Failler de dosya da ‘meçhul’

  • Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük saldırılar sırasında ‘nereden atıldığı belli olmayan’ diye kayda geçin ama Türk güçleri tarafından atılan roketlere dair herhangi bir araştırma yapılmazken, hayatını kaybeden 12 kişi ile ilgili başlatılan soruşturma hakkında “daimi arama kararı” verildi.  

 

Türk devletinin 9 Ekim 2019’da Kuzey-Doğu Suriye’ye başlattığı saldırıların birinci yıl dönümü. Kuzey-Doğu Suriye halklarının yanı sıra sınır hattında bulunan kent ve ilçelerde yaşayan halk da büyük zararlar gördü. İnsan hakları ve hukuk örgütleri, işlenen katliam, kaçırma, özel ve kamu mallarına el koyma, demografi değişim yaratma gibi suçları çeşitli vesilelerle ortaya koydu. BM bu suçları tespit etti ama durdurulması ve hesap sorma süreci gelişmedi. İşgal saldırılarında yüzlerce sivil katledildi. Sınırın Bakurê Kurdistan tarafında ölümlerin en çok yaşandığı yerlerden biri olan Nisêbin’de Türk güçlerince atılan toplar nedeniyle 12 sivil yurttaş katledildi.  Ölüm ve yaralanmalara ilişkin Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmıştı. Soruşturma dosyası, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 30 yıl süreyle zaman aşımına bırakıldı.

Türk ordusunun, bünyesinde topladığı çeteler birlikte 9 Ekim 2019’da Kuzey-Doğu Suriye’nin Serêkanî ve Girêspî kentlerine yönelik gerçekleştirdiği saldırının üzerinden bir yıl geçti. Saldırı sonrası Urfa’dan Şırnak sınırına kadar uzayan çatışmalardan en fazla Mardin’in Nusaybin ve Kızıltepe ilçeleri ile Şırnak’ın Cizre ilçesi etkilendi. 

 Çatışmalarla birlikte nereden atıldığı bilinmeyen roketler Nusaybin’e düşmeye başladı. İlk roket 10 Ekim’de düştü ve kente bağlı Fırat Mahallesi’nde Fatma Yıldız (47) ve çocukları Leyla Yıldız (16) ile Emine Yıldız (12) hayatını kaybetti. Çatışmaların devam ettiği 11 Ekim’de ise Yeni Turan Mahallesi Hamam Sokak’a roket düşmesi nedeniyle 9 kişi hayatını kaybetti, 74 kişi yaralandı, 126 evde hasar meydana geldi. Hayatını kaybeden Hüseyin Çakır (48), Naif Sincar (68), Ahmet Delen (16), Orhan Doğan (30), Aytekin Eroğlu (35), Mehmet Şirin Demir (50), Hasan Muhammed (39) ve Dara Ali (17) olay yerinde Şivan Çetin (26) ise, patlamadan 20 gün sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

MİT’in o sözleri unutulmadı

 Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen nereden geldiği ortaya çıkarılmayan roketlerle ilgili hükümet yetkilileri her defasında “YPG attı” şeklinde açıklama yaptı. Ancak Nusaybin sakinleri, çatışmaların yaşandığı dönemde sık sık 2014 yılında MİT, ordu ve hükümet temsilcilerine ait “Karşı taraftan 3-5 roket fırlatırız. Savaş çıkarırız” şeklindeki ses kaydını hatırlatarak, iktidara tepki gösterdi. Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Sözcüsü Kino Gabriel de yaptığı açıklamada Nusaybin’e düşen havan topları ile ilgilerinin olmadığını açıkladı ve aynı ses kaydını hatırlatarak, “Dostlarımızdan önce düşmanlarımız da biliyor ki böylesi utanç verici uygulamalardan her zaman uzak durduk” dedi. 

Yaşananlara dair hükümet yetkililerinin açıklamaları kamuoyunu tatmin etmezken, hayatını kaybedenlerin birçoğunun aileleri, roketlerin QSD tarafından atıldığını kabul etmedi. Olay tarihinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yapacağı taziye ziyareti öncesi taziye evlerine bayrak asılmasına dahi izin vermeyen aileler, hastane önünde ve cenaze törenlerinde hükümete tepki göstererek, saldırıları durdurma çağrısında bulundu.  

