Üç kadın devrimci katledildikleri yerde anıldı. Kendi topraklarında yaşanan bu katliamı aydınlatmadığı ve cezasız bıraktığı için Fransa’nın halen sorumlu olduğunu belirten konuşmacılar, ailelerin yaptığı yeni başvuruların derhal işleme alınmasını istedi.

SELMA AKKAYA / PARİS

Paris katliamının 6. yılında “hakikat baş aşağı, adalet kör” pankartıyla Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez bir kez daha katliamın yaşandığı 147 Rue La Fayette önünde anıldı.

Paris Demokratik Kürt Toplum Merkezi önünde saat:11:30’da, Kürdistani kurum temsilcileri, Fransız Sol Parti, Komünist Parti, Anti-Kapitalist Parti, MRAP, Barış Hareketi, Anti-Faşist Hareket, Dayanışan Kadınlar, Sosyalist Kadınlar Birliği, France-Kürdistan ve Dünya Kadın Yürüyüşü temsilcisi ve üyelerinin aralarında bulunduğu birçok siyasi isim bir araya geldi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, PKK, KNK, Kürt Kadın Hareketi, CDK-F, Zin Kadın Dernekleri, Gençlik Hareketi, FEDA, Sol Parti ve daha birçok kurum adına çelen ve çiçeklerle başlayan yürüyüş saat 12.00’de start aldı. Sessiz yapılan yürüyüşte “6 yıl sonra hakikat baş-aşağı, adalet kör” pankartı taşınırken, yürüyüşe katılanlar üç Kürt kadın devrimci Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in fotoğraflarının basılı olduğu flamalar taşıdı.

Yol boyunca katliamın 6. yıldönümü vesilesiyle yapılacak 12 Ocak yürüyüşü çağrısını içeren bildiriler dağıtılırken, yürüyüş kolu katliamın yaşandığı saat olan 12.45’te Kürdistan Enformasyon Bürosu önüne ulaştı.

Üç Kürt kadın şahsında tüm devrim şehitleri anısına yapılan saygı duruşunun ardından anma programı başladı.

İlk sözü Boyun Eğmeyenler Hareketi ve Sol Parti adına Danielle Simonnet aldı.

Fransa görevini yerine getirmedi

Simonnet, üç Kürt kadın devrimciyi anarak sözlerine başlarken, Fransa’nın böylesi bir katliam karşısında görevini yerine getirmediğini hatırlattı. “Fransa’da yaşanan bu katliam politik bir katliamdır. Üç büyük devrimci, üç feminist Kürt Fransız Cumhuriyeti toprakları üzerinde katledildi. Fransa insan hakları adına bunu derhal aydınlatmalıdır. Böylesi bir katliam aydınlatılmadığı ve cezasız kaldığı için Fransa’nın sorumluluğu halen devam etmektedir” diyen Simonnet, katliamın kimler tarafından organize edildiğinin açık olduğunu ve ailelerin yapmış olduğu yeni başvuruların derhal işleme alınması gerektiğini söyledi.

Onları anmak Leyla Güven’i sahiplenmektir

Türkiye’nin bu katliamda birinci derecede sorumluluğunun açık olduğunu hatırlatan Simonnet, Fransa’nın Türkiye’nin NATO ülkesi olmaktan çıkarılması için çalışması gerektiğini ifade etti.

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in miras bıraktığı direnişin Rojava ve Leyla Güven şahsında devam ettiğini belirten Simonnet, üç kadını anmanın onların ideallerinin devamı olan Leyla Güven’i sahiplenmekten geçtiğinin altını çizdi.

Fransız adaletine gölge düştü

Simonnet’ten sonra sözü Kürt Kadın Hareketi adına Zeynep Dersim aldı. Dersim, katliamın 6. yılında katliamcıların belli olmasına rağmen Fransız adaletinin karanlıkta kaldığını dile getirerek, “Fransa öncelikle kendi adaleti üzerine gölge düşürmüştür. 6 yıldır bu işin takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz. Katliamın arkasındaki güçlerin kim olduğu, emri verenlerin kim olduğu açık. Fransa’nın görevi bunları yargılamaktır” diyerek Fransız yetkili organlarını bir kez daha görevini yapmaya çağırdı.

Direniş sürüyor

Kürt kadınlarının her üç kadına söz verdiğini belirten Dersim, “Sara, Rojbin ve Ronahi’ye söz verdik. Onlar direnişin sembolüydü. Bizler direnişi büyütmeye devam edeceğiz. Onlar kışın ortasında şehit düştü. Biz baharı direnişe çevireceğiz. Kürt kadınları ve direnişçileri günlerdir açlık grevinde. Direniş her yerde devam ediyor” diyerek, 2019 yılının direniş yılı olacağını vurguladı.

Unutmayacağız!

Fransız Komünist Parti adına söz alan Lan Brossat ise 6 yıldır böylesi bir katliamın aydınlatılmamasının Fransa’nın utancı olduğunu vurgularken, “Bu sokakta bu kapının önünde belediyenin yapmış olduğu plaket, bizim böylesi bir katliamı unutmamamız gerektiğini her fırsatta hatırlatıyor. Unutmayacağız! Belki uzun bir mücadele önümüzde ama bizler aydınlığı sağlayana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz” diyerek, üç Kürt kadının mücadelesi önünde saygıyla eğildiğini ifade etti.

Mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz

France Kürdistan Derneği Başkanı Slyvie Jan ise, “6 yıldır  bu kapının önündeyiz. Adalet ilerlemedi. Uzun erimli bir mücadele bizi halen bekliyor. Ama biz asla aydınlığı sağlama konusunda bir umutsuzluğa düşmeyeceğiz. Sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü üç kadına sözümüz var” diyerek, 6 yıl boyunca hakikat ve adalet için verilen çabanın bundan sonra da kesintiye uğramaksızın sürmesi gerektiğini hatırlattı.

Davanın takipçisi olacağız

SKB ve Dayanışan Kadınlar adına yapılan konuşmalarda ise yaşanan katliamın aynı zamanda bir kadın kırımı olduğu vurgulanarak, 6 yıldır olduğu gibi bundan sonra da bu davanın takipçisinin kadınlar olacağının altı çizildi.

12 Ocak yürüyüşüne çağrı

CDK-F adına konuşan eşbaşkan Vedat Bingöl de, hakikat ve adalet mücadelesinin devam ettiğini vurgulayarak, Kürt halkı ve dostlarının adalet için yürüttükleri mücadele karşısında Fransız adaletinin sessizliğine dikkat çekti. Bingöl, anma etkinlikleri kapsamında 12 Ocak günü organize edilen büyük yürüyüşe bu nedenle güçlü katılmak gerektiğini dile getirerek, tüm Kürdistanlıları ve dostlarını adalet mücadelesine dahil olmaya çağırdı.

Anma etkinliği konuşmaların ardından son bulurken, çok sayıda katılımcı Kürdistan Enformasyon Bürosu önüne çiçekler bırakarak mum yaktı.