• Êzîdîlere dönük soykırım saldırısının sebebi ve hedefinin birden çok nedeni olsa da asıl nedenin çıkar politikaları olduğudur. Dolayısıyla 73. fermanda iktidar İslam görüntüdür. Asıl sorumlular milliyetçi, soykırımcı zihniyetteki kapitalist emperyalist güçlerdir. 

CİHAN EREN

Tüm halk ve inanç gurupları, günümüz siyasal sisteminden kaynaklı büyük sorunlarla yüz yüzedir.  Ancak Êzîdîler için tehlike varlık-yokluk boyutundadır.

Êzîdîler, KDP’nin 3 Ağustos 2014’de DAİŞ soykırımına terk etmesinde de görüldüğü gibi sadece kapitalist çıkar hesabı içindeki güçlerin değil, ait olduğu halkın egemenlerince de tehdit edilmektedir. İkincisi; Êzîdîler Irak vatandaşı olmalarına rağmen bu devletçe de iktidar hesaplarına kurban edilmek istenmektedir.

Êzîdî katliamlarının tümüne yakınını iktidar İslam zihniyetindeki Arap ve Türk egemenleri yapmıştır. Bu katliamların bazılarına Arap ve Türk devletleriyle işbirliği içindeki Kürt egemenleri de katılmıştır. DAİŞ eliyle yapılan katliamda da bu zihniyetteki güçlerin ortaklığı söz konusudur; Irak on binlerce askerini çekerek Êzîdîleri DAİŞ’e teslim etti; DAİŞ saldırısında KDP politikası, ‘daha çok Êzîdî nasıl öldürülür, Şengal Êzîdîlerden nasıl temizlenir’ sonucuna yol açtı; DAİŞ’in savaş stratejisini, taktiklerini ve hedef sıralamasını Musul konsolosluğu aracılığıyla Türk devleti belirledi. Bu bir iddia olmanın ötesine geçmiş bir görüştür. Çünkü DAİŞ’e örgüt hakkı tanıyan fetvayı veren el-Kaide yöneticileri, DAİŞ’e Kürtleri ilk hedef yapmaması gerektiğini söyledik dediler. Daha da önemlisi, ele geçen DAİŞ sorumlularının ‘Şam yerine ilkin Kürtlere saldırmamızı Erdoğan istedi’ demesidir. Her birinin farklı çıkarları olsa da 73. fermanda Irak, Türkiye ve KDP böyle ortaklaştılar.

İktidar İslam, ulus devlet döneminde basit bir kullanım aracı seviyesindedir. Dolayısıyla İslam'ı kullanarak yeni ve daha büyük çıkarlar elde etmek zordur. Başka bir ifadeyle bu yolla yeni alanlar fethetmenin, toplulukları asimile etmenin masrafı kazancıdan çoktur. Bu nedenle 73. Fermanı sadece az sayıda kalmış Êzîdîlerin İslamlaştırılması ya da topraklarından göçertilmesi sebebine bağlamak çok dar bir yaklaşım olur. Soykırım gibi büyük ve herkes için tehlikeli bir saldırıyı ‘İslam için, İslam adına’ yapmanın zemini kalmamış gibidir. Bu yüz yılda Türk egemenleri gibi soykırımda ustalaşmış bir güç bile İslam için böyle bir eyleme kalkışmayı göze alamaz. Demek istediğimiz, Êzîdîlere dönük soykırım saldırısının sebebi ve hedefinin birden çok nedeni olsa da asıl nedenin çıkar politikaları olduğudur. Dolayısıyla 73. fermanda iktidar İslam görüntüdür. Asıl sorumlular milliyetçi, soykırımcı zihniyetteki kapitalist emperyalist güçlerdir.

73. Fermanla hedeflenin ne olduğunu DAİŞ saldırısı kadar Trump yönetiminin (daha doğrusu ABD’nin) ‘Şengal sorununu Irak, Kürt bölgesel yönetimi ve Türkiye birlikte çözmelidir’ demecinde ve 9 Ekim 2020 tarihinde Türkiye’nin gözlemci, KDP-Irak devletinin taraf olduğu anlaşmada aramak daha doğru olur. Katliamın azmettireni de gerçek fail de söz konusu açıklamayı ve anlaşmayı yapanların içindedir.

