
IŞİD katliamları nedeniyle Şengal'den göç eden ailelerin bir bölümü Kuzey Kürdistan'da kalırken, bir bölümü de Türkiye metropollerine yerleşti. Şimdiye kadar, İç Anadolu'ya gelen binden fazla mülteci, Ankara'nın yanı sıra BM'nin de yönlendirmesiyle Kırşehir, Isparta, Karaman, Amasya, Nevşehir gibi iç anadolu illerine dağıldı. Ailelerin bir kısmı karşılaştıkları milliyetçi ve ırkçı tutumlar nedeniyle Kürdistan'da kurulan çadır kentlere dönerken, bir kısmı ise İç Anadolu'da yaşam savaşı veriyor. Ankara'nın Altındağ İlçesi'nde 350 kişiden oluşan yaklaşık 50 Êzîdî aile bulunuyor. Ailelerin sorunlarının başında, oturdukları evlere vermek zorunda kaldıkları fahiş kira fiyatları, yaşadıkları alanlarda çevredekiler tarafından kendilere karşı oluşan tahammülsüzlük ve sağlık sorunları geliyor.
Asimilasyon uygulamaları
Êzîdîleri Müslümanlaştırma faaliyetlerinin de yaşandığı Altındağ'da, Tek Yürek Yardım Derneği'nden gıda yardım aldıktan sonra, kendilere Kuran okutma baskısı yapılan 6 Êzîdî aile, Silopi'ye giderek belediye tarafından kurulan kampa yerleşti. Savaş bölgesinden göçtükten sonra ilk olarak Aksaray'a yerleşen 50 nüfuslu Hesen Ado ailesi de, Aksaray'da kendilerine yöneltilen Müslüman olma "teklif"lerinden kaynaklı Mardin'e göç etti.
İstismarcılar devrede
Çevrede yaşayan ve Arap kökenli oldukları iddia edilen simsarlar, Türkçe bilmeyen Êzîdîlerin zor durumlarını istismar ediyor. Ev sahiplerine aracılık yapan simsarlar, ev başına ilk ay kirası için 2 bin ile 3 bin arası bir komisyon alıyor. Örnek semtinde, bir apartmanın beşinci katını tutan Nizam ailesi, evlerinde 20'den fazla nüfusla 2 aile barındırıyor. Ev tutmak için ilk ay simsarlara 3 bin TL veren Nizam ailesi, ikinci ay için ise, normal koşullarda 300-400 TL kira ücreti olan evlere 400-500 dolar arası bir paranın ev sahipleri tarafından istendiğini belirtiyor. Bu kadar fahiş fiyatları vermekten başka çarelerinin olmadığını belirten aileler, ev tutmak için kime gitseler kendilerinden kira ücreti olarak bu fiyatları istediklerini belirtiyor.
Komşular taciz ediyor
Barınmak için tüm bu fahiş fiyatları ödemek zorunda kalan aileler aynı zamanda komşuları tarafından sürekli taciz ediliyor. Ev içinde yüksek sesle bile konuşmaya çekindiklerini belirten aile büyüklerinden Xwêdêda Nizam, "Biz yabancı olduğumuz için burada bir hukuk adalet yok. Evimizde yürüsek bile, yukarı çıkıp hemen bize bağırıp, uyarıyorlar. Televizyonu bile açamıyoruz, korkuyoruz. Sesimizden rahatsız oluyorlarmış" diyor. Ailelerin sağlık sorunları için kendilerine yardıma gelen doktorların bile çevredekilerin tacizine mağruz kaldığını belirten Êzîdî aileler, "Varın durumumuzu siz düşünün" diyor.
Bulaşıcı hastalıklar artıyor
Altındağ'daki sağlıksız ve kötü koşullardaki yaşamlarından dolayı özellikle Êzîdî çocuklar birçok bulaşıcı hastalığına yakalanıyor. Bu hastalıkların başında kanlı dizanteri gelirken, hastalığın kökeninde musluk suyundan içilen su ve hijyenik olmayan yiyeceklerin tüketilmesi yatıyor. Çocuklarını yakınlarda hizmet veren Sami Ulus Çocuk Hastanesi'ne götüren ailelerden, sadece muayene olabilmek için 500 TL ödemeleri istenirken, tahlil, röntgen gibi hizmetlerden de ayrı ücret alınıyor.
‘Eşimi YPG'liler kurtardı’
Bir çok yakınlarını savaş bölgesinde bırakmak zorunda kalan aileler, hala savaş psikolojisinin içerisindeyken, geride bıraktıkları yakınlarının akıbetlerini de öğrenmeye çalışıyor. Şêxan Köyü'nden Hawa Nizam, Türkiye sınırı geçmeye çalıştıkları sırada, ailesiyle birlikte çetelerin pusuna düşüyor ve eşi Mirza Nizam'dan bir daha haber alamıyor. Türkiye'ye geldikten sonra, eşinin akibetini öğrenmeye çalışan Hawa Nizam, YGP savaşçılarının Şengal Dağı'na gelerek açtığı yaşam koridorları sayesinde eşinden haber alabildiğini, pusuya düşen eşinin çetelerden kurtularak Şengal Dağı'na sığındığını ve sağ olduğunu belirtiyor.
Êzîdî kadınlar, YGP savaşçılarının kendilerini kurtardığını ve onlara yaşam borçlu olduklarını söylüyor.
Dönmek istiyorlar
BM Yüksek Komiserliği'ne mülteci haklarına ilişkin başvuru yapan ailelere, komiserlik tarafından yaklaşık bir ay sonraya randevu verildi. Başvurularının sonucunu bekleyen aileler, ardından bölgede kurulan kamplara veya günvenliği sağlanırsar Şengal'e geri dönmek istiyor.
HDK öncülüğünde yardım yapılıyor
Tüm yaşam zorluklarına karşı HDK tarafın kurulan ve içerisinde bir çok meslek örgütü ve STK'yı barından bir yardım komisyonu ise ailelere barınma, gıda ve sağlık yardımında buluyor. Belirli aralıklarla, SES ve Ankara Tabip Odası tarafından sağlık taramaları yapılırken, Ankara'nın bir çok yerinde açılan yardım stantlarında toplanan yaşam malzemeleri de ailelere ulaştırılıyor.
DENİZ NAZLIM/DİHA/ANKARA