AKP’den 30 bin euroluk rüşvet alan OPCW, Türk devletinin Rojava’da işlediği savaş suçlarının üzerini örtüyor. OPCW, Türk devletinin beyaz fosfor kullanımına karşı herhangi bir inceleme yapmadıklarını duyurdu. Times gazetesi kararı “Beyaz fosfor incelemesinde U dönüşü” olarak yorumladı. ALADDİN SİNAYİC LONDRA İki hafta önce Kuzey ve Doğu Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı iddialarını araştıracaklarını açıklayan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), yaptığı yeni açıklamada herhangi bir inceleme başlatmadıklarını ifade ederek, beyaz fosfor bombasının kimyasal silahlar sözleşmesine aykırı olmadığını iddia etti. İngiltere merkezli Times gazetesine açıklama yapan OPCW, mevcut iddialarla ile ilgili inceleme yapmayacaklarını, çünkü beyaz fosfordan kaynaklı yaşanan yaralanmaların kimyasal özelliğinden kaynaklı değil ısı özelliğinden kaynaklı meydana geldiğini savundu. Times gazetesi OPCW’nin açıklamasını “Beyaz fosfor incelemesinde U dönüşü” başlığıyla verdi. Türk ordusu ve onun kontrolündeki DAİŞ, El Nusra gibi El Kaide kökenli çetelerden oluşan ‘Suriye Milli Ordusu’, Kuzey ve Doğu Suriye’de işledikleri savaş suçları kanıtlarıyla birlikte ortada olmasına rağmen, konuyla ilgili sorumluluk taşıyan uluslararası kurumlar bu savaş suçlarını görmezden gelme ve gereğini yapmama konusunda ısrarlarını sürdürüyor. Türk ordusu ve çetelerinin sivil halka yönelik infazları ve etnik temizlik çalışmaları tüm dünyanın gözleri önünde yaşanırken, kullanılan yasaklı silahları aklama ve meşrulaştırma görevini Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) üstlendi.   [caption id="attachment_212544" align="aligncenter" width="696"] 13 yaşındaki Mihemed Hemîd, Erdoğan yönetimindeki Türk devletinin vahşetine maruz kaldı. Bu fotoğraf aynı zamanda Türk devletinin işlediği savaş suçlarının da bir belgesi durumunda...[/caption]   Isı özelliğindenmiş! Beyaz fosfor bombası kullanıldığını reddetmeyen OPCW, beyaz fosforun birçok ordu tarafından duman kamuflajı ve aydınlatma amacıyla kullanıldığını ve kimyasal silahlar sözleşmesine aykırı olmadığını ifade etti. “Kuzey Suriye’de yaşanan gelişmelerle ilgili OPCW, herhangi bir inceleme başlatmamıştır. Beyaz fosfor bombaları bir çok ordu tarafından askeri operasyonlarda duman kamuflajı ve aydınlatma amaçlı kullanılmaktadır. Beyaz fosfor bombası ateşli silah, aydınlatma ve duman kamuflajı olarak kullanıldığında Kimyasal Silahlar Konvansiyonu kapsamına girmemektedir. Bu tür durumlarda beyaz fosfordan kaynaklı ortaya çıkan etkiler fosforun kimyasal özelliğinden kaynaklı değil ısı özelliğinden kaynaklı olduğudur.” Türk ordusunun Serêkaniyê ve çevresinde kullandığı kimyasal silahlardan kaynaklı çok sayıda sivil hayatını kaybetmiş ve aralarında çocukların da olduğu birçok kişinin vücudunda kimyasal silahlardan kaynaklı yanıklar meydana gelmişti. Aralarında 13 yaşındaki Mihemed Hemîd’in de bulunduğu vücutları yanmış birçok insanın görüntüleri 16 Ekim’de dünya basınında yer aldığında OPCW açıklama yapmış ve kimyasal silah kullanıldığı ihtimaline karşı araştırma yaptıklarını ve bilgi topladıklarını ifade etmişti. Sivil alanlarda kullanılması kesinlikle yasak! Her ne kadar OPCW beyaz fosfor bombası kullanımının Kimyasal Silahlar Konvansiyonu kapsamına girmediğini iddia etse de; bu tür silahların sivil halka karşı ve sivillerin bulunma ihtimalinin olduğu alanlarda kullanılması 1980 Birleşmiş Milletler Kimyasal Silahlar