
Cumartesi günü İsviçre Kadın Hareketin, Fatma için cenaze töreni organize etti. Fatma’nın katledildiği evin önünde toplanan kitle öfkeliydi. Cenaze arabasının arka bagajı içinde vahşetin geride bıraktığı cansız ve başı koparılmış bir kadın, beyaz tabutun içinde yatıyordu. Gerici erkek zihniyetine kurban edilişinin öfkesiydi.
Trende konuşan Şükran Sincar, “Bizler biliyoruz ki; bir kadının yaşamasına bir erkeğin eliyle son verilmesi, öldürülmesi bir kader değildir. Belki herşeyi kabul edebiliriz ama bunu bir kader olarak kabul etmeyeceğimizi her zaman belirtiyoruz ve belirteceğiz. “ dedi.
Sincar’ın ardından sözü PYD temsilcisi Zozan Derik aldı. ‘Namus’ adı altında yapılan bu vahşeti kınadıklarını söyleyen Derik, “Madem ‘namus’ diyorsun ‘Şeref’ diyorsun, senin namusun da şerefin de Rojava’da. Neden sen orada kendi namusun için kalmadın. Namus kadın değil, topraktır, kimliktir ve onurlu bir kişiliktir. Gerici, baskıcı zihniyetlere hodri meydan diyoruz. Biz Fatma’yı kaybettik, geri getiremeyeceğiz ama başka Fatmalar ölmeyecek. Bunu için örgütlü ve birlik olup el ele vereceğiz” dedi.
Cenaze töreninde İsviçre Sosyalist Kadınlar Birliği de bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Şiddete karşı el ele verelim. Dünyanın her yerinde kadın katliamlarına karşı ortak ortak mücadele edelim” çağrısı yapıldı.
Törene katılan kadınlar alkışlar ve “Kadın katliamlarına son”, “Jin jıyan azadi” sloganlarıyla Xalit’in cenazesini uğurladı.
ZAZA TOPRAK