulaşılarak, kurumlaşmaya gidilmesi ve akademik çalışmaların başlatılması...
MURAT MANG