"Bu mücadeleyi 15 aydan bu yana büyük bir fedailik, büyük bir direnişle sürdüren özgürlük savaşçılarını kutluyorum" diyen Avesta, Şengal işgali ardından Rojava'da önemli gelişmeler yaşandığına işaret ederek, Rojava'da ortaya çıkan iradenin Güney Kürdistan'a yansımasının önüne geçmek için Şengal'in pilot bölge seçildiğine dikkat çekti. 

"Şengal'in zaferi, Şengal'in özgürleştirilmesi bu anlamda önemli. Yeni bir yaşamı örgütlemek, toplumsal demokrasiyi geliştirmek; azınlıkların, halkların, inançların kendini yönetmesini sağlamak için önemli bir merkez. Şengal'in özgürleştirilmesi Ortadoğu'daki dengeleri değiştirecektir" diyen Avesta, Şengal Êzîdîlerinin de artık kendi kendini yönetebilecek bir modele ulaştığının altını çizdi. Avesta, "Bu model aynı zamanda o bölgedeki Türkmenlere de, Hıristiyanlara da, Araplara da, Şii ve Sünnilere de bir modeldir" dedi. 


Direniş görmezden gelinemez

Bir buçuk yıldır Şengal'de direnen savunma güçlerini görmezden gelen Güney Kürdistan medyasının tutumunu da eleştiren Avesta, "Sanki 15 aylık bir direniş hiç yokmuş, Şengal'de kimse kalmamış gibi Hewler, Duhok'tan gelip Şengal'i kurtarmışlar gibi yansıtıyorlar. Şengal'de 3 mahalle zaten özgürlük güçlerinin denetimindeydi. 8 Ekim'den bu yana Şengal'i özgürleştirme operasyonu başlatılmıştı ve bu son aşamaydı, Pêşmergeler bu son aşamaya dahil oldu" dedi. 


İktidar pazarlığı yanlış

Son operasyonun perde arkasını da anlatan Avesta, "Ya çıkacaksınız ya da biz hamleyi başlatmayacağız pazarlığı yapmaya çalıştılar. Ama bunlar yanlış tartışmalardı. Hareket olarak biz bir fedai hareketiyiz, kendi iktidarımızı hakim kılmak için hiçbir zaman bir bölgeyi ele geçirmedik. Bu Şengal açısından da böyledir. Botan'dan Serhat'tan Kürdistan'ın çeşitli yerlerinden gerillalarımız Şengal'e giderken ben burada iktidar olacağım diye oraya gitmedi. Canlarını vermeye hazır oldular. Bu nedenle iktidar pazarlıklarını gündeme koymak yanlıştır" diye konuştu.