Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ), Şengal Diyaspora Meclisi (MŞD) ve yürüyüşe destek veren Şengal’e Otonomi İnisiyatifi, Êzîdîlerin, Kürdistan’ın bir parçası olarak kendileri yönetme ve savunma hakkına saygı duyan herkesi destek vermeye davet etti.

Almanya’nın Hannover kentinde 21 Kasım’da yapılacak yürüyüş hakkında bilgi veren Êzîdî Dernekleri Federasyonu (FKÊ) Eşbaşkanı Yılmaz Günay, “Cumartesi yapılacak olan yürüyüşün iki temel amacı var. Biri Şengal’e özerklik, diğeri ise Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) savunma gücü olarak kabul edilmesidir. Tüm Êzîdî halkımızı ve yurtsever, demokrat dostlarımızı da Hannover’de saat 10.00’da başlayacak olan yürüyüşe davet ediyoruz” dedi.


YBŞ’nin tanınmasını istiyoruz

Şengal Diaspora Meclisi (MŞD) Sözcüsü Fikret İgrek ise şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi DAİŞ tarafından 3 Ağustos 2014’te saldırı düzenlendiğinde binlerce insanımız katledildi ve esir alınıp satıldı. İnsanlık dışı muamelelere maruz kaldı insanlarımız. Bir yıldan fazla mücadele verildi. Dağların eteklerinde yaşayan insanlarımız bizim özgürlük savaşçılarımız ile büyük bir mücadele verdi. Bu mücadelenin neticesinde 13 Kasım’da Şengal tamamen özgürleştirildi. Şu anda o özgürleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 14 Ocak’ta Şengal’de Êzîdî Meclisi kurulmuştu. 15 Mart’ta Şengal Diaspora Meclisi Almanya’da kuruldu. Meclisin amacı, Şengal’in özerklik ilanı ve YBŞ’nin uluslararası kamuoyunda bir savunma gücü olarak tanınmasını sağlamak. Onun için 21 Kasım Cumartesi günü Hannover’de Şengal’in statüsünün tanınması ve YBŞ’nin  uluslararası kamuoyunda bir savunma gücü olarak tanınmasını sağlamak için yürüyüş düzenleyeceğiz.” 


‘Barzani’nin açıklamasına katılmıyoruz’

Fikret İgrek, Şengal’in özgürleştirilmesinden sonra Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin açıklamalarına ilşkin ise “Barzani’nin yaptığı açıklamaya katılmıyoruz. 3 Ağustos 2014’te Şengal’de bulunan 11 bin kişilik pêşmerge gücü, halkımızı katliamla yüzyüze bırakıp gitmişti. O tarihten sonra özgürlük savaşçıları (HPG, YPG, YPJ, YJA-STAR ve YBŞ) dışında kimse DAİŞ’e kaarşı müdahalede bulunmadı. Barzani’nin şöyle bir isteği vardı, ‘Biz Şengal’i birlikte özgürleştireceğiz fakat sonradan siz buradan gideceksiniz’. 7-8 Kasım tarihinden itibaren Rojava yolu Pêşmerge güçleri tarafından kapatılmıştı. Özellikle özgürlük savaşçıları, bu operasyona katkı sağlayıp özgürleştirdi. Barzani’nin açıklamalarına ne buradaki ne de Şengal’de yaşayan halkımız katılıyor” dedi.  


HPG yoksa güvence de yoktur

İgrek, şöyle devam etti: “Êzîdî halkı HPG’yi sigorta olarak görüyor. Çünkü HPG gelmeden bizi katliamla yüz yüze bıraktılar. HPG, bizi burada koruyup sahip çıktı ve mücadele verdi. Şengal toprakları, HPG ordusunun dedelerinin topraklarıdır ve burada kalmaya da hakları vardır. Bu topraklar burada yaşayan hakın tapulu malıdır, Barzani’nin değil. Herkesin buna saygı duyması gerekiyor. Halkımız diyor ki; HPG burada olmazsa buradan çıkarsa bizim burada güvencemiz ve yaşama şansımız yoktur.” 

Fikret İgrek son olarak da “Şengal Diyaspora Meclisi (MŞD), Êzîdî Dernekleri Federasyonu(FKÊ) ve Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) olarak 21 Kasım cumartesi günü Hannover’de yapacağımız Şengal’e özerklik ve YBŞ’ye statü yürüyüşüne, herkesi davet ediyoruz” dedi.  


Şengal yeniden inşaa edilmeli

Şengal’e Otonomi İnisiyatifi Sözcüsü Aslan Kızılhan ise Şengal’in birlikte savunulması gerektiğini belirterek, “Talebimiz, Şengal’de birlikte cephenin kurulması, savunulması ve Êzîdîlerin otonomi hakkının kabul edilmesidir. Yüzbinlerce insanımız oradan mülteci olarak kamplara kaçıp çok kötü şartlar altında yaşamaktadır. Onların geri dönmesi için Şengal’in yeniden inşa edilmesi en önemli noktadır. Bunu yapabilmemiz için bizim kendi aramızda anlaşmamız gerekir. Yoksa dış güçlerden birşey istememiz daha zor olur” uyarısında bulundu. 


Güvenmiyoruz, halkımız da güvenmiyor

Kızılhan özerkliğin neden gerekli olduğu konusunda şunları belirtti: “Şengal’de Êzîdîlere destek olan ve dostluk yapan güçler ile birlikte savunulması gerekiyor. Ayrıca, Şengal’in Êzîdîler tarafından yeniden kurulması gerekiyor. Çünkü geçmişte başımıza gelen olaylar sonrası bazı güçlere artık güvenimiz kalmadı. Güvenmiyoruz, halkımız da güvenmiyor. Eğer Êzîdîler kendileri Şengal’i yönetmiyorsa kamplarda kalan insanlarımız Şengal’e dönmeyecekler. Tam tersine yurtdışına çıkmaya devam edecekler. Adı ne olursa, orada kurulacak güçlerin Êzîdîler tarafından kurulması gerekiyor. Kürdistanlı yurtsever güçlerin bu konuda yardım edip savunması gerekiyor. Uluslararası kamuoyundan taleplerimiz, sadece Êzîdîler için değil, tüm Ortadoğu’ya çözüm bulmalarıdır. Bu çözüm içinde bizim de olmamız gerekiyor. Uluslararası kamuoyu sorunumuzu çözecek güçtedir. Tüm demokrat, yurtsever, devrimci kitleyi Kürdistan’daki Êzîdî, Alevi ve Hıristiyan olsun tüm azınlıkları yürüyüşümüze destek olmaya çağırıyoruz. Êzîdîleri de, kendi halkına ve haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.”


 HABER MERKEZİ