Rojava Film Komünü, 13 Kasım 1960 tarihinde Amûdê sinemasında şehit düşen çocuklarımızı anmak için bir hafta sürecek olan Kobanê Film Festivali düzenliyor.
ŞÎRÎN MIHÊDÎN / ANHA/KOBANÊ
Rojava Film Komünü, Uluslararası Kobanê Film Festivali için yaptığı hazırlıkla çok sayıda filmi izleyicilerle buluşturacak. Kobanê’de düzenlenecek olan bu yılki Uluslararası Kobanê Film Festivali kapsamında dünya sinemasından 80 film festival katılımcılarının ve sinemaseverlerin beğenisine sunulmak üzere seçildi.
Amûdê sineması yangınında yaşanan katliamın 58’inci yıldönümü olan bugün başlayacak olan film festivali 7 gün sürecek.
Festivale Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok yerinden ziyaretçinin katılacağı, festivalin Kobanê’nin ardından Qamişlo, Serêkaniyê, Amûdê ve Eyn Îsa’da da düzenleneceği belirtildi.
Rojava Film Komünü Kobanê Şubesi yöneticilerinden Zîlan Hemo, “Festival, halkımızın beynine katliam olarak kazınmış. Bu festival ile Amûdê sinemasında şehit düşen çocuklarımızı anmak istiyoruz” dedi.
Festival kapsamında ayrıca resim sergisi ve yazar Hozan Noser’in imza günü etkinliklerinin de yapılacağı ifade edildi.
Amûde’de 283 çocuk
13 Kasım 1960 tarihinde Amûdê kentinde İlkokul müdürlerinin talimatıyla Kürt öğrenciler kent sinemasına götürülür. Sinemaya katılım zorunlu tutulur. 130 metrekarelik iki dar kapısı olan sinema salonuna, kapasitesi 120 kişi olmasına rağmen 500 çocuk tıka basa doldurulur. Çocuklara izletilen film Mısır yapımı ve Cezayir bağımsızlık savaşını konu alan Cerimet Nifis El-Leyl (Gece Yarısı Suçlaması) isimli filmdir. Filmin başlamasından kısa bir süre sonra perdenin ortasında bir yangın başlar. Bu sırada öğretmenler çocuklara yerlerinden kalkmamalarını söyler. Yangının kısa sürede artmasıyla beraber bağrışmalar artar. Çıkış kapılarında askerler beklemektedir. Kapılar kilitlenmiştir. Çocuklar dışarı çıkamazlar.
Mixemedê Seîd Axa’nın çabası
Yangının büyümesi ve ahşap olan binayı sarmasının ardından Amûdê halkı da çığlıklarla sinema salonuna koşar. Gelenler arasında Mixemedê Seîd Axa’da vardır. Seîd Axa’ya haberi veren Kız kardeşi Dilşa’dır. Dilşa kendisine sinemada yangın çıktığını iki çocuğunun da içerde olduğunu ve askerlerin içeriye kimseyi sokmadığını söyler. Bunun üzerine sinemaya koşan Mixemedê Seîd Axa silahını çıkarıp kapıda bekleyen iki askeri öldürür. Kapıyı kırarak içeri girer. Çocukların ateşten kurtulması için büyük çaba harcar ve onlarca çocuğu da kurtarır. Ardından alevlere yenik düşer ve o da içerde bulunan 500 çocuktan 283’ü ile beraber yaşamını yitirir. Yangında onlarca çocuk da yaralanır.
Olaydan hemen sonra devlet yetkilileri ”Bu kaderdir. Yapacak bir şey yok” derler ve sinemada çıkan yangının teknik bir arızadan kaynaklandığı açıklarlar. Fakat olay sırasında sinemada bulunan teknisyenlerden ve görevlilerden hiçbirinin zarar görmemesi, askerlerin müdahale etmemesi ve kapıların kilitli olması, üstelik yeterli incelemenin yapılmayıp, hiç sonuçlanmayacak göstermelik soruşturmaların açılması gibi bazı veriler olayın teknik bir arızadan ziyade planlı bir katliam olduğunu ortaya koyuyor.
Başta Amûdêliler olmak üzere Kürdistanlılar, Suriye devletinin bu katliamını unutmadı. Yaşamını yitiren çocukları her yıl farklı etkinliklerle anıyor.