ABD küresel sermaye temsilcisi olarak, geçmiş fermanlarda iktidar İslam'ın oynadığı rolü bu anlaşmaya onay vererek oynamak istemektedir. Kapitalist sistem temsilcisi Almanya, Fransa ve İngiltere’nin, ABD’nin söylediklerine çözüm adı altında destek vermesi, hem 73. Fermanın arkasındaki aklı ve çıkar ilişkilerini hem de bu anlaşmayla amaçlananı çok net bir biçimde ortaya koymuştur. Bu tespitler doğru değilse aşağıdaki sorulara nasıl cevaplar verilebilir;

Bu güçler, 73 defa fiziki soykırıma maruz kalmış, topraklarından göçertilmiş, herkesin ve kesimin destek vermesi gereken Êzîdîlerin Irak’ın bütünlüğü içinde kendini yönetmesine, inancını yaşamasına neden karşı çıkıyorlar? Bu devletler, Êzîdîlerin Irak anayasasına ters düşmeyen taleplerine neden karşı çıkıyorlar? Geçmişte İslam halifelerinin katliam fetvalarının yerini bu güçlerin politikası almamışsa, bunlar Êzîdîleri neden ve niçin 73. fermanda dolaylı da olsa rol almış Türkiye, Irak ve KDP’ye teslim etmeye çözüm diyorlar? Bu devletler Êzîdîleri bölge politikalarına kurban etmek istemiyorsa, neden 3 Ağustos 2014 Êzîdî katliamında rol oynayanları yargılamak yerine ödüllendirmek istiyorlar? Başta Almanya olmak üzere bu ülkeler Êzîdîlere uygulananı neden soykırım olarak tanımıyorlar? Erdoğan'ın uçaklarla Êzîdîleri bombalamasına neden ve niçin sessiz kalıyorlar?

Demek ki 9 Ekim 2020 anlaşmasına yeni bir ferman saldırısı demek sadece bir siyasi tespit ya da öngörüde bulunmak değildir. Çıkar politikalarına kurban edilmek istenen Êzîdîleri yeni bir katliam planına karşı korumaktır. Dolayısıyla bu tespit, 3 Ağustos saldırısında perde arkasındakilerin sahneye indiklerini söylemekte ve tehlikenin daha büyük olduğunu anlamamızı istemektedir. Irak-KDP-TC anlaşması, DAİŞ eliyle yapılmak isteneni devlet, parti, diplomasi, anlaşma adı altında yeniden planlayarak tamamlamak istenmektedir. KDP-Irak-TC anlaşması, Êzîdîlerin yeni yılla varlıkları ciddi bir tehlike altında girmesine yol açmıştır. Bu nedenle Êzîdîler gerektiğinde silahlısı da dahil her türlü yöntemle direnmek zorundadır.

Êzîdîler 3 Ağustos 2014’de başlayan ve sürdürülmek istenen fermana karşı, Kürdistan özgürlük mücadelesi çizgisinde direniyor. Bu direniş Êzîdîlere, halklar ve Papa’nın yeni yıl konuşmasında da tanık olduğumuz gibi inançlar arasında büyük bir meşruiyet kazandırmıştır. Bu meşruiyet, Êzîdîlere kazandıracak en etkili silahtır. İkincisi; PKK çizgisindeki mücadele yöntemi, Arap halkından önemli bir kesime, Êzîdîlere iktidar İslamcı Arap egemen aklıyla bakmanın yanlışlığını göstermiştir. 73. Fermana karşı direnişte de gördüğümüz gibi artık yabancı güçlerin askeri olup Êzîdîlere saldıran Kürtler yerine, Êzîdîler için canını veren demokratik yurtsever Kürtler vardır.

Êzîdîlerin ve Êzîdîliğin geleceğini özgürlükçü Kürt çizgisindeki direnişi belirleyecektir. Buna Kürt yurtseverliğinin Êzîdîlerle birlikte direnmesi, Êzîdîlerin kazandığı meşruiyet ve komşuları Arap halkındaki değişim de eklenmiştir. Demek ki Êzîdîler birlik içinde mücadelelerini yükselterek sürdürmeye devam ederlerse daha şimdiden 2021 yılını kazandı diyebiliriz.