Yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçeyle İran tarihinin en yüksek bütçeli filmi olan “Hz Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmi geçen cuma günü Türkiye’de vizyona girdi. Uluslararası alanda tanınan sinemacı Mecid Mecidi’nin imzasını taşıyan filmin yurtdışındaki ilk gösterimini Kanada’da, Montreal Film Festivali’nde gerçekleştirmiş, olumlu tepkiler almıştı. 

Mezhepciler saldırıya geçti

Geçen cuma günü Türkiye’de vizyona film, ilk üç günde 183 bin 524 kişi tarafından izlenendi. Ancak, çarpıtılmış bir İslam anlayışıyla kendilerini “Sunni İslamcı” olarak tanımlayan Saray yanlısı çevreler “Muhammed Peygamber’in hayatının çocukluk evresini anlatan” filmi hazmedemedi. Türkiye’yi “cehennem karanlığına” çeviren Saray’ın tetikçisi olan “Tek din, tek dil, tek ırk, tek mezhep” çığırtkanları filmin “Şia filmi” olduğu iddiasıyla saldırıya geçti. 

Pazar malzemesi iddiası

Türkiye gazetesinde yayımlanan yazıda, “Şia kalıplarının dışına çıkamamış bir yapım” iddiasında bulunurken, Milli Gazete’ye konuşan ilahiyatçı Prof. Cevat Akşit, “peygamberimiz popüler kültürün bir parçası haline getirilemez, hele hele pazar malzemesi asla yapılamaz” görüşünü ileri sürdü. 

Çökertme projesiymiş!

Yeni Şafak’tan Yusuf Kaplan ise daha da ileri giderek, filmin “Ehl-i Sünnet omurgayı çökertme projesinin bir parçasıdır” iddiasında bulundu. Diriliş Postası’ndan Eren Şentürk de “Aleyhissalatü Vesselam efendimizin fiziksel olarak tasvir edilmesi rezillik”tir iddiasında bulundu. “Hz Muhammed: Allah’ın Elçisi” filmine tepki gösterenlerin mezhep çığırtkanlığı yapan kişiler olması ise Türkiye’deki Alevi-Şia düşmanlığının bir kez daha gözler önüne serilmesine neden oldu.  


 KÜLTÜR SERVİSİ