Dengir Mir Mehmet Fırat, devletin Mersin, Adana, Amed, Suruç ve Ankara'da seri katil gibi hareket ettiğini ifade etti. Fırat, Ankara Katliamı ile birlikte ülkede korku ve kaos ortamının daha da derinleştirilmesinin hedeflendiğine dikkat çekti. 7 Haziran seçimlerinden bu yana katliamların aynı yöntemle yapıldığını ancak Ankara Katliamı'nın başka bir özelliğinin olduğuna işaret eden Fırat, Türkiye'de barış taraftarı olan sosyalist ve liberal kesimlerin ilk defa ittifak kurup alanlara indiğini ve yapılan katliamla bu kesimlere "Siz bunlarla bir arada hareket ederseniz başınıza bunlar gelir" mesajı verildiğini söyledi. Fırat, ancak bunda başarılı olunmadığını ve katliama tüm demokratik kesimlerin tepki gösterdiğini kaydetti.


Zulüm 90'lı yılları aştı

Kürdistan'da halka karşı kirli bir savaşın yürütüldüğünü belirten Fırat, 90'lı yıllarda faili meçhul cinayetlerle halka zülüm edilirken, bugün ise tank, top ve en ağır silahlarla halka zülüm edildiğini ifade etti. Fırat, 2 Kasım sabahında bu zulmün sona ereceğini ve halka karşı işlenen suçların yargılanma sürecine gireceğini söyledi. "AKP 2 Kasım sabahından itibaren hesap vermeye başlayacak" diyen Fırat, Varto'da Ekin Wan'ın cenazesine ve Şırnak'ta polis aracının arkasına bağlanarak sürüklenen Hacı Lokman Birlik'e yapılanların hükümetin ne hale geldiğinin göstergesi olduğunu vurguladı. 

Devlet bürokrasisine çağrı

AKP'nin Hitler faşizmi ile aynı yapıda olduğunu belirten Fırat, devlet bürokrasisine seslendi: "Bugünkü yönetici olarak başımızda bulunan siyasiler çok kolaylıkla sizleri satar. Bunu en güzel örneği, en son Cumhurbaşkanı'nın valilerle ilgili söylediği şu sözlerdir: 'Biz talimat verdik ama operasyon emri verilmedi.' 1 hafta sonra 'Böyle bir ihmal varsa bundan böyle o valilerin ileteceği şeydir artık' dedi. Suçu birilerinin üstüne atmakta ve satmakta bunlar gayet iyiler, o bakımda emniyet güçlerini ve devlet görevlilerini uyarıyoruz. Yarın hesap verecek olan sizlersiniz, yarın bu emri size verenler bunu çok rahatlıkla inkâr edecekler. Bu suçların cezasını sizler çekeceksiniz. Halka karşı hukuka ve ahlaka aykırı eylemlerden vazgeçin." 




Toğrul: Özel ekip devrede


Antep'teki siyasi soykırım operasyonlarında 250'yi aşkın yurttaşın gözaltına alındığı ve aralarında çocuklarında olduğu 63 yurttaşın tutuklandığı bilgisini veren HDP Milletvekili Mahmut Toğrul, Antep'te de Cizre, Nusaybin ve Silvan'daki gibi özel ekiplerin iş başında olduğunu ve bu ekiplerin savcılara talimat verdiğini söyledi.

Antep'te geçtiğimiz hafta gözaltına alınan 19 kişiyle birlikte siyasi soykırım operasyonlarında gözaltına alınanların sayısı 250'yi aşarken, bunlardan 63'ü tutuklandı. Araların da çocuklarında bulunduğu son gözaltılar da adliye sürecini takip eden HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, son siyasi soykırım operasyonlarında Antep'e özel yer verildiğini ve en fazla gözaltı ile tutuklamanın burada yaşandığını söyledi. Bütün amacın HDP'nin yakaladığı yükseliş trendini kırmak ve elde edilen başarıyı gölgelemek olduğunu dile getiren Toğrul, "Bunu yapmak için ellerinden geleni artlarına koymadılar. Öyle ki eylem ve etkinliklere katılan çocukları da cezaevlerine gönderdiler" dedi.


'Polis savcıya emir veriyor'

Adliyede ifade işlemleri devam ederken savcı ile görüştüğünü ve partililerle görüştüğünü belirten Toğrul, "Savcı izin verdi ve 'Görüşmenizi kısa tutun' dedi. Biz bu görüşmeyi yaptığımızda TEM'den polis amirleri de yanımızda vardılar. Savcı öyle söyleyince onlardan biri savcıya kaç göz hareketi ederek, onları görmemizin yasal olmadığını söyledi. Biz savcıdan izin istediğimiz için odadan dışarı çıkarak, bir alt katımızda bulunan bir oda da işlemleri sürüyordu. Oraya indiğimizde polisler bizi engellediler. Polis amirlerinden biri başsavcıdan izin alınmadığı için onlarla görüşemeyeceğimizi söyledi. Biz tekrar yukarı çıktık savcının yanına ve siz polislerden emir alıyorsunuz, dedim.  O da utana sıkıla 'Yok sayın vekilim durum bildiğiniz gibi değil, yasal olarak yaptığımız doğru değil' diye cevap verdi" diye konuştu.


Aynı ekip çalışıyor

Daha önce Cizre'de uygulanan 9 günlük sokağa çıkma yasağı boyunca orada kaldığını söyleyen Toğrul, devletin Cizre, Bismil, Silvan ve Nusaybin'de devreye koyduğu ekiplerin Antep'te de iş başında olduğunu belirtti. Savcılara emir veren özel ekibin Kürt evlerine baskın yaptığını dile getiren Toğrul, "Burada adli bir süreç işlemiyor, formalitedir. Bu özel ekip operasyonları gerçekleştiriyor; belirlediklerini tutukluyor. Bu dönemde Kürtler üzerinde yürütülen savaşın tüm ayaklarını özel bir ekip gerçekleştiriyor. Bu ekibin nereye bağlı olduğunu da çok iyi biliyoruz" dedi.