İçinizde bir yerlerde size durmadan kendini hatırlatmayı başarabilen ve aynaya baktığınız anda mimiklerinizin arkasına saklansa da kendini gizleyemeyen acıyla karışık bir umut duyar insan. Öylesi bir ruh halini yaşıyoruz şimdi.
Yani, ülkeyi "vidan sahipleri" ve "vicdan yoksunları" olarak ikiye ayırabilecek "bölücü" bir eylemden, bir direnişten söz ediyorum... Kobanê’den yani.
Provasız oynanan bir oyun gibi, eski bir alışkanlıktır acı ata yadigarıdır sanki... Utanca karşı zırhla kaplanmış sinsi zamanlara karşı, sürekli katliam tehditdi altında eski bir alışkanlıktır burda direniş.
Direnişçiler yine aynı şarkıya bu kez damardan girerek başladılar. Şimdi dünyanın bütün dillerinde direnişin adı: Kobanê. Şimdi Kobanê artık sadece bir yer adı, bir direnişin adı değil. Aynı zamanda zalime karşı direnen bütün mazlumların adıdır. Baskıya, acıya endekslenmiş her ne varsa, insan zihinselinde ezberler oluşturan yerleşik bilince karşı duran herkesin adıdır Kobanê. Onca acı ve zulüm kültürünün yok edilmesi için mücadele etmiş, bu uğurda bedeller ödemiş insanların ve bunun üzerine inşa edilmiş tüm kavramların ortak anlamı, ortak adıdır Kobanê.
Kobanê, özgürce yaşam hakkı, isteği ve idealiyle direniyor. "Yemezler, hesabını yanlış yaptın aklını başına devşir" mealindedir. Unutmamak ve unutturmamaktır bu direniş unutana hatırlatmaktır.
İnsanın fıtratında var direniş. Bir aşkınlık halidir elbet. İnsanların kanına direnmek zerk olunmuştur bir kere. İlk direniş kendinde başlar insanın..inanç ve umut gerektirir. Savaşta insan iradesinin teknikten daha etkili olduğunu ortaya koymuştur bu direniş. Bir varoluş sorunudur, "olmak ya da olmamak" gibi. "Gör beni, burdayım ve varım" demektir. Dünyaya, dünyanın bütün çirkefine bir meydan okuyuştur.Ben, sen, o değil," biz" olmaktır direniş. Kobanê, imamla sosyalisti aynı mevzide buluşturan bir direniştir. Ateş çemberinde şarkı söyleyebilmektir. Fonetiği, akustiğiyle, ne güzel bir sözcüktür di-re-niş.
Bu direniş, bir ömrün tüm bedellerini eksiksiz ödemiş düşerken bile son nefesinde; 'üstü kalsın' diyebilenlerin direnişidir.
***
Hazanı bahar yapmak için yaprak gibi düşenlerin direnişidir. Değdiği yeri kanatmıştır. Duygu yüklü tüm sözcükler, bu mevsim tarafından rehin alınmıştır. Gülerken bile gülüşüne hüzün çizgileri katan suretlerdir. Beynimizin kılcallarını zorlayan kemanlardır. Edası, sedası ve sevdası kanayan bir zamandır. Hasretin bağrına damlama zamanıdır. Can feda zamanıdır. Vicdanın sahneye yansıyan yüzü gibidir direniş… Tazelenmiş yeminler gibidir, çekip gitmedir. Ar zamanıdır.
Zulmü reva görenlere karşı yazmak da alıyor nasibini.Her sözcük kendi dar anlamını aşan bir yoğunluk içinde deviniyor şimdi. Nice kalem yazmaz acıya yankı olur, düşer yollara sesi...
Kimi zaman anlatmaya gücü yetmez sözcüklerin. Tüm cümlelerini seferber etsen de yetmez. Sana ancak bu yazının son cümlesini kurdurur;
Bize ve hayata kattığın anlamlar için.... Teşekkürler Kobanê.