Faşizmin yolu cesetlerimizin üzerinden geçiyor
Forum Haberleri —

RAUF KARAKOÇAN
PKK gerillalarına ait Tatvan mezarlığı, devlet güçleri tarafından 2 yıl önce saldırıya uğramış ve cenazeler DNA eşleşmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü. Aradan geçen süre zarfında ailelerin kan örneği vermelerine rağmen bu cenazeler ailelerine teslim edilmemiştir. Hukukta, ahlakta ve vicdanda yeri olmayan bir uygulama ile sahipsizler mezarlığı yanındaki kaldırıma gömülmüşler.
Kilyos kimsesizler mezarlığının yanında, kaldırımın altına gömülen, plastik kaplar içindeki insan kemikleri bize aittir. Onlar bir halkın direniş sembolleridir. Onlar Kürt halkının yüreğidir, beynidir, onurudur, ayaklanan vicdanıdır. Sömürgeci faşist Türk devletine karşı kahramanca direnerek şehadete ulaşmış yoldaşlarımızdır. Faşizmin baskısına, zulmüne, işkencesine, katliamına dur diyen ve bu uğurda gözünü kırpmadan ölüme gidenlerdir. Özgürlüğe sevdalı aşıklardır. O kemikler bizim tarihimizdir, belleğimizdir. Belleğimizi yok etmek istiyorlar. Bu nedenle faşizmin yolu cesetlerimizin üzerinden geçiyor.
Ahlakını yitirmiş toplumun usta temsilcileri, iktidar sahipleri, insanlık dışı uygulamalarıyla ahlaksızlıklarını sergilemektedirler. Bir kere ahlak yitimine uğradı mı gerisi geliyor. Yalan söylemek bir alışkanlık haline geldi. Sahtekarlık, yolsuzluk yaşam kriteri olmuştur. Kendisi dışındaki her kes düşman kategorisindedir, “vatan haini, terörist, düşmandır”. Düşünen, direnen, sorgulayan, eleştiren insana karşıdırlar. Bu insanın hangi dini inanca, hangi etnik kökene, mensup olduklarının günümüzde bir önemi yoktur. Çünkü, insan düşmanı haline gelmişlerdir. Değirmene düşmüş buğday tanesi gibi ezip, öğüterek, insanı bitirmek istiyorlar.
Kürtlere karşı duyulan kin ve nefretin zaten sınırı yoktur. Muktedirler kendi iktidarlarını korumak, saray saltanatını sürdürmek için her türlü ahlaksızlığı yapmaktan çekinmezler. Nitekim hemen her gün yapılanlar bu ahlaksızlığın göstergesidir. Bekçi, Polis şiddeti ve devlet terörü ülkenin bir ucundan diğer ucuna yayılmıştır. Sadece sokaklarda değil evlerin bahçesine, evin içine kadar girmiştir. Ekmek almaya giden, evin önünde oynayan çocuklar da hedef haline gelmiştir. Gözleri kan bürümüş bu yaratıklar adeta kan içmek için fırsat kolluyorlar.
Kendi halkına her türlü kötülüğü reva gören bu faşist iktidarın işgal ettiği Suriye topraklarında, Kürt coğrafyasında neler yaptıklarını ve neler yapabileceğini varın siz düşünün. Mezar soygunları Êfrîn’de de yapılıyor. Halkın malına, mülküne, namusuna göz dikmiş faşist AKP-MHP iktidarının yaptıklarını buraya sığdırmamız mümkün değildir. Kırmızıyı gördü mü saldırıyorlar. “Kadın da olsa, çocuk da olsa gereği neyse yapılacaktır” diyen bir diktatörün ruh hali sapkın paranoya halidir. Ülke ve toplum bir yana “şahsım” biryana, diyecek kadar kendisinden geçen faşist diktatör Erdoğan, insanı hiçleştiren zihniyetin sahibidir. Faşizmin yolu sadece cenazelerimizin üzerinden geçmiyor, onların şahsında, insanım diyen herkesin üzerinden geçiyor. AKP-MHP faşist iktidarı kendi çıkarları için, Türkiye’yi Gayya kuyusuna çevirmiştir.
Korona salgını nedeniyle sokağa çıkma yasağı uygulayan faşist iktidar, fırsat bu fırsattır deyip, “Allah’ın lütfu” sayıp devlet terörünü daha da yaygınlaştırmıştır. Allah’ın adını kullanarak her türlü kötülük yapılmaktadır. Feveran etmek, eleştirmek, faşizmi durdurmaya yetmeyecektir. Karşı çıkmak, üstüne yürümek, yıkmak gerekir. Yapılan haksızlıkların, hukuksuzlukların, işlenen suçların hesabını sorma zamanıdır. Kayıtsız kalmak suça ortak olmaktır.
Kaldırıma gömülenler sadece PKK gerillaları değildir, insanlığın kendisi olmuştur. Üzerinde yol da geçse şehitlerimiz, yaşam ve mücadele gerekçemizdirler. Bu hafızayı yok edemezler.