Tazminat başvurularına ret

 Hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra yaralılar ile evleri zarar görenlerin İçişleri Bakanlığı’na yaptıkları tazminat başvuruları da kabul edilmedi. Bakanlık, aileleri komisyona sevk etti. Komisyondan henüz bir sonuç çıkmazken, yetkililerin “terör mağduru” oldukları yönünde sunduğu tutanaklar ise aileler tarafından kabul edilmedi. Devlet yetkililerinin olayların yaşandığı ilk günlerden itibaren yaptıkları açıklamalarda “sivil şehitler” kavramını kullanmasına karşın ailelerin roketlerin nereden geldiğinin araştırılması talebine de yanıt verilmedi. 

Dönemin HDP Meclis Başkanvekili Mithat Sancar’ın “Roketlerin nereden geldiği araştırılsın” yönündeki çağrısına da kulaklar tıkandı. Halkın yaşadığı mağduriyeti çözmeye çalışan HDP’li Nusaybin Belediyesi’ne kayyum atanarak, Belediye Eşbaşkanları Ferhat Kut ile Semire Nergiz tutuklandı. 

Dosyalar ‘faili meçhul’

 Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kısa süre içinde kapatılarak, 12 kişinin hayatını kaybetmesi “faili meçhule” bırakıldı. Soruşturma, 30 yıllık “zaman aşımı” kapsamında zaman aşımı bürosuna sevk edildi. Savcılığın tek cümlelik gerekçesinde ise şu ifadelere yer verildi: “Söz konusu olay sebebiyle yürütülen soruşturma kapsamında, yapılan tüm araştırmalara rağmen olayın fail ya da faillerinin belirlenemediği ve bu sebeple söz konusu dosya kapsamında daimi arama kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldı.”  MARDİN

 

Türk devletinin bazı suçları

Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik işgal saldırılarının ilk yılında işlenen suçlar, insanlık tarihine kara bir leke olarak şimdiden düşmüş durumda. BM Bağımsız Uluslararası Suriye Soruşturma Komisyonu başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası kurumlar bu suçları belgelese de durdurulması ve hesap sorma süreci şimdiye kadar gelişmedi. Türk devletinin işlediği suçlara ilişkin bazı veriler şöyle:

* Serêkaniyê ve Girê Spî’ye dönük saldırıların başından itibaren 2 bin 130 kişi katledildi, 5 binden fazla kişi yaralandı.

* 6 bin 660 kişi işgalciler tarafından kaçırıldı. Kaçırılanların 4 bine yakını tutuldukları zindanlardan çıkarılırken 2 bin 660’dan fazla kişinin akıbeti halen bilinmiyor.

* Zindanlarda 94 kişi işkenceye uğradı, 89’unun ailesinden fidye istendi.

* Saldırılarda 21 okul binası yıkılırken, 810 okulda eğitim iptal edildi. 86 bin öğrenci eğitim hakkından mahrum kalırken, işgalciler 95 adet okul, eğitim merkezi ve kamu binasını askeri üsse dönüştürüldü.

* 23 hastane ve sağlık hizmeti binası yıkıldı, 8 sağlık çalışanı katledildi. Katledilenlerin üçü esir alındıktan sonra katledildi. Saldırılarda 7 sağlık emekçisi ise yaralandı.

* 34’ü sivil 198 kişinin vücudunda kalıcı hasar oluştu. 54 kişi de ise Serêkaniyê ve Girê Spî saldırılarından sonra yaşanan patlamalarda sakat kaldı.

* 35’i çocuk, 32’si kadın 96 kişi, işgalci Türk güçleri tarafından döşenen mayınlar nedeniyle sakatlandı.

* Serêkaniyê ve Girê Spî’ye yönelik saldırılarında resmi olmayan rakamlara göre 300 binden fazla sivil göç etmek zorunda kaldı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.