Femizide in Deutschland verhindern!

Kadın Haberleri —

1 Şubat 2021 Pazartesi - 10:50

  • Başlatılan online kampanya ile ‘bilinç eksikliği’ yaşayan Federal Hükümet’e, ‘İstanbul Sözleşmesi’ne uy’ çağrısı yapılıyor. 

NİHAL BAYRAM
MAINZ

Almanya’da kadın cinayetlerini gündeme taşımak için, gerek hukuki gerekse siyasal alanda değişiklik ve düzeltmelere gidilmesi talebiyle online bir imza kampanyası başlatıldı.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin  ‘Erdoğan’ı yargılamak için 100 Neden’ kampanyasına da destek veren kadın hakları aktivisti ve Bremen Sol Parti’de cinsiyet eşitliği üzerine çalışma yürüten araştırma görevlisi Charlotte Schmitz’in başlattığı kampanya kapsamında toplanacak imzalar, Almanya Federal Adalet Bakanı Christine Lambrecht ve Federal Aile Bakanı Franziska Giffey’e iletilecek.

“Almanya’da kadın cinayetlerini durdurun/Femizide in Deutschland verhindern” başlıklı kampanya için 200 bin imza toplanması hedefleniyor. Bugüne kadar 118 bin 226 kişi kampanyaya katılarak destek verdi. 

3 günde 1 kadın katlediliyor

Almanya’da her üç günde bir kadın, eşi veya eski eşi tarafından katlediliyor. Her gün bir cinayete teşebbüs ediliyor.

Almanya Federal Kriminal Dairesi’nin verilerine göre 2019 yılında çiftler arasında yaşanan 142 bin şiddet vakasının yüzde 80’inde kadınlar şiddet gördü. Dairenin tespitine göre erkeklerin aksine kadınlar daha çok ev içinde öldürülme riski taşıyor.

2019 yılında 115 binden fazla kadının yakın partnerinin şiddetine maruz kaldığına dikkat çekilirken, özellikle korona zamanlarında bu sayının artabileceğinden duyulan endişe dile getiriliyor. Bu cinayetlerin, kadın olmaktan kaynaklı işlenen cinayetler olduğuna vurgu yapılıyor.

Yargı yetersiz 

Alman Kadın Hukukçular Birliği (Deutscher Juristinnenbund) Başkanı Maria Wersig, kadın cinayetlerine karşı yargının rolünü yeterince oynamadığı eleştirisinde bulunuyor. Wersig, kadınların cinsiyetleri nedeni ile öldürülmelerinin önlenmesine, kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına Almanya’da yeterince öncelik verilmediğini belirtiyor. 

Hafife alınıyor 

Sol Parti kadın cinayetlerini bir soru önergesiyle meclis gündemine taşırken, partinin kadın siyasetinden sorumlu Cornelia Möhring siyaset, yargı ve basının kadın cinayetlerine yaklaşımını eleştiriyor. Almanya’da medya organlarının kadın cinayetlerini  ‘kıskançlık dramı’ veya ‘ilişki içerisindeki olaylar’ gibi yansıtıldığını belirterek, hafife alındığını ve küçümsendiğini kaydediyor. 

Kadın cinayetleri izlenmeli

Federal Parlamento’nun kadın cinayetlerini gündemine almasının önemine vurgu yapan Möhring, kadın cinayetlerinin tanınması ve izlenmesi için bir birimin (Femicide Watch) oluşturulmasını, her kadının ölüm nedeninin kayıtlara geçmesi, araştırılması ve kadın cinayetlerinin temel nedenlerinin ortaya koyulmasını talep ediyor. 

Tekil vakalar değil  

Kadın cinayetlerine yönelik davaları takip eden Avukat Christina Clemm ise yargının tutumunu eleştirerek, cinayet ve şiddet vakalarının mahkemeler tarafından bir kıyım değil tekil vakalar olarak görüldüğünü belirtiyor. Bu anlayışla yargılamaların yapıldığını hatta kimi zaman zanlıya karşı anlayış gösterildiğinin de altını çiziyor. Kadın cinayetlerinde daha çok ‘etki altında öldürme’, ‘ölümle sonuçlanan bedensel zarar’ yönünde cezalar kesildiğine dikkat çekerek, kasten öldürme hatta cinayet yerine cezalarda indirime gidildiğinin altını çiziyor. 

Gözlemevi kurulmalı

Kampanyayla gündemleştirilmek istenen talepler ise şöyle dile getiriliyor:

  • Kadınlara sahip olunmaz: ‘Ayrılık cinayetleri’ kadın cinayeti” olarak kabul edilmelidir. Kadın cinayetleri hafifletici bir etkiye sahip olmamalı, Alman hukuku tarafından meşrulaştırılmamalıdır.
  • Kadın cinayetlerini izleme: Hükümet, Almanya’daki tüm kadın cinayetleri vakalarını kaydeden, inceleyen ve önleyici tedbirler geliştiren bağımsız bir gözlemevi kurmalı.

İstanbul Sözleşmesi’ne uy

Kampanya metninde Almanya’nın, Avrupa Konseyi’nin Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele İstanbul Sözleşmesi’ni 2011’de imzaladığı ve nihayet 2018’de onayladığı; ancak bugüne kadar Alman hukukunda pek çok önemli noktanın uygulanmadığı vurgulanıyor. Sözleşme’nin açıkça, fail-mağdur ilişkisinin türü ne olursa olsun kadına yönelik şiddetin caydırıcı bir şekilde cezalandırılmasını öngördüğü belirtilerek, Federal Adalet Divanı’nın bununla doğrudan çelişen kararlar verdiği ifade diliyor.

Bugüne kadar Almanya’da kadına yönelik şiddet konusunda bilinç eksikliği olduğu belirtilen metinde, “Federal Hükümet sorunu böyle tanımlamalı, İstanbul Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeli ve kadına yönelik şiddeti durdurmalıdır” çağrısı yapılıyor.

Kampanyaya aşağıdaki linkten katılabilirsiniz:

https://weact.campact.de/petitions/femizide-in-deutschland-stoppen

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.