Biz Êzîdîler gerçekten Êzîdîliği biliyor muyuz? Yoksa bilmeyerek yanlış mı yorumluyoruz. Başka inançların tesiri altında kalmışız. Zerdüşt buyurmuş, doğruyu göstermiş. Bizler ise Êzîdîlik ve Zerdüştülüğe göre yürümüyoruz. Êzîdîlikte cinayet işlemek yoktur. İnsana zulüm yapılmaz. Bütün kötülüklerden uzaklaşılır. Eğer farkındaysak herkes kafasına göre bir yol tutmuş gidiyor. Kar mıdır, zarar mıdır? Kimi Kürtlüğü kabul etmiyor, kimi Êzîdîliği kabul etmiyor. Kimi Arabız diyor. Kimi Türküz, kimi Avrupalıyız diyor. Kimi sadece Êzîdîyiz diyor. Kimisi ise ‘biz hiçbir şey değiliz, hiçbir şeyi de istemiyoruz’ diyor. Geri kalan bir kısmı da hayır diyor: Biz Êzîdîyiz, Kürdüz ve Kürdistanlıyız.
Evet doğru olan da budur. Esas Êzîdîler Kürdistan’ın sahibidir ve dini inançları da Êzîdîdir. Elimizde onbin yıl eskilere dayanan kanıtlar vardır. Peki bütün bu karmaşa nereden kaynaklanıyor? İşte bütün bunların sebebi sahipsizlik ve bilinçsizliktir. Bilinçsiz, sahipsiz ve örgütsüz bir toplum sömürge olur. Dağınıktır ve kontrolsüzdür. Bilgisiz bir toplum başkasının hizmetine girer. Evet esas olarak Kürdistan’ın sahibi Êzîdîlerdir. Êzîdîlik Kürdistan’ın antik dini ve mitolojik Kürtçe dilidir. İşte bütün bunları bilmek sahiplenmek gerekir. Ama kim sahip çıkacak?
Bence bugün Êzîdî Federasyonu’na çok büyük görevler ve çalışmalar düşüyor. Bugün Êzîdî Federasyonu, Êzîdîlere sahip çıkıyor, Êzîdîleri temsil ediyor. Büyük fedekarlıklar yapıyor. Birçok Êzîdî federasyondan büyük umutlar bekliyor, ama Êzîdîler bu federasyona ne kadar yakınlık gösteriyor, destekliyor etrafında toplanıyor? Bilinçli ve yetenekli insanlarımız çoktur. Bunlar bu toplumu görmüyorlar mı? Yani vicdan azabı çekmiyorlar mı? Neden hep seyirci kalıyorlar. Boşa çene çalar, ağır eleştiriler de yapabiliriz, ama işin pratiğinde yok efendim diyoruz: Êzîdîler Mezopotamya’da dünyanın en eski inanç sahibidirler. Medeniyetin beşiğidir, ilkel komünal dönemin en demokrat insanlarıdır. Karnı aç olana yardım edendir. Kadınlara saygılıdır.
Şimdi neler oluyor? Êzîdîlikte olmayan kadına şiddet uygulanıyor. Bu gelenek, bu kültür, bu inanç tükendi mi yoksa. Hayır sanmıyorum. Gerçek geleneğimizle gurur duyuyoruz. Bundan daha iyisi var mı; Sanmıyorum. Her kuş kendi sürüsüyle uçarmış. İnsan da kendi varlığıyla değerlidir. Ama korkak olduğumuz için sorumluluğu kabul etmiyoruz. Sebebi de cahilliktir, eğitimsizliktir. Biz en fazla çıkar peşindeyiz. Sanki özgürlüğümüz sadece ekonomidir.
Êzîdîlikte zulüm, yalan ve iftira, haram yoktur. Hele hele insanlara kıymak, cinayet işlemek hiç yoktur. Êzîdîlikte affetmek vardır. Barışcıldır, şiddetin bütün biçimlerini reddeder.
Ne yazık ki son dönemlerde namus töre cinayetleri adı altında her ay gerçekleşen kadın cinayetlerine üzülüyoruz. Ya da yine bir intihar diyoruz. Bunlar tesadüf müdür, kader midir? Hiçbiri değil. Bütün dünyaya rezil oluyoruz. Bu mudur Êzîdîlik? Bunları kınıyoruz. İşin kötüsü bizimkiler kalkıp da bunları araştırmıyor. Normal mi; bir ay içinde 5 Êzîdî kızın işkence yapılarak katledilmesi. 17-19 yaş arasındaki genç kızlar intihara maruz kalıyor. Bu düşünce gelecek için çok tehlikelidir. Bizleri korkutuyor.
Aslında Êzîdîler toplanmalı, her bir Êzîdî aşireti tolanmalı. Kendi aralarında halk meclisleri kurmalı, kendilerini örgütlemeli, kendine sahip çıkmalı. Yoksa önümüde büyük bir tehlike vardır. Herkes dağılıp bitecektir. Dini komisyonlar oluşturulmalı. dindarlarımız da toplanmalı. Dindarlar komisyonu ve meclisi kurulmalı. Şexlerimiz bu halka sahip çıkmalı ve dini görevlerini yerine getirmeli. Êzîdîlik 9 gün oruç tutmaktan, taziyelerde bir kewl okumaktan ibaret değil. Êzîdîyim demek için Çokuk beskleri ani saç kesmek, fitre toplamak yetmez. Tüm bunlar Êzîdîliğin gereklerini yerine getirmek için yeterli değildir.
Êzîdîler içinde artık gerici sistemler yok olmalı. Êzîdîler kendilerini bilinçli hale getirmeli ve çağa göre bazı adımlar atmalı. Mesela kadına yönelik şiddet, namus, töre adı altında işlenen cinayetler, kan davaları ortadan kalkmalı.
Gençleri ikna gücüyle çocuk yaşta evlendirmeler ortadan kalkmalı. Hele hele şu baş belası ve insanlarımızı batıran yüksek miktarda başlık parası tümden kalkmalı.
Belki değerli okuyucularımız eleştiri yapabilir. İşte görüyorsunuz ne kadar zorluklar içerisindeyiz. Hiçbir şey dünyada kendiliğinden olmamıştır. Herşeye emek vererek gelişmiştir. Şu anda elimizde büyük imkanlar elde etmişiz. İşte bu imkanları kaybetmeyelim, değerlendirelim. Biraz fedakar irade sahibi olalım. Êzîdî Federasyonu bunun öncülüğünü yapabilir. İyi çalışsalar bu konuda rollerini oynayabilir ve büyük faydalar elde edebilirler.
Êzîdîliği doğru bilmek