Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Rojavalı 25 yaşındaki Helîn Yusuf, sadece bir fotoğraf nedeniyle “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla yargılandığı davada, 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılması sürecini anlattı.

MA’ya gönderdiği mektupta yer alan bilgilere göre, Dêrika Hemko kentinden olan Yusuf, birkaç yıl önce yerleştiği Şırnak’ın Cizre ilçesinden Danimarka’da bulunan nişanlısının yanına gitmek üzere 26 Ağustos 2017’de yola çıktı. Urfa’nın Viranşehir ilçesi otogarında şüphe üzerine durdurulduğu polisler tarafından yanındaki 4 akrabası ile birlikte gözaltına alındı. Götürüldükleri Urfa Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’de ifadeleri alındıktan sonra yakınları serbest bırakılırken, üzerinde çıkan flaş bellek içerisinde arkasında Öcalan’ın fotoğrafının gözüktüğü bir fotoğrafının bulunması üzerine Yusuf’un gözaltı süresi uzatıldı.

Avukatsız ve resmi tercümansız

 Türkçe bilmemesine rağmen gözaltındayken avukat veya yeminli tercüman olmadan ifadesi alındı. Bir polisin tercümesiyle ifadesi alındıktan sonra kendisine hazırlanan tutanağa imza atması halinde diğer yakınları gibi serbest bırakılacağı söylendi. Byle yapılarak aslında aleyhine hazırlanan tutanağa imza attırıldı. Aleyhindeki bu ifade tutanağı ile 8 Ekim 2017 günü sevk edildiği mahkemece ”örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanıp cezaevine konuldu.

Yusuf, dava dosyasının hazırlanması ile birlikte üzerindeki flaş belleğinin içerisindeki bir fotoğraf nedeniyle tutukladığını öğrendi. Söz konusu fotoğrafta, sivil giyimli halde oturduğu bir masanın arkasındaki duvarda Öcalan fotoğrafının asılı bulunması üzerinden “YPG-PYD üyesi olmak”la suçlanan Yusuf’a, hakkında açılan davanın 26 Nisan’da görülen 3’üncü duruşmasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Sorgulama hukuka aykırı

 Yusuf’un avukatı Güler Kılıç Polat, müvekkilinin gözaltına alındığı süreçte düzenlenen tutanağın, hukuka aykırı bir şekilde ifade ve sorgulama yapıldığının kanıtı olduğunu ifade etti. Cezaevinde kendisi ile yaptığı görüşmede müvekkilinin suçlama sonucu fotoğrafın bir okulda çekildiğini ve bölgedeki çoğu yerde benzer fotoğrafların bulunduğunu paylaşan Av. Polat, bir fotoğrafın “örgüt üyeliği” suçlaması için yeterli bir delil olmayacağı gibi, çekilen fotoğrafın herhangi bir yerde paylaşılmaması durumunda bunun propaganda da sayılmayacağını söyledi. Buna rağmen verilen cezaya itiraz etmeleri üzerine dosyanın gönderildiği Antep Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü İstinaf Ceza Dairesi’nin, yerel mahkemenin kararını onayladığını belirten Av. Polat, temyiz başvurusunda bulundukları Yargıtay’dan çıkacak sonucu beklediklerini kaydetti.

 

URFA

 
 

Kıldan, kopyadan müebbet

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine ilişkin davanın sanıklarından Şerif Mesutoğlu’na verilen müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Verilen ceza, orijinal olmadığı laboratuvar incelemesinde kesinleşen not kağıdı ile Mesutoğu’nun çiçeklerinin toprağını değiştirmek için kullandığı eldiven üzerindeki kıl örneklerine dayandırıldı.

Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün, 10 Kasım 2016’da makamına konulan bombanın patlatılması sonucu yöldürülmesiyle ilgili 15 kişi hakkında Mardin 3 Ağır. Ceza Mahkemesi’nde açılan dava, geçtiğimiz 22 Ekim’de karara bağlanmıştı. Mahkeme, tutuklulardan Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında iki kez “ağırlaştırılmış müebbet” ve 18 yıl hapis cezası vermişti.

 Mahkeme, verdiği bu cezaların gerekçeli kararını açıkladı.

 

Eldivendeki kıl

 Kararda, Mesutoğlu’nun her savunmasında, ”odamda bulunan çiçeklerin toprağını değiştirmek için kullanıyordum” dediği eldivendeki 7 adet kıl örneğinin DNA testi sonucu Mesutoğlu’na ait olduğu kaydedildi. Ancak Mesutoğlu’nun eldivenlere ilişkin verdiği ifadelerine itibar edilemeyeceği savunuldu.

Kağıttaki not 

Kararda, 21 Ağustos 2016’da Bingöl’de yapılan bir operasyonda ele geçirildiği iddia edilen bir not kağıdı da Mesutoğlu’na verilen cezaya gerekçe gösterildi. Not kağıdının orijinalinin ortada olmadığı Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’nın hazırladığı raporla ortaya çıkmıştı. Kağıdın üzerindeki yazı ile Mesutoğlu’nun el yazısı arasında “uygunluklarının bulunduğu”, ancak kağıdın aslının olmadığı belirtilen raporda, “asılları üzerinden incelenmesinin daha sağlıklı olacağı değerlendirilmiştir” ifadesi yer aldı.

Kanaat getirilmiş

 Herhangi bir delil yok iken Mesutoğlu hakkında “patlayıcı maddeyi kırsalda bir araya geldiği örgüt üyelerinden aldığına kanaat getirildi” demesi dikkat çekti.

 

MARDİN