
İstanbul’da 31 Mayıs 2013 tarihinde AKP iktidarının Gezi Parkı’nı yıkım amaçlı başlattığı saldırılarının ve bu saldırılara karşı yaşam alanlarını savunmak amacıyla başlatılan ve giderek tüm ülkeye yayılan direnişin üzerinden 2 yıl geçti.
Bu günler “Gezi Direnişi” olarak Türkiye demokrasi tarihinde yerini alırken, dünya siyasal mücadeleler tarihinde de gerek kurduğu kendine özgü dili, mücadele biçimi, yaratıcılığı, bileşenleri üzerine daha uzun süre söz ettireceğe benzemektedir. Direniş günlerinde Türkiye’nin değişik kentlerinde devletin faşist saldırılarına karşı yürütülen direnişte yaşamlarını kaybeden, katledilenler oldu. Yine bu saldırılarda fiziksel ve psikolojik olarak tahribata uğrayarak, bedenlerinde yaratılan tahribatla yaşamını devam ettirenler oldu. Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik, Ahmet Atakan, Abdullah Cömert ve Berkin Elvan Gezi Direnişi’nin yıldızlara uğurlanan şehitleri oldular. Gezi direnişçilerinin katledilmelerinin üzerinden geçen süreye karşın, katillerin adil yargılanmamaları yada failleri belli olduğu halde ‘meçhul’ler dosyaları olarak ‘Adaletsizlik ve Cezasızlık’ la kapatılmaya çalışılmaktadır.
İşte gazeteci İsmail Saymaz, İletişim Yayınları tarafından yayınlanan “Ali İsmail,Emri kim verdi?” adını verdiği kitabında, tek “suçu” polis şiddetinden kaçmak olan Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne neden olan olaylar zincirini ve bu cinayeti örtmek için oluşturulan örgütlenmeyi bir detektif titizliğiyle, en ince detayına kadar inceliyor. Saymaz “Emri kim verdi?” sorusunun yanıtına cevap ararken, bunun “düşman ceza hukuku”nu yürürlüğe koyan güç ve zihniyette aranması gerektiğine vurgu yapıyor.
Örgütlü polis şiddeti
Saymaz kitabını Ali İsmail Korkmaz’ın dört polis ve dört sivilin tesadüfi saldırısının değil, Eskişehir’de 31 Mayıs 2013’de başlayıp 3 Haziran’da son bulan örgütlü bir şiddetin kurbanı olduğu üzerine belgelere dayalı olarak okurlara sunuyor. Yine savunma belgelerinde sanıkların muhafazakar, milliyetçi ve örgütlü olduklarını belgelerle gözler önüne seriyor. İsmail Saymaz bunu kitaba yazdığı önsözde, “Ali İsmail’in ölümünü izleyen günlerde temel kanıt niteliğindeki kamera kayıtlarının polisler ve bilirkişi tarafından kaybedilmesi, adalet talep edenlerin ve avukatların “terörist” ilan edilerek davanın Kayseri’ye gönderilmesi, ölümcül tekmeleri savuran polis Mevlüt Saldoğan’ın “Gezi Parkı darbe ise ben darbeyi bastırdım,” diye savunma yapması ve nihayet, sanıklara “yaralama” suçundan ceza verilmesi, hiyerarşik bir suç ağını düşündürüyor. Üstelik vahim olan şu ki, bu suç ağı Mart 2015’te kabul edilen “İç Güvenlik Yasası” diye ünlenen “PVSK ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile birlikte yasal bir niteliğe büründürülüyor. Artık Ali İsmail’lerin ölümü, devlet nezdinde “güvenlik” tartışmasından ibaret…” sözleriyle belirtiyor.
Kitaptaki Ali İsmail
“Ali İsmail,Emri kim verdi?” kitabı önsöz ve sonsöz dışında beş bölümden oluşuyor. Ali İsmail’in doğduğu ve büyüdüğü iklimi, mahalleyi, kalp rahatsızlığının yaşamını nasıl etkilediğini… Neden Eskişehir’i okumak için seçtiğini, neden 4 ev arkadaşının birbirlerine “Habib” diye hitap ettiğini… Ali İsmail’in son ifadesini…Sokakta kurulan pusuyu…Devletin adamlarınca linç edilişini…Ve ‘Bize acıyı da gururu da yaşattı’ diyen annenin sözlerini de…tümüyle kitapta bulmak mümkün.
Kitabın, son bölümünde ise Ali İsmail’in ailesiyle yapılan, geniş bir söyleşi ve Ali İsmail’in bilinmeyen fotoğrafları, günlüğündeki satırları da yer alıyor.
2002 yılından bu yana gazetecilik yapan İsmail Saymaz, insan hakkı ihlalleri, düşünce ve ifade hürriyeti üzerine haberlere imza atıyor. Saymaz, haberleri nedeniyle yirmiye yakın davada yüz yılı aşkın hapis cezası istemiyle yargılandı. Bugüne kadar yayınlanmış; Postmodern Cihad / Tarikat, Siyaset, Adalet Üçgeninde Erzincan Davası (2010), Hanefi Yoldaş / Gizli Örgüt Nasıl Çökertilir? ( 2011), Nefret / Malatya: Bir Milli Mutabakat Cinayeti ( 2011), Oğlumu Öldürdünüz Arz Ederim / 12 Eylül’ün Beş Öyküsü ( 2012), Sıfır Tolerans (2012), Sözde Terörist ( 2013), Esas Duruşta Cinayet ( 2014).
MEHMET AVCI/İSTANBUL