Köylüce yaptığı yazılı açıklamada, "Recep T. Erdoğan, Alevilere yönelik kin ve nefrete dayalı, bölücü ve ötekileştirici söylem ve uygulamalarına bir yenisini eklemiştir" dedi. Köylüce, Yavuz Sultan Selim'in Alevi-Kızılbaşların katili ve tarihin en barbar vahşetine imza atan bir Osmanlı padişahı olduğunu anımsatarak, AKP'nin Alevi karşıtlığına hız verdiğini, nefret dilini kullanmaktan çekinmediğini söyledi. Köylüce, şunları söyledi: "AKP, 3. köprüye 'Yavuz Sultan Selim' ismini verirken Alevi toplumunun tepki göstereceğini biliyordu. Ancak bu ismi bilinçli olarak seçmiştir. Bu mesajla Alevilere gözdağı verilmek istenmiştir. Daha önemlisi de AKP köprünün ismiyle kamuoyunu uğraştırırken, arsaların paylaşımı ve ganimetinin üstünü örtmüştür."

Onursuzlaştırma ve sindirme politikalarına Aleviler olarak her zaman karşı çıkacaklarının vurgulandığı yazılı basın açıklamasında, son olarak şunlar belirtildi: "Bu uygulamalara sessiz kalamayız. Sadece Alevilerin değil, bütün devrimci, demokrat kesimlerin karşı çıkması gerekir. Biz FEDA olarak bu Alevi-Sünni çelişkilerinin tuzağına düşmeden, demokratik güçlerle birlikte tüm inançların, kültürlerin ve kimliklerin çağdaş, özgür ve eşit bir ülkede barış ve kardeşlik içinde yaşaması için demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Gezi parkı için yürütülen protesto eylemlerini destekliyoruz. Bu protestolardan yararlanmak isteyen Türk ırkçıları ve Ergenekoncuların yönlendir- melerine de ayrıca dikkat çekmek istiyoruz. Bu meşru ve haklı toplumsal tepkinin AKP ve Ergenekoncu çevrelerce Alevi-Sünni algısı üzerinden yürütülmesinin çok tehlikeli sonuçlar yaratacağına başta Alevi kurumları olmak üzere tüm çevreler dikkat etmelidir. Biz FEDA olarak bu köprünün adının Yunus Emre Barış ve Sevgi Köprüsü olarak değiştirilmesini istiyoruz."

HABER MERKEZİ