Konvansiyonu tarafından kesin bir şekilde yasak. Kullanılması durumunda da savaş suçu olarak kabul ediliyor. Bu noktada OPCW, Güney Kürdistan’ın Hewlêr kentinde bulunan soğuk hava ünitesinde muhafaza edilen yaralılardan alınmış doku örneklerini inceleme ihtiyacı da hissetmedi. Doku örnekleri dahi incelenmedi İngiltere merkezli Times gazetesine konuşan bir uzman, NATO üyesi ülkelerin büyükelçilikleri nezdinde doku örnekleri üzerinde bağımsız araştırma yapılması taleplerine olumlu yanıt almadıklarını ve OPCW’nin tavrının da bununla örtüştüğünü ifade etti. Bölgede çalışma yürüten bir çok bağımsız uzman ve sağlıkçı yaptıkları araştırmaların sonucunda yaptıkları açıklamalarda kimyasal silahların kullanıldığını net bir dille ifade etmişlerdi. Beyaz fosfor korkunç bir silah! Fotoğraflar ve görüntüler üzerinde inceleme yapan Britanyalı kimyasal silah uzmanı Hamish de Bretton-Gordon, yaraların çok büyük ihtimalle beyaz fosfor adlı kimyasaldan kaynaklı gözüktüğünü ve bu silahın operasyonlarda aydınlatma ve duman kamuflajı amaçlı kullanıldığını ancak sivillere karşı kullanımının kesin bir şekilde yasaklandığını ifade etti.   [caption id="attachment_212549" align="alignright" width="341"] Hamish de Bretton-Gordon[/caption] Gordon şöyle konuştu: “Bu yaralar açık bir şekilde beyaz fosfor bombasından kaynaklı olduğu görülüyor. Beyaz fosfor çok korkunç bir silahtır. Sivillere karşı kullanılması kesinlikle yasaklanmıştır. İnsan derisi üzerinde korkunç acılar ve yaralar bırakıyor. BM Güvenlik Konseyi kimyasal silah kullanan devletleri cezalandırmadı. Bu korkunç ve insanlık dışı silahların kullanılmasına kurumsal göz yumuyor. Suriye’de beyaz fosforun kullanılması sıradan bir hal aldı. Buna karşı hiç bir şey yapılmıyor. BM ve OPCW bu tür silahların ne devletler ne de isyancılar tarafından kullanılması engellemedi.” Beyaz Fosfor Birleşik Krallık’tan Birleşik Krallık devleti son 20 yıl içerisinde Türk devletine içinde beyaz fosfor barındıran 70 adet askeri ürün lisansı onayını vermiş. Britanyalı kimyasal silah uzmanı yaralılardan alınan doku örnekleri üzerinde yapılacak incelemede Kuzey Suriye’de kullanılan beyaz fosforun hangi ülkeye ait olduğunun tespit edilebileceğini söyledi. Türkiye’den OPCW’ye sus payı Kimyasal silah kullanıldığına dair kanıtların ve görüntülerin dünya basınına düşmesinden bir gün sonra 17 Ekim’de, AKP eski Genel Başkan Yardımcısı olan Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli OPCW’ye 30 bin euro bağış yaptı. Hollanda’nın Lahey (Den Haag) kentinde bulunan OPCW genel merkezinde OPCW Genel Direktörü Fernando Arias’ın Dişli’den 30 bin euroluk bağış alması birçok kesim tarafından rüşvet olarak yorumlanmıştı.   [caption id="attachment_212547" align="aligncenter" width="696"] Türkiye’nin Serêkaniyê’de kimyasal silah kullanmasından hemen sonra AKP’li Şaban Dişli (Solda), OPCW’ye 30 bin euro bağışta bulunmuştu.[/caption] OPCW, 2010-2018 yılları arasında iki dönem boyunca Türk diplomat Ahmet Üzümcü tarafından yönetildi. İki dönem Türk temsilcinin başında olduğu OPCW üzerinde Türk devletinin etkisi büyük. İşgalin korkunç bilançosu Heyva Sor a Kurdistan raporuna göre Türk işgal saldırılarının başladığı 9 Ekim ile 30 Ekim tarihleri arasında aralarında çocuk ve kadınların da olduğu 87 sivil, Türk ordusu ve çeteleri tarafından katledildi. 30 Ekim tarihli rapora göre işgal saldırılarının yaşandığı bölgelerde 191 bin kişi topraklarını terketmek zorunda kaldı.