Ludwig van Beethoven’ın 250. doğum yılında Bonn Tiyatrosunda sergilenen Fidelio operası Türkiye’deki siyasi tutsaklara dikkat çekerken, siyasi tutsakların yakınları operanın bir parçası olarak sahne aldı.
LUQMAN GULDIVÊ / BONN
Bu yıl 250. yaşına giren Ludwig van Beethoven’ın doğum yılı nedeniyle oyunu Fidelio operası, Türkiye’deki siyasi tutsaklar için Bonn tiyatrosunda sahnelendi. Bonn belediyesinin Beethoven’ın 250. doğum yılı nedeniyle ilan ettiği “Beethoven yılı” kapsamında sponsor olduğu operanın gösterimine Bonn Büyükşehir belediye başkanı Ashok-Alexander Sridharan ve eşi de katıldı. Yönetmen Volker Lösch’un yeni teknikler kullanarak ortaya çıkardığı yeni uyarlamasında, Türk devletinin katliamları ve zulmü görüntülerle sahnede yer alırken, siyasi tutsaklara özgürlük talebinde bulunuldu.
Fidelio ne anlatıyor?
Fidelio operası zindanda bulunan nişanlısı Florestan’ı kurtarmak için adını Fidelio olarak değiştiren Leonore’nin mücadelesini anlatıyor. Florestan, despot siyasetin gerçeklerini dile getirdiği için hapsediliyor. Fidelio (Leonore) nişanlısı Florestan’ı kurtarmak için gardiyan olmaya karar veriyor ve adını Fidelio olarak değiştiriyor. Zulümkar başgardiyan olan Rocco, Fidelio’ya karşı nazik davranıyor. Florestan’ın tutukluluğundan tatmin olmayan ve yavaş yavaş onu öldürmek isteyen Vali lakaplı cezaevi müdürü Don Pizzaro, Florestan’a yemek ve su verilmesini yasaklıyor. Bunun üzerine Fidelio (Leonore), Rocco’yu Florestan’a bir parça ekmek vermeye razı ediyor. Florestan artık ölmek üzereyken Fidelio (Leonore) harekete geçiyor ve silahını çekiyor ve sonrasında cezaevinde yaşanan hengamede Don Pizzaro öldürülüyor. Operanın sonunda Fidelio (Leonore) başarılı oluyor ve haksız yere hapiste olan tüm tutsaklar özgürlüğe kavuşuyor.
Doğrudan verilen siyasi mesajlar
Yönetmen Volker Lösch Fidelio operasında Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkilere ve siyasi tutsaklara yer veriyor ve doğrudan eleştiriyor. Sahnede bulunan perdede Türk devletinin Cizre’de gerçekleştirdiği sivil katliamlar, işkenceler, diyalog, yorum ve tanıklarla operaya yedirilmiş.
Tanıklar Türk devletinin zulmünü anlatıyor
Operada Türkiye’deki siyasi tutsakların yakınları ve arkadaşlarının tanıklığına da yer veriliyor ve onlar da oyuna dahil ediliyor.
- Hakan Akay, 18 yaşındayken gördüğü işkenceyi ve kendi deneyimleri anlatırken, tutsak kardeşi Soydan Akay’ın gördüğü işkenceleri anlattı.
- Süleyman Demirtaş kendi sürgünlüğü ve Kürt halkının sürgünlüğünü, Kürtçe’nin yasak olmasına değinerek, kardeşi Selahattin Demirtaş’ın tutsaklığına ilişkin konuştu.
- Agit Keser, teyzesi Hozan Canê ve kızı Dilan Örs’ün tutsaklığına ve durumuna değindi. Canê’nin HDP’ye destek vermek için gittiği konser sonrasında yakalandığını ve 6 yıl 3 ay hapis cezası aldığını söyleyen Keser, kızının da yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldığını kaydetti.
- Babası kontrgerilla tarafından yaralanan ve sonrasında göç etmek zorunda kalan Dilan Yazıcoğlu, babasının ve kendisinin deneyimlerini paylaştı. Kurmancî konuşan Dilan, Fidelio ile Kürtçeyi bir araya getirdi.
- Oyunda yer alan yazar Doğan Akhanlı, gördüğü işkencelerden, 20 yıl sonra Türkiye’ye döndüğünde nasıl tutuklandığında ve Almanya’da onun bırakılması için ortaya konulan kampanyadan bahsetti.
Muhteşem bir eser
Tanıkları da oyuna dahil eden yönetmen Volker Lösch, ana ekranda benzersiz bir görsel performans da sergiledi. Sahnenin arkası yeşildi ve canlı yayın yapan 3 kameraman vardı. Ekranda Kuzey Kürdistan’da yaşananlara yer verilirken, doğrudan siyasi mesajlar için kullanıldı. Fidelio’nun ana metni hiç değiştirilmeden izleyicilere Türk devletinin Kürt halkına yönelik baskı ve zulmüne değiniliyor.
Görüntülerde Almanya’nın Erdoğan politikası, Türkiye’ye satılan silahların Rojava işgalinde kullanılması ve gazetecilerin tutuklanması eleştirilirken, görüntüler tanıkların diyalogları ve anlatımlarıyla bir araya getiriliyor.
Operanın finalinde Fidelio (Leonore) tüm tutsaklara özgürleştirirken, ekranda HDP’li ve DBP’li siyasetçilerin resimleri “Free them all” (Hepsine özgürlük) şiarıyla paylaşıldı. Dirk Kaftan’ın orkestra şefliğini yürüttüğü operası, büyük bir siyasi cesaret örneği olarak şimdiden tarihe geçti.
Oyunda Rocco (Karl-Heinz Lehner), Don Pizarro (Mark Morouse), Florestan (Thomas Mohr), Leonore (Martina Welschenbach), Rocco’nun kızı Marzelline (Marie Heeschen) tarafından sahnelendi. Oyun 4,16 ve 14 Ocak tarihleri, 2, 9 ve 15 Şubat tarihleri ile 14 ve 27 Mart tarihlerinde tekrar sahnelenecek.
Bonn tiyatrosundan kampanya
Bonn Tiyatrosu, Türkiye’de tutsak bulunan Alman vatandaşlarının durumuna dikkat çekmek için kart hazırladı. Alman yetkililere ve hükümet üyelerinde gönderilen kart, vatandaşların serbest bırakılması için daha fazla çaba içinde olunmasını istiyor. Bonn tiyatrosunda sergilenen Fidelio oyununda Stimmen der Solidaritaet (Dayanışma sesleri) inisiyatifi tarafından siyasi tutsakların serbest bırakılması için imza toplandı. İzleyiciler arasında bulunan sanatçı Şivan Perwer oyun sonrasında “güzel bir oyundu. Beethoven müziğin filozofu olarak hakkı ve haksızlığı ortaya koyuyor operasıyla. Yönetmen Volker Lösch de Kürt sorununa değinerek iyi bir iş ortaya koymuş” dedi.