Türkiye Kürdistanı’nda faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş isimlerin aileleri ile yapılan görüşmelerin yer aldığı kitap, okuyucuya 1990’lı yılların savaşla, ölümlerle, işkenceyle, kayıplarla dolu mirasıyla yüzleşirken aynı zamanda böyle bir yüzleşmenin zorluklarına, imkanlarına, araçlarına dair kapsamlı bir zemin oluşturuyor.  Nesrin Uçarlar kitabını Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) ile ortak çalışma olarak hazırlamış. Muş, Bitlis, Van, Hakkari, Şırnak, Mardin, Batman ve Diyarbakır’da kayıp yakınlarıyla görüşen Uçarlar kitaba neden “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ismini verdiğini ise, “Araştırma boyunca karşımıza boşaltılmış evler, sessiz köyler ve asıl sahibinin orada olmadığı mekanlar çıktı. Şırnak’ta bir mezarlığa atılmış beşikler görmüştük. Bu beşikler ölüme karşı bir meydan okunuştu aslında. Ve anladık ki aslında bölgede hiçbir şey yerinde değildi.” sözleriyle ifade ediyor. Yazar Nesrin Uçarlar,Daimi bir barış için önce Türklerin Kürtleri anlaması gerektiğini belirterek, “Türkiye’de de Almanya’da olduğu gibi utanç anıtları dikilmeli, bununla beraber kaybettirenlerin, katledilenlerin de anıtı dikilmeli, anmalar düzenlenmeli ve hakikat komisyonları oluşturulmalı. Geçmişle yüzleşmeden sağlıklı bir gelecek mümkün değil” dedi.


ZEHRA DOÐAN/JINHA/AMED