Çöp, ‘modern’ dünyanın ciddi bir sorunu. Zira dünyanın birçok yerinde geri dönüşümü olmayan ve rasgele atılan çöpler, gezegeni tehdit eder hale geldi. Gezegenimizi temiz tutmak için her birimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Şimdi de bunun küçük bir parçasını ele alacağız. Konumuz Avrupa’da Kürtlerin yaptığı geniş kapsamlı etkinlikler sonrası ortaya çıkan kirli manzara. Ve bu kirli manzarının yok edilmesi için harcanan çaba. 3 Eylül günü Köln’de yapılan 19. Kürt Kültür Festivali sonucunda da, bir kez daha bu gerçek ile karşılaştık.
Festival programı bitip, herkes evine doğru yola koyulurken, Festival Tertip Komitesi’ni büyük bir sorun bekliyordu: Çöp alanına dönüşen stadyum ve çevre parkların temizlenmesi. Tertip Komitesi’nin para ödeyerek kiraladığı ve alanın her tarafına koyduğu büyük çöp bidonları büyük oranda boştu. Çünkü çöpler, yeşil alanlara, yerlere atılmıştı. Pet şişelerden bebek bezine kadar her şey vardı. Oysa Komite, ekstra çöp torbaları dağıttı, ama bunlar da kullanılmadı.
Komite üyelerinin verdiği bilgiye göre, en vahimi de uzun yürüyüşten gelen gençlerin kullandığı odalar ile sahne arkasındaki odaların durumuydu. Çünkü odalar da çöp ve kirlilik içindeydi. Odaların temizliği için de bir hayli çaba harcandı.

Temizlik iki gün sürdü
Alanı temizleme çalışması, Cumartesi akşamı hemen festival bitiminde başladı. Temizlik, Pazartesi akşamına kadar sürdü. Onbinlerce kişinin katıldığı festival alanında iki gün boyunca 10 ton çöp toplandı. Temizlik çalışmalarına iki gün boyunca 10-15-30’ar kişilerden oluşan gönüllü gruplar katıldı; yetmediği için işçi tutuldu. Festivale 50 bin kişinin katıldığını varsayarsak, her kişi 200 gram çöp çıkarmış oluyordu.

Bu sorun hepimizin
Hepimizin bildiği gibi çevreyi ve yaşadığımız yeri temiz tutmak bir kültür sorunudur. Demokratik Ekolojik Toplum şiarıyla mücadele yürüten Kürtlerin bir hedefi de, doğayı insan hizmetine sunarak tüketen anlayışın aksine onunla uyumlu bir yaşam biçimi oluşturmak. Festival de, bu mücadelenin bir eylem biçimi olarak düzenleniyor. Bu amaçla düzenlenen etkinlikler sonrası böylesi kirli manzaraların oluşması, Kürtler açısından eleştirilecek bir husus. Zira bu konuda da bir kültür devrimine ihtiyaç var.
Festival alanında en fazla yerlere atılan atık ekmekti. Oysa ekmeğin yere atılması, halk kültüründe ‘günah’ kabul edilir. Ekmek yerde görülünce alınır, öpülerek ayaklardan uzak yere konur. Zira ilk zamanlarından beri insanın önemli bir besin kaynağı olan ekmek, kutsal sayılırdı.
Festival alanında insanların uzandığı, oturduğu her yerde çöp yığınları oluşmuştu. İlk kez festivale katılan 5 yaşındaki Dora, „Anne burası çöp alanı olmuş“ diyerek tepkisini göstermişti bu duruma.

Koç: Daha çok yoğunlaşma gerek
Konuya ilişkin görüştüğümüz Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) Başkanı Yüksel Koç’un ilk tepkisi, „Ne diyeceğimi bilemiyorum“ oldu. Her geniş kapsamlı etkinlik öncesi yaptıkları toplantılarda bu konuya dikkat çektiklerini belirten Koç, „Festival öncesinde de insanlarımıza, alanı aldığımız gibi teslim etmemiz gerektiğini anlatıyoruz. Ancak her sene de aynı sonuçla karşılaşıyoruz. Standlar dahi çöplerini öylece bırakmıştı. Çöp bidonları kiraladık, ama çöpler buraya atılmamış. Kendi olanaklarımızla bu temizliği yapmaya çalışıyoruz. Çünkü aksi taktirde bu iş için binlerce Euro harcamamız lazım“ dedi.
Koç, bu durumun aşılması için daha fazla yoğunlaşacaklarını da söyledi: „Bu durumu düzeltmemiz lazım. Bu daha fazla bilinç ve eğitim ile olur. Demek ki bu durumu ortadan kaldırmak için daha ciddi bir yoğunlaşma yaşamamız gerekiyor.“


DENİZ BİLGİN